Detay Üst

Hiçbir Ülkeye Uygulanmadı

“AB Üyelik Sürecinde Türkiye’ye Uygulanan Yaklaşım Tarzı Hiçbir Ülkeye Uygulanmadı”

Hiçbir Ülkeye Uygulanmadı
  • 15-07-2017 12:48

BBC televizyonuna mülakat veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği üyelik süreci hakkında, “Avrupa Birliği samimi değildir, bu samimiyetsiz yaklaşımını ortadan kaldırması lazım ve bugüne kadar verdikleri sözlerin hiçbirinde durmamışlardır. Şu anda 14 fasıl ancak açılmış ama kapanmamıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BBC televizyonun ‘HARDtalk’ isimli programına verdiği özel mülakatta gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen sene bu zamanlarda bir darbe girişimi oldu Türkiye’de ve Türkiye, daha önce hiç görülmedik bir biçimde bir araya geldi, o birlik havasında ne oldu?" sorusuna verdiği cevapta, Marmaris’te ailece yaptığı tatil esnasında bu girişimin olduğunu, İstanbul’a hareketinden önce sosyal medyadan davet ettiği halkın meydanlara, havaalanlarına döküldüğünü hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “F-16’lara karşı, tanklara, toplara karşı, helikopterlere karşı yılmadan bunların üzerine üstüne giderek adeta İstanbul’a indiğim anda havalimanında halkımı gördüm” dedi.

“BİRLİĞİMİZİN HANGİ NOKTADA OLDUĞUNU TÜM DÜNYA TEKRAR GÖRECEK”

“Bu birlik ruhunun gittiği, ülke içinde ve dışında eleştirilerin olduğu, muhalefeti ortadan kaldırmak için darbe girişiminin bir bahane olarak kullanıldığı” eleştirilerinin uydurma olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Böyle bir şey söz konusu değil ve bugün Sayın Başbakanım ile beraber biz şehitlerimizin kabirlerini ziyaret ettik. Ama asıl ağırlıklı program cuma, cumartesi, pazar günü yapılacak olan programlar var ve bu programlarla birlikte de bizim millî olarak birliğimizin hangi noktada olduğunu tüm dünya tekrar görecek. Bizim birliğimizde herhangi bir şey söz konusu değil. Buna tahammül edemeyenler bu tür şeyleri uyduruyorlar. Böyle bir uydurma atılmış bir adım asla söz konusu değil. Bu millet liderine güveniyor, hükûmetine güveniyor ve bu güvenlik içerisinde de dayanışmayla çalışmalarını aynen kararlılıkla sürdürüyor.”

CHP LİDERİ KILIÇDAROĞLU'NUN YÜRÜYÜŞÜ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasına tepki için gerçekleştirdiği yürüyüşle ilgili sorulan soruya cevaben, bu yürüyüşün tamamıyla bir ‘sözde adalet yürüyüşü’ olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sözde adalet yürüyüşünün ortalaması bellidir. Bunun ortalaması bazen 500 olmuş, bazen bin olmuş, bazen bin 500 olmuş, bu kadar. Bakın bütün bunların bu yürüyüş esnasında hükûmetimiz her türlü güvenceyi sağladı ve bu güvenlik içerisinde bu yürüyüşü yaptılar. Peki, gelip de en son topladıkları mitingdeki kalabalık nedir? O kalabalık da ortada. Bakın toplam İstanbul dışından otobüslerle gelenler, hep birlikte topladıkları 175 bin kişi. Biz bir 7 Ağustos mitingi yaptık ve 2 milyon insan orada toplandı, aramızdaki fark budur” diye konuştu.

