Detay Üst

Sanatkârın kirli eli, medeniyetin aynasıdır

Sanatkârın kirli eli, medeniyetin aynasıdır

Sanatkârın kirli eli, medeniyetin aynasıdır
  • 06-07-2017 12:40

Türkiye’de son dönemlerde büyümenin inşaat sektörüne dayandığına dikkat çeken MTSO 32 No’lu Metal Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Bilge Taşkın, bir ülke ekonomisini canlandıracak önemli sektörlerin başında üretimin, yani sanayinin geldiğini vurgulayarak, “Sanatkârın kirli eli, medeniyetin aynasıdır. Ne kadar çok çalışır üretirsek o kadar zenginleşiriz” dedi.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Metal Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Bilge Taşkın, komite çalışmaları hakkında bilgi vererek ardından sektöre ilişkin değerlendirmeler yaptı. Ülkelerin, kentlerin gelişiminin sanayinin gelişimiyle doğru orantılı olduğunu kaydeden Taşkın, Mersin’de sanayi sektörünün istenilen düzeyde ilerlememesinden şikâyetçi oldu. Bunun başlıca sebebi olarak kentteki sanayiciler arasındaki diyalogun yetersizliğini gösteren Taşkın, “Maalesef sektör temsilcileri birbirine sahip çıkmıyor. İhtiyaçlarını şehir dışından karşılama yoluna gidiyor. Ben bu durumu yeterli diyaloğun kurulmamış olmasına bağlıyorum” dedi. Diyaloğun artması adına sektör temsilcilerinin daha sık bir araya gelmesi, gerek sanayiciler gerekse tedarikçi firmaların sektör temsilcileri tarafından ziyaret edilerek çalışmaların yerinde görülüp karşılıklı neler yapılabileceğinin belirlenmesi gerektiğini söyledi.

“Meslek liseleri olmazsa sanayinin geleceği de olmaz”

Sanayinin en büyük sorunlarından bir tanesinin kalifiye eleman bulunması noktasında yaşandığına dikkat çeken Bilge Taşkın, meslek liseleri ve teknik liselerin bu noktadaki yetersizliğinden şikayetçi oldu. Bu okullara çok daha aktif ve dinamik bir yapı kazandırılması gerektiğini vurgulayan Taşkın, “Meslek liseleri olmazsa, kalifiye personel bulunmazsa sanayi sektörünün geleceği de olmaz. Güçlü bir sanayi, güçlü üretim için iyi yetişmiş işgücüne ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle okullarda verilen eğitimin kalitesinin artırılması yanında eğitim kurumlarının sanayi ile işbirliğinin de artırılması gerektiğine değinen Taşkın şunları söyledi:

“Bu noktada biz sanayicilere de büyük görevler düşüyor. Örneğin bu okullardan gelen stajyerleri çok iyi değerlendirmeliyiz. İşin pratiğinin öğretilmesi noktasında elimizden gelen desteği vermeliyiz. Ayrıca staj konusunda da düzenlemeye gidilmeli. Öğrencinin artık mezun olacağı, üniversite sınavı telaşına düşeceği son sınıfta staj yapılmasını doğru bulmuyorum. Eğer bu mesleğin gerçekten öğrenilmesi bekleniyorsa zorunlu staj 3’üncü sınıfta başlamalı.”

Sanayi ortamının öğrenciler tarafından çok sıcak karşılanmadığına, bu nedenle bu alanda çalışmayı tercih eden genç nüfusun giderek azaldığına da dikkat çeken Taşkın, bunun için de sanayicilerin sık sık meslek lisesi ziyaretleri yaparak ortamı anlatmaları, öğrencileri sanayide çalışmaları noktasında motive edici bir tutum izlemeleri gerektiğini söyledi.

“Sektörde hareket artıyor”

Sektöre yeni yeni hareket gelmeye başladığına da değinen Bilge Taşkın, özellikle Ramazan ayı ile birlikte ciddi talepler alınmaya başladığını söyledi. “Bir süredir gerek seçimler, gerek referandum nedeniyle firmalar yatırımlarını erteliyordu” diyen Taşkın, “Bugün ise sanayici istikrarı görerek yatırıma başladı. Son bir yıldır ertelenen talepleri almaya başladık. Sektörde iş hacminde yüzde 80’e yakın artış var” dedi.  Taşkın, yatırımların başlaması yanında hammadde fiyatlarının düşmeye başlamasının da sektördeki hareketlenmeye katkı sağladığını söyledi.

