Detay Üst

Hamas yeni siyaset belgesini açıkladı

Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas'ın Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal, hareketin yeni vizyonunu ve siyaset belgesini açıkladı.

Hamas yeni siyaset belgesini açıkladı
  • 01-05-2017 23:43

Meşal, yaptığı açıklamada "Siyaset belgesi Hamas'ın tüm liderlerinin içerideki ve dışarıdaki kurumlarının ortak görüşünü yansıtmaktadır. 1967 sınırları içinde bir Filistin  devletinin kurulması, Filistin haklarından ödün verilmesi anlamına  gelmemektedir. Hamas geniş katılımlı demokrasiye inanıyor. Diyaloga ve başkasıyla yaşamaya açıktır." ifadelerini kullandı.
Katar'ın başkenti Doha'da basın toplantısı düzenleyen Meşal, Hamas'ın  genel prensipleri ve politikalarını belirleyecek yeni siyaset belgesi ve  vizyonuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Siyaset belgesinin hazırlanmasının 4 yıl öncesine dayandığını ve 2 yıl  yoğun bir çalışma yürütüldüğünü belirten Meşal, belgenin Hamas'ın tüm  liderlerinin, içerideki ve dışarıdaki kurumlarının ortak görüşünü yansıttığını  ifade etti. Meşal, bu belgenin Hamas'ın düşüncesini ve siyasetini anlamak  isteyenlerin başvuru kitabı olacağına dikkati çekti.

42 maddeden oluşan belgenin dayandığı temel düşünceye açıklık getiren  Meşal, bu belgenin Hamas hareketinin yeniliklere açık olduğunun kanıtı olduğunu  aktardı.

Meşal'in açıkladığı ve uluslararası toplumda harekete yeni ufuklar  açmayı hedefleyen siyaset belgesinin en önemli maddelerini, Hamas'ın kendisine  getirdiği yeni tanım, 1967 sınırları içinde bir Filistin devletinin kurulması,  Yahudilere ve dini aşırılıklara bakışı konuları oluşturuyor.

Siyaset belgesinin birinci maddesinde Hamas kendisini "İslami Direniş  Hareketi Hamas, hedefi Filistin'in kurtuluşu ve siyonist projeyle mücadele olan,  çıkış noktaları, hedefleri ve araçları itibariyle İslam'ı referans alan Filistin  İslami ulusal özgürlük ve direniş hareketidir." şeklinde tanımlıyor.

Meşal, bu yeni tanımla ilgili olarak "Hamas fikri açıdan İhvan  ekolünün bir parçasıdır ancak biz bağımsız bir Filistin örgütüyüz." açıklamasında  bulundu.

Bu tanım, açık bir şekilde hareketin Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın  (İhvan) bir kanadı olduğunu belirttiği önceki sözleşmesiyle farklılık arz ediyor.

1967 sınırları içinde Filistin devletinin kabulü

Belgede yer alan önemli bir madde de Hamas'ın 4 Haziran 1967 sınırları  içinde bir Filistin devletinin kurulmasını ilk defa kabul ettiğinden  bahsedilmesi. Filistin toprağının hiçbir parçasından ödün verilemeyeceğine işaret  edilen belgede "Bununla birlikte Hamas, 4 Haziran 1967 sınırları içinde başkenti  Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını- mültecilerin ve  sığınmacıların çıkarıldıkları evlerine dönmeleriyle birlikte- ortak ulusal uzlaşı  formülü olarak görmektedir. Bu durum kesinlikle siyonist oluşumun tanınması ve  Filistin haklarından ödün verilmesi anlamına gelmemektedir." ifadelerine yer  verildi.

Başta Balfour deklerasyonu olmak üzere Filistin'in bölünmesi ve  İsrail'in kurulması yönündeki kararların geçersiz olduğuna vurgu yapılan belgede  Oslo anlaşmalarının Filistin halkının çıkarlarına zarar veren yükümlülüklerinin  kabul edilemez olduğu bildirildi.

Filistin kimliğine vurgu

Filistin'in kimliği, bir Arap ve İslam toprağı olduğu ve parçalanamaz  bütünlüğü vurgulanan belgede " Filistin halkının sınır dışı edilerek  topraklarından sürülmesi ve bu bölgelere siyonist oluşumların inşa edilmesi,  Filistin halkının bu topraklardaki hakkına bir halel getirmediği gibi gaspçı  siyonist oluşuma da buralarda bir hak iddia etme hakkını vermez." görüşüne yer  verildi.

"İslam barış ve hoşgörü dinidir"

Belgede, Hamas'ın hayatın tüm alanlarını kapsayan, yetkilerinin tüm  zaman ve mekana yayıldığı ılımlı bir ruhu olan bir İslam anlayışına sahip  olduğuna dikkat çekilerek şu değerlendirme yapıldı:

"Hamas İslam'ın, diğer din ve şeriat müntesiplerinin gölgesinde  güvenli bir şekilde yaşadığı barış ve hoşgörü dini olduğuna inanır, Filistin'in  de halkaların hoşgörü içerisinde yaşadığı ve yaşayacağı bir model olarak görür.  Hamas, İslam'ın hak, özgürlük, onur ve adalet getirdiğini, her şekilde zulmü  reddettiğini ve dini, dili, ırkı ve kimliği ne olursa olsun zalimi  cezalandıracağını bilir. Aşırılığın her şekline, dini, ırki ve mezhepsel taassuba  karşı olan İslam, müntesiplerini düşmana karşı durmaya ve mazluma destek olmaya  ve kendi onurunu, toprağını, halklarını ve kutsal değerlerini korumaya çağırır."

