Detay Üst

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarih en büyük hakemdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarih en büyük hakemdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarih en büyük hakemdir
  • 27-04-2017 23:15

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Konseyi  Parlamenterler Meclisi'nin (AKPM) "siyasi denetim" kararına ilişkin, "Fransa  olağanüstü hal şartlarında seçime gidince ses çıkarmayanların, üstelik de bir  darbe girişiminin ardından Türkiye aynı yöntemi uyguladı diye bizi yeniden  denetim sürecine almaları en hafif ifadesiyle ayıptır. Tarih en büyük hakemdir.  Bugünler gelip geçecek ama herkesin doğruları ve yanlışları bir ibret vesikası olarak ortada kalacaktır. Biz Türkiye olarak doğru bildiğimiz yolda kararlılıkla  ilerlemeyi sürdüreceğiz." dedi.
Erdoğan, Beykoz Mecidiye Kasrı'nda düzenlenen Anayasa Mahkemesinin 55.  Yıl Dönümü Gala Yemeği'ne katıldı.

Anayasa Mahkemesinin 55. kuruluş yıl dönümünü tebrik ederek  konuşmasına başlayan Erdoğan, davetlileri, restorasyonunun ardından ilk defa bu  vesileyle hizmete aldıkları, İstanbul'un müstesna mekanlarından biri olarak  gördüğü Beykoz Mecidiye Kasrı'nda ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade  etti.

Kuruluşundan bu yana Anayasa Mahkemesinin çalışmalarında emeğe geçen  herkese şükranlarını sunan Erdoğan, 16 Nisan'da yapılan halk oylamasının  kabulüyle üye sayısı değişen mahkemenin yeni yapısının Türkiye'ye ve kuruma  hayırlı olmasını diledi.

İnsanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarını adaletin tesisi,  hukukun işleyişi ve bu temelde bir devlet organizasyonunun kuruluş mücadelesinin  teşkil ettiğini belirten Erdoğan, "Nüfusu ve toprak bütünlüğü ne olursa olsun,  her toplumda adalet ihtiyacı kaçınılmazdır. Tarih boyunca adaletin tesisi ve  hukukun işleyişi konusundaki uygulamalar çok farklı olmakla birlikte, zamanla  belirli ilkeler üzerinde mutabık kalınmıştır. Anayasa mahkemeleri, hukukla ilgili  temel ilkelerin toplandığı anayasaları gözeten ve ihtilafları konusunda, son sözü  söyleyen kurumlardır. İsimleri farklı da olsa, bu işleve sahip kurumlar günümüz  devletlerinin hemen hepsinde bulunur. Adalet duygusunun zedelendiği, hukukun  işlemez hale geldiği bir yerde toplumsal bütünlüğü ayakta tutmak, devleti  yaşatmak mümkün değildir. Bunun için bizim ecdadımız 'insanı yaşat ki devlet  yaşasın' demiştir. Aynı şekilde bizim medeniyetimiz, 'adalet mülkün temelidir'  diyerek devletin nasıl yaşatılacağını da göstermiştir. İnsan ile devlet  arasındaki bağın adı adalettir. Güvenlik de huzur da refah da özgürlük de gelecek  de bu kavramın yani adalet lafzının içinde mündemiçtir." diye konuştu.

"Türk milleti kendi iradesiyle bir tercih yapmıştır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün bir yerde güvenlik sorunu varsa, orada  asıl sıkıntı adaletin olmayışıdır. Bir yerde sefalet, yoksulluk almış başını  gitmişse orada da asıl sorun adaletin işleyişindeki aksaklıklardır. İç  savaşların, çatışmaların, kaosun hakim olduğu yerlerde insanların maruz  kaldıkları zulüm, adalet mekanizmalarının işlemez hale gelmesinden  kaynaklanıyor." ifadesini kullandı.

Herhangi bir yerde asayiş sağlandığı zaman ilk tesis edilen kurumun,  adalet kurumu olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hayatımızı idame etmemizi sağlayan diğer tüm imkanlar, işler bir  adalet sistemi varsa, sağlıklı şekilde kullanılabilir ve sürdürülebilirliği  sağlanabilir. Aksi taktirde kaos, kaçınılmazdır. Bugün dünyamızın en büyük  sorunu, adaletin işlemesi için ihdas edilen kuralların uygulanmasındaki çifte  standartlar değil midir? Mesela, terörle mücadeleyi kendi toplumunun güvenliği  için hak görenlerin, sıra başkalarına geldiğinde farklı mülahazalar içine girmesi  adaletsizlik değil midir? Aynı şekilde siyasi ve ekonomik kuralları, işlerine  geldiği gibi uygulayanların yaptıkları işin adı adaletsizlik değil midir? Dikkat  ediniz, burada Afrika'da açlıktan ölen çocuklarla, Batı'da obezite tehdidine  maruz kalan çocukları mukayese etme kolaylığına kaçmıyorum. Hepimizin içinde  olduğu çok daha somut, çok daha yaygın sorunlardan söz ediyorum. Adalet sistemi,  toplumu ve devleti bir arada tutan her şeyin çıkış noktası olduğu kadar, toplumun  ve devletin tefessühünün de kaynağıdır."