Taleplerdeki artışa rağmen kalifiye eleman bulunamaması nedeniyle bu talepleri istenilen hızda yanıtlayamadıklarını belirten Taşkın, “Maalesef ülkemizde işsizlik olduğuna inanmıyorum. İş var, piyasalar da hareketli ama ülkemizde kalifiye eleman sıkıntısı olması nedeniyle işe uygun personel bulamıyoruz. Bu nedenle elimizdeki işi bilen, kaliteli personelimizle üstesinden gelebileceğimiz kadar işi almaya çalışıyoruz” dedi.

Sanayide Autocad, Solid gibi programları, CNC makinelerini kullanabilen personele ihtiyaç olduğunu kaydeden Taşkın, “Bir ülkenin ekonomisinin canlanması için sanayi şart. İnşaat sektörü ile ülke ilerlemez. Bir evde oturmak için para kazanmanız lazım. Para için de üretim, teknoloji lazım. Biz inşaatın temel taşlarıyız. İnşaatın ayakta kalması için inşaat demirine ihtiyaç olduğu gibi sanayinin de devamı için kalifiye personel şart. Daha çok gencimizi, özellikle bayanlarımızı sanayide çalışır görmek en büyük arzumuz. Bunun sağlanması için tüm kurumlar üzerine düşen görevleri yerine getirmeli ve bu soruna hızla çözüm üretilmeli” dedi.

“Teknoloji önceliğimiz olmalı”

Sanayinin gelişmesi, üretimin artması için teknolojinin de sanayicinin odak noktası olması gerektiğini ifade eden Bilge Taşkın, Mersinli sanayicilerin henüz teknoloji kullanımına istenilen ölçüde hakim olmadığına değindi. Bu nedenle yapılan teknoloji yatırımlarının bir bölümünden istenilen sonuçların alınamadığını, bu makinelerle üretilen ürünlere de talep gelmediğini kaydeden Taşkın, “Artık teknoloji hayatımızın her alanına girmiş durumda. Kim bu teknolojiyi daha çabuk benimseyip sektörüne adapte edebilirse o firma bir adım öne çıkacak. Bu alanda da bilinçlenmemiz adına çalışma yürütmeli, katma değeri yüksek ürün üretimine yönelmeliyiz” diye konuştu.

“Nakit çalışmaya devam edilmeli”

Piyasaların hareketlenmesine karşın ödeme dengelerinin halen düzene oturmadığını anlatan Bilge Taşkın, “Ödemeler noktasında güven ortamı halen tam olarak sağlanamadı. Eski müşterilerimizi bir ölçüde idare edebiliyoruz ama yeni, tanımadığımız müşterilerle bu dönemde nakit ya da kredi kartı dışında çalışılmasını doğru bulmuyorum” dedi.

“Kadın olarak gücümüzü artırmalıyız”

Bilge Taşkın, erkek egemen bir sektörün kadın Meslek Komitesi Başkanı olmaktan gurur duyduğunu söyledi. Demir-çelik sektöründe kadın yöneticiye çok fazla rastlanmadığını kaydeden Taşkın, “Aile mesleği olarak bu sektörde 30 yıldır faaliyet gösteriyorum. Sektördeki büyüklerimizin yanımda olması, beni desteklemesi sayesinde de Meslek Komitesi Başkanı oldum. Herkese teşekkür ediyorum” dedi. Hemcinslerine tavsiyede de bulunan Taşkın, “Kadınlar mutlaka her alanda mücadeleci olmalı. Çok çalışır ve kendimizi geliştirsek hedeflerimize ulaşabiliriz toplumsal cinsiyet eşitliğini ilk önce kadınlarımızın benimseyip sonra bunu toplumda yaygınlaştırmasını sağlamalıyız. Ulu Önder M. Kemal Atatürk’ün de dediği gibi büyük başarılar kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur”  değerlendirmesini yaptı. Günümüzde genç kadınların çok daha fazla imkâna sahip olduğuna da dikkat çeken Taşkın, bu imkânın iyi değerlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

-BASIN BÜLTENİ-



ÇOK OKUNAN HABERLER