Detay Üst

Akıl Tutulmasıdır

“İbadetlerini Yapmaya Gelen Müslümanları Teröristlerle Eş Tutmak Büyük Bir Akıl Tutulmasıdır”

Akıl Tutulmasıdır
  • 25-07-2017 03:36

Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’ı kapsayan Körfez ülkeleri ziyaretinin ardından basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mescid-i Aksa’da yaşananlara değinerek; “Kudüs’ü muhafaza için kurulan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Zirve Dönem Başkanı olarak bir kez daha İsrail’i hukuka, yerleşik teamüllere ve insanî değerlere uygun davranmaya davet ediyorum” dedi.

Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’ı kapsayan Körfez ülkeleri ziyaretini tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye döndü. Ankara Esenboğa Havalimanı’nda bir basın toplantısı düzenleyerek temas ve görüşmeleri hakkında açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın mensuplarının sorularını da cevaplayarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çok kritik bir döneme tekabül eden Körfez seyahatinin son derece başarılı geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhataplarıyla ikili ilişkileri, bölgesel sorunlarını ele değerlendirdiklerini, Katar krizini ele alarak meselenin çözümü için neler yapabileceklerini, Türkiye olarak nasıl katkıda bulunabileceklerini istişare ettiklerini aktardı.

“YIKILANI YENİDEN İNŞA ETMEK HER ZAMAN ÇOK ZORDUR”

“Elbette yıkmak kolay, yıkılanı yeniden inşa etmek ise her zaman çok zordur. Devletler arası münasebetlerde bu daha fazla süre ve zahmet ister” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçekleştirdiği ziyaretlerin ve temasların, istikrar ve karşılıklı güven ikliminin yeniden inşası yolunda önemli bir adım olduğuna inandığını söyledi.

Ziyaret kapsamında gerçekleştirdiği görüşmelerde, Katar krizi yanında bir diğer gündem başlığının ise ikili münasebetler olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez turunun ilk durağı olan Suudi Arabistan’da Kralı Selman Bin Abdülaziz’le siyasî, ekonomik, ticarî, askerî, kültürel ve diğer alanlardaki ikili ilişkileri ele aldıklarını, iki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanan güçlü ivmenin sürdürülmesi hususunu değerlendirip bu konuda hemfikir olduklarını kaydetti. 

KRİZİN ÇÖZÜMÜNDE KRAL SELMAN’IN KATKISI

Kral Selman’a krizin çözümünde kendisinden büyük beklentilerinin olduğunu ifade ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyareti vesilesiyle Veliaht Prens Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Prens Muhammed bin Selman’la yaptıkları görüşmede de bölgesel meselelerde mevcut iş birliğinin nasıl derinleştirilebileceğini mütalaa ettiklerini, ikili ilişkilerin ekonomik boyutunu, savunma sanayiine yönelik atılabilecek adımları değerlendirdiklerini belirtti.

KUVEYT’LE EKONOMİK VE TİCARÎ İŞ BİRLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ

Suudi Arabistan’ın ardından geçtiği Kuveyt’te, Kuveyt Emiri Şeyh Sabah’la gündemdeki ikili ve bölgesel konuları ele aldıklarını; ticaret, yatırım, müteahhitlik, enerji ve turizm başta olmak üzere ekonomik ve ticarî işbirliğinin ilerletilmesi imkânlarını değerlendirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşim Şeyh Sabah’a Körfez krizindeki arabuluculuk çabalarını desteklediğimizi ve katkı sunmaya hazır olduğumuzu bir kere daha ifade ettim” diye konuştu.

“KATAR’LA GÖRÜŞMELER VERİMLİ GEÇTİ” 

Ziyaretinin son durağı olan Katar’da, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ile yaptıkları görüşmenin son derece verimli geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Liderler düzeyinde tesis ettiğimiz Yüksek Stratejik Komitenin işleyişinden duyduğumuz memnuniyeti dile getirdik. Aramızdaki diyalog ve işbirliğinin sürdürülmesine yönelik irademizi de teyit ettik. Emir Şeyh Temim’e kriz sürecinde sergiledikleri soğukkanlı tutumu takdirle karşıladığımızı ifade ettim. Ülke olarak Katar’ın egemenlik haklarının korunması, gözetilmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum” sözlerine yer verdi. 

