Detay Üst

“Hangi mağdurun bir derdi varsa, kendi derdimiz sayarız”

Başbakan Yıldırım, partisinin İstanbul İl Başkanlığınca düzenlenen bayramlaşma programına katılarak bir konuşma yaptı.

“Hangi mağdurun bir derdi varsa, kendi derdimiz sayarız”
  • 01-09-2017 17:17

Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti İstanbul İl Başkanlığının Kurban Bayramı dolayısıyla düzenlediği bayramlaşma programındaki konuşmasında, Haliç Kongre Merkezi'nden 81 ilin, ilçelerin, mahallelerin, köylerin ve 80 milyon vatandaşın bayramını ve cumalarını kutladı.

Aynı şekilde İslam aleminin bu mübarek gününü tebrik eden Yıldırım, "Kurban, İbrahimce bir sadakat, İsmailce bir adanış, bir fedakarlıktır. Kurban Allah'ın merhametinin insanlar üzerinde bağışlandığı büyük bir merhamet nişanesidir. İşte böyle önemli bir günde liderimiz, Cumhurbaşkanımızın riyasetinde teşkilatlarımızla birlikte olmanın büyük bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bayramlar sevinçlerin olduğu kadar, ahirete irtihal edenlerin de hatırlandığı müstesna günlerden biridir. Bu vesileyle bu vatan için yiğitçe canlarını feda eden, al yıldızlı bayrağımıza rengini veren cümle şehitlerimizi de rahmet ve saygıyla yad ediyorum." diye konuştu.

Yıldırım, bayramların birlik ve beraberliği, bin yıllardan bu yana devam eden kardeşlik hukukunu geliştiren ve pekiştiren en önemli değerlerden olduğunu ifade ederek, tarih içinde bu değerleri hedef alan, milli duruşu sarsmaya çalışanların hep olduğunu, bunların her seferinde alt edildiğini söyledi.

Aziz milletin yakın zamanda büyük bir kahramanlık ve kararlılığıyla bunu bir kez daha gösterdiğini dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti:

"15 Temmuz gecesi FETÖ denilen hain terör örgütü mensupları, ülkeyi bir işgal girişimine tabi tutarak millete ihanet etmeye çalıştılar. Ruhunu ve aklını Pensilvanya'daki terör elebaşısına 1 dolara satan bu alçaklar, o gece meydanlarda zulüm ve şiddet kustular. 250 vatandaşımız şehit oldu, 2 bin 194 kardeşimizin gazi olduğu 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ay-yıldızlı bayrağımız inmedi, ezanlarımız, selalarımız dinmedi. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, Hükümetimizin kararlı duruşu, milletimizin cesareti ve ferasetiyle büyük bir bağımsızlık destanı yazıldı. Millet, iradesine, Hükümetine, demokrasiye ve kendi oylarıyla seçtiği Cumhurbaşkanına sahip çıktı. İyi bilinmelidir ki Türkiye, istikrarlı siyasi yapısı, sağlam ekonomisi ile bundan böyle de benzer vesayet girişimlerine maruz kalacak bir ülke olmayacak. 16 Nisan'da milletimizin 'evet' oylarıyla son sözü söylediği halk oylamasında ortaya konan irade açık ve nettir. Artık, karar milletindir, yetki milletindir, mühür de milletin elindedir."

Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin artık geleceğini karartmak isteyenlerin cirit atacağı ülke olmaktan kurtulduğunu belirterek, Türkiye'nin adaletin, hukukun, özgürlüklerin ve refahın ülkesi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini kaydetti.

Bu vizyonla, Cumhurbaşkanının liderliğinde 2023 hedeflerine, 2053, 2071 vizyonuna tüm güçleriyle hazırlanmaya devam ettiklerini vurgulayan Yıldırım, "Bizi bu yoldan geri çevirmek isteyen kim olursa olsun hak ettiği cevabı dün olduğu gibi bundan sonra da alacaktır." dedi.

"TERÖRE SIFIR MÜSAMAHA DİYORUZ"

Yıldırım, FETÖ'cülerin sonunun göründüğünü, tek tek adalet önünde hesap verdiklerini ifade ederek, hak ettikleri cezayı hukuk içerisinde en ağır şekilde alacaklarını söyledi.

PKK'nın da, yapılan çetin mücadeleyle birlikte çözülme sürecine girdiğini dile getiren Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bu çözülme etkisiyle ne yapacağını şaşıran bu alçaklar geçtiğimiz günlerde Silvan'da bir çocuk parkını hedef alacak kadar alçaldılar. Yıllardır tek bir çivi çakamayan bu terör zihniyeti artık devletin çocuklarımız için yaptığı parkları bile yakacak kadar alçaldı. Bu kadar derin bir ilkesizlik çukuruna düştüler. İnsan kaynağı tükenen, gençleri dağa çıkaramayan PKK'nın sözde yöneticilerinin telsiz konuşmaları, içine düştükleri çaresizliği ortaya koyuyor."

Başbakan Binali Yıldırım, sınırın ötesinde bulunan PYD, YPG ve DEAŞ'a karşı her an müteyakkız olarak gereken, ülkenin, milletin güvenliği ve selameti için çalışmaları sürdürdüklerini belirterek, gerektiği zaman buralarda da Fırat Kalkanı Harekatıyla nasıl sınırların, milletin can ve mal güvenliğini teminat altına alındığı gibi icap ederse başka bölgelerde aynısını yapmaktan zerre kadar tereddüt etmeyeceklerini söyledi.

