Detay Üst

PROTOKOL AVNİ'Yİ GAZETECİLERE SORDUK!

Sanat, siyaset derken sporda da ismi ile öne çıkan ve Mersin İdmanyurdu'nun eski Başkanı Ali Tekin dönemine damga vurduğu iddia edilen Harun Aslan, deyim yerindeyse kentte bir ‘vaka’ haline geldi. Özellikle protokollerin ön saflarında boy göstermesi ile dikkat çeken ve güçle hareket ettiği öne sürülen Harun Aslan'ı gazetecilere sorduk.

PROTOKOL AVNİ'Yİ GAZETECİLERE SORDUK!
  • 04-05-2017 17:24

VAHAP ŞEHİTOĞLU;

“İŞ TAKİPÇİLİĞİNİ BIRAKIN”

“Mersin İdmanyurdu’nun bu kadar sıkıntılar içerisinde olmasının en büyük sebebi, kendini gazeteci-yazar olarak tanıtan kişilerin ortaya sunduğu profilden kaynaklanıyor. Bu tip ‘gazetecilerin’ iş takipçiliği yapma huylarından kurtulmaları lazım. Mersin İdmanyurdu üzerinden yapılan bu iş takipçiliği gazeteciliğe yakışmıyor. Mersin’in gerçek gazeteleri arasından bu tip kişiler zaten sırıtıyor. Kamuoyunda bu tür kişilerin adının gazeteci veya yazar olarak geçmemesi gerekiyor. Değer verilmemesi gerekiyor”

ŞEVKET COŞKUN;

“MİY, TARİH BOYUNCA BÖYLE BİRŞEY YAŞAMADI”

“Birisi gelip size kahramanlık nutku attığı zaman ona hemen inanmanız mı gerekiyor? Burada asıl problem aldanandan yana. Yönetim içerisinde bir aldanma söz konusu. Zamanında Kürşat Tüzmen Hamit İzol ile birlikte beni Ankara’ya davet etti. Başkanlık teklifinde bulundu. Ben gazete olduğum için, kulüp başkanı olamam dedim. Ali Kahramanlı o dönem başkan oldu. Kahramanlı vitrinde başkan olacaktı, kararlar Hamit İzol tarafından çıkacaktı. Fakat süreç devam ederken kötü işler yapıldığını görünce yönetimden ben istifa ettim. Kulüp o dönemden sonra büyük borçlara girdi. Daha Ali Tekin gibi bilmediğimiz birisi gelip başkan oldu. MİY’e başkan olmak bu kadar kolay değil. Birileri çıkıp gelir kulübü kandırır diye bir şey yok. MİY tarihi boyunca böyle bir şey yaşanmadı. Kandırıldıysa birileri suçlu olanlar, kulübün içerisinde olan kişilerdir. MİY’e başkanlık yapamayacak insanlar bu kulübün başkanı oldu”

HALDUN OKDEMİR;

“ARKASINDA MİLLETVEKİLİ ÖZKAN VARDI”

“MİY, futbolu bilmeyen kişilerin ellerinde. Herkes işine baksaydı MİY, küme düşmezdi.  Küme düşeceğimiz Ali Kahramanlı’nın istifası ile belli olmuştu. Futbola politikayı da siyaseti de soktular. Ali Tekin gelmeden önce arkasında bir Mersin Milletvekili’nin olduğu söyleniyordu.  O dönem herkes bu ismi biliyordu. MİY’i bile bile ateşe atıp, bu kulübü düşürdüler. Sorumlu kişiliklerin bir an önce kulüp adına ortaya çıkıp bu duruma bir son vermesi gerekiyor. Ali Tekin’in arkasında Hacı Özkan olduğu söyleniyordu. Bir ismi suçlayamam. Şaibeler varken ortada, bu duruma bir kesinlik getirilmesi gerekiyor”

İBRAHİM YALÇINER;

 “HARUN ARSLAN İSMİNE DİKKAT”

“Harun Arslan ismine bence herkes dikkat etmeli. Hep bir hedefe dönük çalışıyor. Bir takım kişileri organize ediyor. İnsanları ayarlıyor. Bakın turizm platformuna saldırdı önce. Gönüllü çalışan bu kurunun dağılmasında etkili oldu. Sonra Belediyenin kurduğu şirkete saldırdı. Aynı şekilde turizm şirketini de etkisizleştirdi. Sonra sporla hiç alakası olmadığı halde, MİY’e el attı. Hiç kimsenin tanımadığı Ali Tekin'i başkan yaptı perde gerisinde ve MİY’in u duruma gelmesinde etkin rol aldı..Yine geçmişten Müzik festivalinin kapatılması için özel gayret harcadı. Bu kişi kim ve ne yapmak istiyor gerçekten merak ediyorum. Ayrıca sürekli güç odaklarına yaslanması da ilginç.”