"Kudüs Filistin'in başkentidir"

Kudüs ve Mescidi Aksa'ya da değinilen siyaset belgesinde şu ifadeler  yer aldı:

"Kudüs Filistin'in başkentidir. Arap, İslam ve insanlık tarihinde  dini, tarihi ve medeniyet açısından önemli bir yere sahiptir. O Filistin halkının  yanı sıra Arap ve İslam ümmetinin hakkıdır. Kudüs'ten ve herhangi bir parçasından  feragat edilemez. İşgalin (İsrail) Kudüs'ü Yahudileştirme ve Yahudi yerleşim  birimleri faaliyetleri, gerçeklerin üzerini örtme ve Kudüs'ün tarihi dokusunu  bozması yok hükmündedir. Mübarek Mescidi Aksa halkımızın ve ümmetimizin hakkıdır.  İşgalin bu hususta hiçbir hakkı yoktur. Aksa'yı Yahudileştirme ve bölmeye yönelik  plan ve girişimleri geçersizdir ve hiçbir meşruiyeti yoktur."

Filistinlilerin dönüş hakkı

Tüm Filistinli mültecilerin ve sığınmacıların çıkarıldıkları  topraklarına dönme hakkının doğal bir hak olduğunun vurgulandığı belgede, "Hamas  Filistinli mülteciler meselesini tasfiye etmeyi hedefleyen her türlü girişim ve  projeyi reddetmektedir. Bunların içerisinde, Filistinlilerin vatanları haricinde  yerleştirme, alternatif vatan projeleri yer almaktadır. Filistinli sığınmacı ve  mültecilerin, evlerinden ve vatanlarından zorla çıkarılmasından kaynaklı  zararlarının tazmin edilmesi, dönüş haklarından ayrı değildir. Bu hak, ne ilga  edilir ne de eksiltilir." denildi.

"Çatışma Yahudilerle değil, siyonist projeyle"

Hamas, siyaset belgesinde çatışmanın Yahudilik ve Yahudilerle değil,  siyonist projeyle olduğunu vurgulayarak işgal yönetiminin Yahudiliğin  söylemlerini çatışmada kullandığını şöyle aktardı:

"Hamas, çatışmanın dinleri sebebiyle Yahudilerle değil, siyonist  projeyle olduğunu vurgular ve Hamas Yahudi oldukları için onlarla bir çatışma  yürütmemektedir. Saldırgan işgalci siyonistlerle mücadele etmektedir. Hal  böyleyken işgalin liderleri çatışmada Yahudilerin ve Yahudiliğin söylemlerini  kullanmaktadır."

Belgede ayrıca Yahudi karşıtlığının esasında Arapların ve  Müslümanların tarihiyle ilgili değil Avrupa tarihi ile ilişkili olduğu  vurgulanarak " Batılı güçlerin gözetiminde Filistin'i işgal eden siyonist  hareket, yerleşimci işgalin en tehlikeli örneğidir." değerlendirmesi yapıldı.

Filistin siyasi sistemi

Filistin topraklarında başkenti Kudüs olan bir Filistin devletinin  kurulmasının alternatifinin olmadığına dikkat çekilen vizyon belgesinde Hamas'ın  Filistin saflarının birleştirilmesi, çoğulculuk, demokratik tercih ve diyalog  temelinde ilişkilerin yürütülmesi inancına yer verildi.

Filistin Kurtuluş Örgütü'nün tüm kesimlerin katılımını sağlayacak  demokratik temeller üzerine inşa edilmesine vurgu yapılan beldede "Filistin  Kurtuluş Örgütü içerideki ve dışarıdaki Filistin halkının koruması gerekli ulusal  çerçevesidir. Bu örgütün geliştirilmesine, Filistin halkının tüm oluşumları ve  güçlerinin katılımını garanti edecek demokratik temeller üzerine yeniden inşa  edilmesine çalışılması kaçınılmazdır." ifadesi kullanıldı.

Filistin yönetiminin rolüne de işaret edilen belgede alınacak  kararların bağımsız olmasına ve dış çevrelere dayanmamasına vurgu yapıldı.

Filistin kadınının rolü

Belge de ayrıca Filistin kadınının rolüne ilişkin "Filistin kadınının  rolü bugünün ve geleceğin inşasında esastır. Ayrıca bu rol Filistin tarihinin  oluşturulmasında hep vardı. Bu rol direniş, kurtuluş ve siyasi sistemin inşası  projesinde eksen bir roldür." görüşü kaydedildi. (MİLLİYET)



ÇOK OKUNAN HABERLER