Detay Üst

Bünyamin Demir, Yaşamını Müzik ve Dansla Yoğuruyor

Bünyamin Demir, Yaşamını Müzik ve Dansla Yoğuruyor

Bünyamin Demir, Yaşamını Müzik ve Dansla Yoğuruyor
  • 08-08-2017 11:45

Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Makine ve Metal Teknolojileri Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Bünyamin Demir, yaşamını müzik ve dansla yoğuranlardan. Uzun süreden beri  ud, kanun ve cümbüş çalan Yrd. Doç. Dr. Demir'in halk danslarına olan tutkusu ise onu, önemli ulusal ve uluslararası organizasyonlarda sahneye taşımış. Uzun yıllar Atatürk Üniversitesi'nde görev yapan, şimdiye kadarki müzik ve dans çalışmalarını Erzurum'daki çeşitli dernek ve topluluklarda yürüten Yrd. Doç. Dr. Demir, Mersin Üniversitesi'nde yeni işler yapmak için gün sayıyor.

           

            Müziğe, lise döneminde ud dersleriyle başlayan Yrd. Doç. Dr. Demir, Devlet Konservatuvarı okumayı çok arzu etmiş ancak olmamış; bu ideal yüzünden üniversite sınavını bir kenara bırakmış ve müziğe hobi olarak devam etmeyi planlamış. 1993 yılında radyoculukla tanışan, 1997 yılına kadar Super FM'de programlar yapan Yrd. Doç. Dr. Demir, Atatürk Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olduktan sonra enstrümanını tekrar yaşamının merkezine koymuş. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Yılmaz Kahyaoğlu'ndan uzun yıllar kanun dersleri almış. Yine Atatürk Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı öğretim üyesi ve aynı zamanda Alaeddin Yavaşça'nın öğrencisi olan Yrd. Doç. Dr. İsmail Hakkı Gerçek'ten de ud dersleri almış.

            "2004 yılı ve sonrasında profesyonel iki hocadan hem ud hem kanun üzerine dersler aldım. Erzurum Musiki Derneği'nde İsmail Hakkı Gerçek hocanın dernek başkanlığında belirli günlerde yapılan etkinliklerde konserler veriyorduk. UNESCO tarafından ödül almış 'Hemşin Pastanesi' adı verilen bir mekanda programlar yapıyorduk" diyen Yrd. Doç. Dr. Demir, ud ve kanunun yanında cümbüş de çalıyor. Cümbüş için ders almadığını ve kendisi uğraşarak cümbüş çalmayı çözdüğünü söyleyen Yrd. Doç. Dr. Demir, ud perdesiz bir enstrüman olduğu için udu çalmanın zor olduğunu, kanunu ise daha pratik bulduğunu belirtiyor.

            "Kanun çalarken insanı rahatsız edebilecek hiç bir ses çıkmıyor. Gitar, bağlama, ud, keman gibi enstrümanlarda yanlış bir notaya bastığınız zaman çevreyi rahatsız edecek sesler çıkabiliyor. Ama kanun 3 telden oluşan bir enstrüman. Zaten sesin yanlış çıkması mümkün değil. Kanun çalmak çok güzel, neredeyse bir terapi gibi. Ud ise çok hassas ve ince ruhlu karakterlerin enstrümanı olarak biliniyormuş. Ben bunu, ud çalmaya başladıktan 3-4 yıl sonra öğrendim. Bu kadar tesadüf olabilir. Sonradan düşündüğümde, benim enstrümanım başka bir şey olamazmış zaten" diyerek enstrümanlarla ilgili duygularını aktaran Yrd. Doç. Dr. Demir müziğe dair ise şunları ifade ediyor: "Müzik benim hayatımın her döneminde var. Laboratuvar ortamında çalışırken bile ilk yaptığım şey müzik açmak. Müzik hem performansımı ve iş başarımı artırıyor hem de zamanı daha etkin kullanmamı sağlıyor. Müziğin olmadığı bir hayat düşünemiyorum."