“MESCİD-İ AKSA’NIN KUTSİYETİNİN İHLALİ, GERİLİMİ TIRMANDIRMAKTADIR” 

Yaptığı görüşmelerde ayrıca bölgesel meseleleri ele alma fırsatı bulduklarını paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye, Irak, Libya, Yemen ve Filistin’de devam eden sorunlara yönelik, uluslar arası meşruiyet ve ülkelerin toprak bütünlüklerinin korunması ilkeleri temelinde çözümler bulunmasının önemini vurguladıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mescid-i Aksa’ya yönelik İsrail Yönetiminin uyguladığı kısıtlamaların kabul edilemez olduğunu ifade ettiklerini kaydetti ve konu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Müslümanların ibadet hakkını yok sayan, Mescid-i Aksa’nın kutsiyetini ihlal eden bu adımlar, gerilimi daha da tırmandırmaktadır. İbadetlerini yapmaya gelen Müslümanları teröristlerle eş tutmak büyük bir akıl tutulmasıdır. İsrail, bu tür hukuk tanımazlıklarla sadece kendine değil tüm bölgeye zarar veriyor. Mescid-i Aksa, tüm Müslümanların gözbebeğidir, kutsallarımızın ayaklar altına alınmasına sessiz ve tepkisiz kalamayız. Bir an önce İsrail Yönetiminde aklıselimin galebe çalmasını temenni ediyoruz.”

“Kudüs’ü muhafaza için kurulan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Zirve Dönem Başkanı olarak bir kez daha İsrail’i hukuka, yerleşik teamüllere ve insani değerlere uygun davranmaya davet ediyorum” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimden gelirse gelsin şiddeti mazur görmediklerinin altını çizdi.

“KATAR’IN SON DÖNEMDE TAKINDIĞI OLUMLU TAVIR TAKDİRE ŞAYANDIR”

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suudi Arabistan nasıl bir izlenimle ayrıldınız? Krizin çözümüne yakınız diyebilir miyiz? Kuveyt ve Suudi Arabistan ziyaretlerinde Türkiye’nin Katar’daki üssü gündeme geldi mi, bu konuda bir beklenti var mı?” şeklindeki soruyu şöyle cevapladı: “Üs konusu gerek Suudi Arabistan, gerekse Kuveyt’te gündeme gelmedi. Katar’da tabii gündeme gelmesi tabiiydi. Orada daha neler yapabileceğimizi görüşme imkânımız oldu, bunları görüştük. Ve bir diğer yandan, Katar’ın son dönemde özellikle de takındığı bu olumlu tavır takdire şayandır.

Suudi Arabistan’la yaptığımız görüşmede ise, biz tabii temennilerimizi, beklentilerimizi özellikle gerek Hadimul Haremeyn Şerifeyn Kral Selman’a, gerekse Veliaht Prense çok açık, net bir şekilde ifade ettik. Bizim tabii buradaki en önemli beklentimiz; İslam dünyasında birliğin, beraberliğin daim, kalıcı olması, bu tür parçalanmalara veya bu tür karşılıklı tehditlere fırsat vermemek, bunun yanında özellikle gerek Irak’ta, gerek Suriye’de toprak bütünlüğünü tehdit eden gelişmelere karşı hep birlikte elbirliğiyle karşı durmamız gerektiği konularını Suudi Arabistan’la da görüştük. Ve bu beklentilerimizin tabii takipçisi olacağız. Ayrıca ikili ilişkilerimize yönelik de, olayın ağırlıklı olarak malum gerek savunma sanayine yönelik, gerek ekonomik ilişkilere yönelik Suudi Arabistan’la da irtibatlarımız var, bunları da değerlendirme fırsatımız oldu.”

“NETANYAHU’NUN AÇIKLAMALARININ KABUL EDİLEBİLİR HİÇBİR YANI YOK”