Ne cumhurbaşkanı olarak kendisinin ne de hükûmetin, bugüne kadar kimsenin önünü kesmediğinin ve kimsenin demokratik haklarını engellemediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu yürüyüşe katılanların sayısının 175 bin kişiden fazla olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

“ANA MUHALEFET, TERÖR ÖRGÜTÜYLE BİRLİKTE HAREKET ETMİŞTİR”

15 Temmuz’da milyonlarca insanın darbe girişimi sonrası sokaklara dökülerek yakaladığı birlik ruhunun bugünkü durumunun sorulması üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Şimdi bakın hiçbir zaman bu ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi zihniyeti ve onlarla beraber hareket edenler, PKK terör örgütü, bunlar hep beraber hareket ettiler, bunlar hiçbir zaman bir birlik ruhunda bütünleşmemişlerdir. Her zaman bunlar ayrılıkçı olmuşlardır ve ana muhalefet şu anda terör örgütüyle birlikte hareket etmiştir ve aşırı uçlar beraber hareket etmişlerdir. Dolayısıyla da bunların böyle bir birlik ruhu içerisinde yer alması da bundan sonra zaten söz konusu olmayacaktır. Asıl demokratik mücadeleyi de şu anda iktidar partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi parlamentoda gayet açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır."

“170 TUTUKLU GAZETECİ OLDUĞU İDDİASI GERÇEĞİ YANSITMIYOR”

Gazeteci olduğu iddia edilen cezaevindeki kişiler ile ilgili soruya verdiği cevapta Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de pek çok muhalif gazeteci olduğunu, sözde adalet yürüyüşü esnasında yazılıp çizilenlerin ortada olduğuna işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, cezaevinde bulunan söz konusu kişilerin gazetecilik sıfatına sahip olmayıp terör örgütüyle beraber hareket etmekten, silah bulundurmaktan, bankamatikleri kırarak buraları soymaktan dolayı cezaevinde olduklarını hatırlattı.

Söz konusu kişilerin sarı basın kartı sahibi olmadığını, söylendiği gibi 170 tutuklu gazetecinin olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda gerçek manada gazeteci sıfatıyla içeride 2 kişi var, bunun dışında böyle bir şey söz konusu değil ve bunların hepsi yalandır. Lütfen bu yalanlarla da tabii tüm dünyayı kandırmayalım. Bakın yargı, ordu, emniyet, basına sızmak suretiyle özellikle böyle bir çete oluşturuldu" dedi.

“BİZİM KİMSENİN YAZDIĞINDAN, ÇİZDİĞİNDEN KORKTUĞUMUZ YOK”

Gazetecinin, çeşitli kuruluşlar tarafından bu konuda dile getirilen rakamlar ile ilgili ifadeleri üzerine konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çeteyle de işte bu darbe girişiminde bulunuldu. Soruyorum, bir devleti yıkmak için böyle bir çalışmayı hep birlikte yapacaklar, ondan sonra da gazetecilik kimliğine sığınmak suretiyle kendilerini kurtaracaklar, böyle bir şey söz konusu değil. Bizim kimsenin yazdığından çizdiğinden ne korktuğumuz ne de çekindiğimiz yok” diye ekledi.

“FETÖ MENSUPLARINI DEVLET NİYE BESLESİN?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'nün darbe girişimi sonrası tutuklanan ya da açığa alınanların durumları ile ilgili yöneltilen ise şu cevabı verdi: “Kusura bakmayın, bu söylediğiniz şeyler doğru değil, dürüst değil. Bakın yargı Batı'da yargı oluyor da, Türkiye’nin yargısı niye yargı olmuyor? Bugün yargı ByLock denilen bir delili yakalamıştır. Eagle denilen bir delili yakalamıştır ve bu delillerin yanında da FETÖ terör örgütünün bağlantılarını tespit ederek bu bağlantıları ortaya koymuştur. Askere sızmış, yargıya sızmış, polis teşkilatımıza sızmış, tüm bakanlıklara sızmış olan bu darbeciler yakalandığı zaman bunlar hâlâ orada tutulacak mı, bunlar görevden alınmayacak mı? Kusura bakmayın. Doğu Almanya-Batı Almanya birleşmesinde 500 bin insan açığa alındı, kimsenin sesi çıkmıyor ama Türkiye’de şu anda devlete karşı darbe yapanlara herhangi bir müdahale yapılmasın isteniyor, böyle bir şey olmaz.”