            İçindeki müzik sevgisini sadece çalarak değil ona eşlik ederek de açığa çıkaran Yrd. Doç. Dr. Demir, lisans öğrenimi esnasında halk dansları ile tanışmış. "Müzik, dans gösterisi, sahnede yer almak, bir koreografiye dahil olmak hep çok istediğim şeylerdi. Üniversiteye kayıt olmaya gittiğimde, kayıt olduğum ikinci yer, öğrencilerin sosyal etkinliklerini yapabileceği 'Kültür Sitesi' adlı halk dansları salonu oldu" diyen Yrd. Doç. Dr. Demir, 1996-2000 yılları arasında buradaki dans çalışmalarına katılmış ve profesyonel hocalarla çalışma fırsatı bulmuş.

            Daha sonra, 2007 yılında kurulan Bindallı Halk Dansları ve Erkek Tiyatrosu Topluluğu'na dahil olan Yrd. Doç. Dr. Demir, burada İstanbul Teknik Üniversitesi Halk Dansları mezunu, Koreograf Yrd. Doç. Dr. Zinnur Gerek ile çalışmış. Öğrencilerin yer aldığı bu toplulukta tek öğretim elemanı olan, aynı zamanda takımın kaptanlığını yapan Yrd. Doç. Dr. Demir, uzun yıllar çalıştığı bu ekiple çeşitli gösterilere hazırlanmış. Üniversitede yaptıkları gösteriler sonrasında tanındıkça Türkiye genelindeki organizasyonlara davet edildiklerini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Demir, Kuşadası'nda yapılan halk dansları yarışmasına gösteri yapmak üzere davet edildiklerinde aldıkları teklifi şöyle aktarıyor: "Gösterimizi izleyenler arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı temsilcileri de varmış. Bizi çok beğenmişler ve Türkiye'nin Üniversiteler Arası Kış Oyunlarına aday olmasıyla beraber Çin'de yapılan Kış Oyunları'nın kapanış seremonisinde gösteri yapma teklifinde bulundular. Bu bizim için kaçırılmayacak bir fırsat ama aynı zamanda yoğun bir çalışma temposu demekti."

            Gönüllülük esasına dayalı bir ekip olduklarını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Demir, "Ya provalarımız dersleri aksatmayacak şekilde ayarlanıyordu ya da biz bazı şeylerden fedakarlık etmek zorunda kalıyorduk. Çin'deki gösteriye hazırlanmak için profesyonel hocalarla beraber olağanüstü çalıştık. Herkes senkronize hareket etsin diye bazen bir figürü saatlerce çalıştığımız olurdu. Yorucu ama çok güzel bir süreç yaşadık. Hazırlıklarımızı koreograf, ışık, kostüm, sahne tasarımı konularında profesyonel bir ekiple yaptık. Gösteride semazenden tutun da Diyarbakır yöresi, Karadeniz yöresi, çiftetelliye kadar geniş bir Türkiye mozaiği sergiledik" ifadeleriyle bu önemli deneyimin izlerini aktarıyor bize.

            Gerek topluluk olarak gerek takım kaptanı olarak pek çok organizasyonda yer aldığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Demir, 2010 yılında düzenlenen 1. Avrasya İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı, FIS Kuzey Disiplini Gençler ve U23 Dünya Kayak Şampiyonası, Erzurum Üniversiteler Arası Kış Oyunları, 2013 Akdeniz Oyunları'nda dansçı ya da idareci olarak görev yapmış.

            Yeni başladığı Mersin Üniversitesi'nde de bir gösteri ekibi oluşturmak istediğinin altını çizen Yrd. Doç. Dr. Demir geleceğe ilişkin planlarını şöyle dile getiriyor: "İlk etapta Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencileri ile birlikte bir grup kurmak istiyorum. Daha sonraki etapta ise üniversitenin geneline yönelik bir çalışma yapabilirim. Henüz yeni olduğum için, bir yandan ne yapabilirim diye gözlemliyor diğer yandan hocalarla görüşmeye devam ediyorum. Koreografide, ışık ayarlarında, kostüm, sahne tasarımında danışmanlık alabileceğim kilit karakterlere ulaşmaya ve onlarla birlikte hareket etmeye çalışıyorum. Şu an kuluçka dönemindeyim. Yeni işler yapmak için gün sayıyorum."

-BASIN BÜLTENİ-



ÇOK OKUNAN HABERLER