İsrail polisinin Filistinlilere yönelik muamelenin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun doğru bulduğu yönündeki açıklamasını nasıl değerlendirdiği ve Filistin’de yaşanan gelişmelerle ilgili Körfez ziyaretindeki muhataplarından nasıl bir izlenim aldığı sorusuna verdiği cevapta, “Netanyahu’nun bu açıklamalarının kabul edilebilir hiçbir yanı yok” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu muamelenin; evrensel hukuka, İnsan Hakları Beyannamesine, inanç özgürlüğüne ve bu tür uluslararası altyapısı olan bütün bildirilere, belgelere ters olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ibadetlerini yapmaya gidenlere İsrail polisi tarafından uygulanan silahlı ve sert muamele sonucu şehitlerin olduğunu ve yüzlerce kişinin yaralandığını hatırlattı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce de söyledim, acaba bu tür muamele farklı ülkelerdeki Yahudilere karşı yapılmış olsa tavırları ne olur? Bakın biz ülkemizde bu tür olaylar olmasın diye her türlü tedbiri alıyoruz ve bunun yanında da bu olaylara misilleme yapmak isteyenlere karşı da, ‘Yaptıklarınız yanlıştır, bunlara müsaade edemeyiz’; Emniyet Teşkilatımıza ‘gerekli tedbirleri alın, buna müsaade etmeyin’ diyoruz. Niye? Bizim için ibadethanelerin korunması önem arz ediyor da onun için. Tabii son dönemlerde maalesef birbirini ateşleyen Batının değişik yerlerinde de benzer olayları görüyoruz. Yani Müslümanların ibadethanelerine yönelik bu tür saldırılar. Ama Harem-i Şerif çok farklı ve tüm dünyadaki Müslümanların burası ilk kıblesi. Ve buraya yönelik hepimizin bir sorumluluğu var ve bu sorumluluğun gereği yapılıyor. Bu Birleşmiş Milletler’de gündeme gelecektir, Güvenlik Konseyi’nde gündeme gelecektir. Şimdi Eylül ayı yaklaşıyor, Eylül ayında yine aynı şekilde gelecektir. Ve İsrail, attığı bu adımlarla yanlışa gidiyor ve şunu da çok açık-net söylüyorum, yalnızlığa gidiyor.” 

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI’NIN GÖREVDEN AYRILDIĞI İDDİALARI

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in görevden ayrıldığına ilişkin sosyal medyada dillendirilen iddiayı hatırlatan bir basın mensubunun, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nda yeni dönemde bir kan değişimi olacak mı? Yoksa Sayın Görmez halen görevinin başında mıdır?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda henüz böyle atılmış bir adım söz konusu değil. Fakat geleceğe yönelik Sayın Başkanın bu noktada farklı bir görevle devam etme şeklinde bir arzusu, bir talebi söz konusu. Bu da tabii Sayın Başbakanla görüşmek değerlendirmek suretiyle verilecek bir karardır. Ama henüz Sayın Başkan görevinin başındadır, ne görevden almak, ne istifa; böyle bir şey söz konusu değildir” şeklinde cevap verdi.

RUSYA’DAN HAVA SAVUNMA SİSTEMİ ALIMI 

Rusya ile S-400 hava savunma sistemi ile ilgili anlaşmanın ‘imzaya çok yakın olunduğuna’ ilişkin haberlerin ve ABD Genelkurmay Başkanının “Türkler henüz almadı; ama alırlarsa bu endişe verici olur” açıklamasının hatırlatılarak görüşmelerdeki son aşamanın ve anlaşmanın ne zaman imzalanacağının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Niye endişe verici olsun?” dedi ve

“Her ülke kendi güvenliği için belli tedbirleri almak durumundadır ve bu güvenlik tedbirlerini nereden sağlarsa oraya yönelik de adımlarını atacaktır” vurgusunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz birçok kez tabii Amerika’yla da bu görüşmelerimizi yaptık, ne yazık ki bunları temin edemediğimiz için ister istemez biz S-400’ler üzerinde bir planlama yaptık ve bununla ilgili de ilgili birimlerimiz görüşmelerini karşılıklı olarak yaptılar, yapıyorlar ve adımı da atacağız. Bunun endişe verici hiçbir yanı yok. Yani farklı silahlar kullanıldığı zaman endişe vermiyor, S-400 kullanıldığı zaman endişe veriyor, bu nasıl bir şeydir? Yani Patriot kullanıldığı zaman endişe vermiyor mu, bu kullanınca endişe veriyor? Bu tamamen karşılıklı olarak, hele hele ortak üretim noktasında Türkiye olarak biz kiminle ortak üretime girebilirsek burayı da tercih ederiz, bu da bizim için çok önemli. Çünkü Türkiye artık geleceğine yönelik güvenlik noktasındaki bütün simülasyonlarını buna göre yapıyor ve yol haritamızı da buna göre belirliyoruz.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, verdiği cevabın devamında, “Zaten görüşmeler büyük ölçüde bitti” diye ekledi.
-tccb.gov.tr-