Maalesef bugün dünyanın böyle bir tehditle karşı karşıya olduğunu,  hukuk insanlarının adalet konusunda göstereceği hassasiyetle, kendi  toplumlarından başlayarak, tüm dünyada daha iyiye, daha güzele doğru gidişe  vesile olacağına inandığını dile getiren Erdoğan, "Türkiye, demokrasi ve hukuk  devleti konusundaki kararlılığını 15 Temmuz'da hiçbir şüpheye yer kalmayacak  şekilde ibra etmiş bir ülkedir. Bunun için Avrupa Birliği başta olmak üzere, kimi  kurum ve devletlerin 16 Nisan halk oylaması sonuçları üzerinden, ülkemizin  demokrasisini sorgulamasına izin veremeyiz. Türk milleti kendi iradesiyle bir  tercih yapmıştır. Herkes bu tercihe saygı göstermek mecburiyetindedir. Hukuk  devleti ilkesinden taviz vermeden, ülkemizin ve milletimizin bekası için  yaptığımız fedakarlıkları anlamak istemeyenlere elbette söyleyecek sözümüz  vardır. Sırası geldiğinde milletimiz bu konuda da son sözü söyleyen ülke  olacaktır." şeklinde konuştu.

"Riyakarlıkta sınır tanımayanlardan zaten adalet beklemiyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ama şundan emin olunuz, milletimiz her ne  kadar bu noktada bir karar verecekse, bunu demokrasi ve hukuk devletine olan  bağlılığından taviz vermeden yapacaktır." diyerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Türkiye, söz konusu olduğunda riyakarlıkta sınır tanımayanlardan  zaten adalet beklemiyoruz. Ama hiç değilse kendi koydukları kurallara birazcık  saygı göstermelerini ümit etmenin hakkımız olduğunu düşünüyorum. Fransa,  olağanüstü hal şartlarında seçime gidince ses çıkarmayanların, üstelik de bir  darbe girişiminin ardından Türkiye aynı yöntemi uyguladı diye bizi yeniden  denetim sürecine almaları, en hafif ifadesiyle ayıptır. Tarih en büyük hakemdir.  Bugünler gelip geçecek ama herkesin doğruları ve yanlışları bir ibret vesikası  olarak ortada kalacaktır. Biz Türkiye olarak doğru bildiğimiz yolda kararlılıkla  ilerlemeyi sürdüreceğiz. Yönetim sistemimizi değiştirmeyi başarmış olmamız, hem  de yüzde 51,5 gibi bir oy alarak değişmesi, katılımın ise yüzde 85'in üzerinde  olması, bugün, 'benim' diyen ileri demokrasilerde görülmüş bir şey değildir.  Bugün Batı'da 35, yüzde 40, 45, 50 katılımlarla biliyorsunuz seçimler yapılıyor  ama bizde katılım Türkiye'nin dört bir yanında yüzde 85'i aştı. Tarihimizdeki  sivil siyaset eliyle gerçekleştirdiğimiz en büyük reformlardan biridir bu. Artık  darbelerin, müdahalelerin gölgesi olmadan kendi yolumuzu kendimizin belirlediği  yeni dönemin hayırlı olmasını diliyorum."

Notlar

Yemeğe, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı  İsmail Kahraman, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan ve eşi Hülya Arslan ile  Anayasa Mahkemesi üyeleri katıldı.

Ayrıca, Afganistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna Hersek, Cezayir,  Etiyopya, Gürcistan, Irak, İspanya, Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC,  Kosova, Malezya, Makedonya, Moğolistan, Moritanya, Nijerya, Pakistan, Romanya,  Rusya, Sri Lanka, Şili, Tacikistan, Tanzanya, Tayland ve Tunus'un Anayasa  Mahkemesi başkan ve üyeleriyle Avrupa Birliği Adalet Divanı ile Avrupa İnsan  Hakları Mahkemesi'nden temsilciler de yemekte yer aldı. (milliyet)