RAŞİT DOĞAN;

“BOŞ VAATLER, YALAN, ENTRİKA..”

“Derin köklere sahip koca bir çınar Mersin İdmanyurdu, “yok oluşa” doğru gidiyor maalesef. Bu yok oluşta çok farklı sebepler sayabiliriz ama yönetimlerin ‘yönetememe’ durumlarından ötürü bu noktaya gelindiğini belirtmek isterim. Son sürece (Ali Tekin ve yönetimine)  özellikle dikkat çekmek gerekiyor zira takım zaten kötü sinyaller veriyor ve belki de o ateş çemberinden çıkması mümkünken, Ali Tekin ve yönetimi, takımın hazin sonunu hazırlamışlardır. “Biz söylemiştik” ile başlayan cümleler içimi acıtıyor şimdilerde ama gerçekten çok söyledik, yazdık, çizdik… “Boş vaatler, yalan, entrika, kulüp üzerinden para kazanma hırsı vs…” Peki nasıl geldi Ali Tekin ve yönetimi işbaşına? Sayın Valiye, Sayın Kocamaz’a bir şekilde yaklaşan (ki, hala yakın); şimdilerde ‘Protokol Avni ‘lakabı takılan Harun Arslan’ın referansıyla…  Biz yazıp çizerken, onu savunlar şimdilerde, “kandırıldık” diyor, bize hak veriyorlar. Trajikomik bir durum. Dolayısıyla takımın bu noktaya gelmesine Harun Arslan, ona inanan kent yönetici ve protokolü ile onu koşulsuz savunanlar sebep olmuştur”

MEHMET SELVİ;

“KİMSE BAHANE ARAYIP, GÜNAH ÇIKARMASIN”

“Mersin İdmanyurdu’nun bugünkü çöküşüne sebep olan birçok kişi ve kurum var. Bunu sadece 1 kişiye yada 1 yönetime mal etmek yanlış olur. Ancak Ali Tekin dönemini soracak olursanız ve ortaya atılan iddialara baktığımızda o dönem Harun Aslan’ın ismi her platformda geçmişti. Genel Kurul’dan 2 gün önce ortaya çıkan Ali Tekin’in kente Harun Aslan tarafından empoze edildiğini söylesek sanırım yanlış olmaz. Belediye Başkanı ve Vali ile Ali Tekin’in ilk görüşmesinde de kendisinin olduğu biliniyor. Hatta Ali Tekin ile bir görüşmemizde, akrabası olan Harun Aslan’ın yönetim listesini yaptığını, kendisinin de yönetimde kimseyi tanımadığını söylediğini daha dün gibi hatırlıyorum. Şuda bir gerçek ki o dönemde Harun Aslan’ın sahibi olduğu restaurant Mersin İdmanyurdu Başkanı Ali Tekin ve Yönetimi tarafından merkez olarak belirlenip, kulüp oradan yönetilmişti. Ancak şunu birkez daha dile getirmek istiyorum. O dönemde yaşanan yanlışlıkları, kapalı kapılar ardında dönen pazarlıkları, transfer tahtası ile ilgili yapılan umut tacirliğini, iftiraları ve yönetim zaafiyetini 1 yada 2 kişiye bağlamak yanlış olur. O dönemden sadece Ali Tekin ve Harun Aslan sorumlu tutulamaz. Sorumlular, menfaatleri uğruna bir araya gelen yancılarıdır, Mersin İdmanyurdu üzerinden rant ve kimlik elde etmek isteyen zihniyettir, her defasında insanları yanlış yönlendiren, yalan ve dolanlarla umut tacirliğinde en büyük payı olan yalaka basınıdır. Ve bu saydığım kişiler herkes tarafından bilinmekte olup Mersin İdmanyurdu tarihinde kara bir leke olarak her zaman yer alacaklardır. Bu kişilerde en az Ali Tekin ve Harun aslan kadar sorumludur. Kimse çıkıp da her defasında yazılarımızla ve yorumlarımızla  uyarılarda bulunmamıza rağmen kandırıldık, inandık, güvendik diyerek bahane aramasın. Günah çıkarmasın”