Yıldırım, 80 milyon vatandaştan birinin kılına zarar geleceğini hissetmeleri durumunda uluslararası hukuktan kaynaklanan bütün hakları sonuna kadar kullanacaklarını ifade eden Yıldırım, kardeşliğe sınırsız kucak açtıklarını ama teröre sıfır müsamaha dediklerini kaydetti.

Başbakan Yıldırım, Kurban Bayramı'nın Türkiye'nin ve bütün İslam aleminin, Patani, Gazze, Hama, Arakan'ın bayramı olduğunu, ama ne yazık ki bugün İslam coğrafyasının bir çok yerinde bayram değil adeta matem havası bulunduğunu dile getirdi.

Bilhassa son günlerde Arakan'da yaşanan vahşetin, 21. yüzyıl dünyasında büyük bir insanlık suçu olarak tarihe geçtiğini anlatan Yıldırım, sadece Müslüman oldukları için savunmasız insanları, böyle bir kasıtla öldürmenin adının bir soykırım olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İslam dünyasının liderleriyle yaptığı çağrıyla, Arakan meselesinde olumlu gelişmeler olacağını ve oradaki vahşetin bir an önce sonlandırılacağını ümit ettiklerini ifade eden Yıldırım, "Dünyanın neresinde olursa olsun akan bir mazlum kanı söz konusuysa, biz o kanı kendi damarlarımızdan akmış gibi biliriz. Bir mazlumun göz yaşı dökülüyorsa, biz onu gözümüzden dökülen yaşlar gibi hissederiz. Arakan'daki bu zulüm, bu şiddet dünyada İslam düşmanlığının hangi boyutlara ulaştığını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu durum acil müdahale olmazsa, küresel barış süratle yok olacak ve bölgesel sorunlar, küresel bir felakete dönüşebilecektir. Hangi mağdurun bir derdi varsa, Türkiye olarak biz kendi derdimiz sayarız. Din, dil, ırk, renk ayırmaksızın yaratılanı severiz, yaratandan ötürü. Bu çerçevede son zamanlarda dünyada yükselen radikal fikirleri, ırkçılığı, nefret söylemlerini de son derece tehlikeli ve zararlı bulduğumuzu ifade etmek isterim." diye konuştu.

"KUTLU YÜRÜYÜŞÜMÜZÜN 16. YILINDA NİCE YOLLAR KAT ETTİK"

Bayramların, insanları aynı gök kubbe altında dualarla birleştiren en müstesna günler olduğunu belirten Yıldırım, bu bayram neşesi ve coşkusunun memleketin her köşesini 365 gün boyunca sarsın istediklerini söyledi.

Millet ile el ele, omuz omuza, daha evvelki bayramlarda olduğu gibi yine birlikte olduklarını dile getiren Yıldırım, "Kutlu yürüyüşümüzün 16. yılında nice yollar kat ettik. Geriye baktığımız 16 yıl içinde 5 genel seçim, 3 yerel seçim, 3 referandum, 1 Cumhurbaşkanlığı seçimi, toplam 12 seçimi, her seçimde başarısının üzerine daha da büyük bir başarı ilave eden AK Parti teşkilatıyla, ana kademesiyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla, siz yol arkadaşlarımızla başardık, bu günlere geldik. AK Parti bugüne kadar, bu ülke için bu millet için çok şey yaptı. Bir Türkiye'yi üç Türkiye yaptık liderliğinizle. Ancak bunu yaparken de işimiz kolay olmadı. Bir yandan Türkiye'yi kalkındırırken diğer yandan da vesayet odaklarına karşı amansız mücadelemizi sürdürerek bugünlere  geldik. Biz milletimize sevdalıyız, millete aşığız. Bu aziz milleti ayrıştırmaya çalışanlar, yapay krizler oluşturmaya çalışanlar süreç içerisinde elbette oldu ama asla bunlara prim vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Bu topraklarda 80 milyon biriz, beraberiz, kardeşiz, birlikte Türkiye'yiz. " dedi.

Alvarlı Efe Hazretlerinin "Can bula cananını/Bayram o bayram ola/Kul bula sultanını/Bayram o bayram ola/Hüzn-ü keder def ola/Dilde hicap ref ola/Cümle günah af ola/Bayram o bayram ola" mısralarını okuyan Yıldırım, "Bu güzel bayramın hatırına bugün kardeşlik hissiyatıyla bütün kırgınlıklara son verelim. Allah'ın rahmetinin affediciliğinin doruğa çıktığı bu özel vakitlerde, küskünlüklere, dargınlıklara son verelim. Örf ve adetlerimizi, birer anıya dönüştürerek onları yaşatalım. Sılayı rahim yaparak, büyüklerimizi ziyaret edip, onların hayır dualarını alalım. Unutmayalım ki bunlar bizi biz yapan değerlerimizdir." şeklinde konuştu.

Bu uzun bayram vesilesiyle yollarda olan ya da dönüş yolunda olacak vatandaşların çok daha dikkatli ve tedbirli olmalarını arzu ettiklerini belirten Yıldırım, "Biz hep ne diyoruz? Yolların kralı olmaz, yolların kuralı olur." ifadelerini kullandı.

Başbakan Yıldırım, bütün vatandaşların ve İslam aleminin Kurban Bayramı'nı tebrik ettiğini dile getirerek, "Şu an evinden, ailesinden uzakta olup, vatanı için nöbet tutan, görev yapan bütün güvenlik güçlerimize Allah kolaylık versin, yar ve yardımcıları olsun." diyerek sözlerini tamamladı.

-basbakanlık.gov.tr-



ÇOK OKUNAN HABERLER