 ESAT DURAK;

“HARUN ASLAN, ‘PROTOKOL AVNİ’YE DÖNÜŞTÜ”

“Harun Arslan ismi ilk kez Mersin İdman Yurdu ile gündeme gelmedi. Daha öncede Harun Arslan kent protokolunun çevresinde hareket eden, belirli toplantılarda boy gösteren ayrıca yayın organlarına gönderdiği köşe yazılarıyla gündeme gelmek isteyen bir isimdi.  Harun Arslan ismi bir önceki başkan Ali Tekin ile Mersin İdman yurdu camiasında da anılmaya başlandı. Tekin’i ilk kez Aslan’ın sahibi bulunduğu bir restoranda görmüş olmam aralarındaki ilişkiyi gözlemlememe yardımcı oldu. Tekin’in basın toplantılarını o restoranda yapması, kulüp binasından daha fazla bu kişinin yanında zaman geçirmesi ilgi çekiciydi. Benim anladığım kadarıyla bu isim, eski başkan Ali Tekin’in siyaset, burokrasi ve ekonomik odaklarla ilişkisini düzenledi ve Tekin’e hareket alanı sağlamaya çalıştı.  Aslan ile birlikte onun etki alanında olan birçok isim de Ali Tekin’in başkanlığı döneminde algı operasyonuna katkı sağladı. Gelinen noktada Ali Tekin’in bir umut taciri, döneminin ise ” kayıp bir zaman “olarak adlandırılmasında, Harun Aslan ve ekibinin ciddi payı bulunmaktadır. Şimdi şartlar değişince, yollar ayrılınca, hedef kalmayınca Harun Aslan  “Protokol Avni’ye dönüşmüştür”

 ABİDİN YAĞMUR;

“YAZARLIK KİMLİĞİ LOBİCİLİĞİN KALKANI”

“Gazetecilerin ve yazarların, meslekleri gereği siyaset dünyasıyla, iş dünyasıyla, bürokrasiyle, spor dünyasıyla temas etmesi, ilişki kurması normal. Ancak bu temas ve ilişkinin mesafeli olması gerekir. Gazeteci ya da yazar bir şehrin siyasetini, iş camiasını, spor camiasını dizayn etmeye çalışamaz. Hiçbir birey, grup ya da organizasyona karşı kampanya yapamaz. Kendini protokolün bir parçası olarak göremez.  Resmi bir görevi, sıfatı yoksa protokole girmek için uğraşmaz. Bunu yaparsa artık gazeteci ya da yazar olmaz. Lobi olur. Ama neyin lobisi olur, neye hizmet eder, neyi amaçlar onu bilemem. Harun Arslan, gazetelerde amatör düzeyde kent üzerine yazılar yazan biri olarak kalmak yerine kentte birçok alana müdahil olmaya çalışan, birilerini indirip birilerini getirmeye çalışan, bazı kurumlara karşı kampanya yürüten bir görüntü çizdi. En son Ali Tekin’in MİY Başkanı yapılması için lobi yürüttüğü herkesin malumu. Bizim mesleğimizin, meslekten olmayan, sadece amatör düzeyde yazılar yazan kişiler tarafından bu şekilde kullanılması bizim için üzüntü vericidir. Daha da üzücü olan ise siyasetin, bürokrasinin, iş dünyasının, aslında gazeteci olmayan, yazar olmayan ama gazetecilik ya da yazarlık kimliğini lobiciliğin kalkanı olarak kullanan bu tür insanlara prim vermesi, önünü açmasıdır”

TEKİN NARŞAP;

“TOPLANTILARIN AYRI BİR SORU İŞARETİ”

“Mersin İdmanyurdu'nun çöküşünü ben zamanında yazılar yazarak ve Ali Tekin’e bizzat söyleyerek bu kenti tanımadığını fakat yanlış yönlendirildiğini defalarca söyledim.  O gün beni eleştirenler bugün ne kadar doğru olduğumu bu manşetle anlamışlardır, diye düşünüyorum. MİY toplantılarının da kendine ait kafe de yapıldığı da ayrı bir soru işareti”

Kaynak:

http://www.mersinimecehaber.com/mersin/protokol-avni-yi-gazetecilere-sorduk-h12122.htm



ÇOK OKUNAN HABERLER