Söz konusu kişiler ile ilgili bir başka soru üzerine “Eğer bir insanın özlük hakları varsa, özlük hakları kendisi için geçerliyse bu özlük hakları kendisine verilir ama bu özlük haklarını kaybettiyse, tabii ki özlük haklarını kaybeder, ne yapar? Gider özel sektörde çalışır, devlette çalışmaz” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan devamında, “Yani herhâlde devlet herkese ilanihaye sonuna kadar bakmak, onu beslemek zorunda değildir. Bunlar çünkü bir terör örgütünün mensuplarıdır. Terör örgütünün mensuplarını devlet niye beslesin? Benim 250 vatandaşım öldürülmüş, 2 bin 193 vatandaşım yaralı. Bunların yarasını kim saracak acaba, 250 şehidimi kim geri getirecek? Bunları niye konuşmuyoruz, bunları konuşalım” diye ekledi.

FETÖ ELEBAŞI FETULLAH GÜLEN’İN İADESİ

ABD ziyareti esnasında ABD Başkanı Donald Trump ile FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve diğer örgüt üyelerinin iadesi konusundaki görüşmeleri de sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Trump’ın söylediği de aynen daha öncekiler gibi, onlar da yine 'yargı var, yargı süreci, ilgileniyoruz, şu anda dosyaları inceliyoruz' diyor. Çünkü 85 koli belge teslim ettik biz onlara. Bunların onlar tarafından incelenmesini ve bu noktada 'kendi polis teşkilatlarının bunu incelediklerini ve yargıyla da bu işin takibinin olacağını' söylüyorlar. Biz de aynı şeyi muhataplarımıza söylüyoruz. Bizim de yargımız var, yargı bunların hepsini şu anda inceliyor ve nihai kararı da yargı verecek, olay bu kadar basit” cevabını verdi.

“AVRUPA BİRLİĞİ SAMİMİ DEĞİL”

Mülakatta “Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler hiç olmadığı kadar düşük bir seviyede seyrediyor şu anda. Özellikle Almanya ile ilişkiler görülmedik derecede zayıf. Şu anda sizlerle Şansölye Angela Merkel arasındaki asıl problem nedir acaba?” şeklindeki sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şu anda Merkel’le ikili olarak aramızda bir problem olduğunu söyleyemem. Şu andaki en önemli sıkıntı, Türkiye ve AB arasındaki süreçtir, yani 1963 ve 2017. Yani böyle bir süreç içerisinde Türkiye’ye uygulanan bu yaklaşım tarzı hiçbir ülkeye uygulanmamıştır. Dolayısıyla Avrupa Birliği samimi değildir, bu samimiyetsiz yaklaşımını ortadan kaldırması lazım ve bugüne kadar verdikleri sözlerin hiçbirinde durmamışlardır. Şu anda 14 fasıl ancak açılmış ama kapanmamıştır.”

“AB, BİZİM İÇİN OLMAZSA OLMAZ BİR YER DEĞİL”

AB’nin mülteciler konusunda 3+3 milyar avro ödeyeceğini söylediğini; ancak şu ana kadar 800 milyon avro dışında ödenen hiçbir şeyin olmadığını da sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecinin, “Türkiye, sizce AB'nin içinde mi yoksa dışında mı kalsa daha iyi olur? Sizin kişisel görüşünüz nedir?” şeklindeki soru üzerine, "Şimdi biz, verdiğimiz sözü tutuyoruz fakat AB, bu noktada bize karşı çok açık, net olur da mesela 'Biz Türkiye’yi AB'ye alamayız.' derse, bu bizi rahatlatır. Biz de B planımızı, C planımızı uygulamaya koyarız. Yani bizim için AB olmazsa olmaz bir yer değil. Türkiye, ayakları üzerinde duran, bugün kişi başına millî geliri 11 bin doları aşmış bir ülke” ifadelerini kullandı.

“Kişisel olarak Türkiye’nin AB’nin dışında olmasının daha iyi olacağını söylüyormuşsunuz gibi geliyor bana” şeklindeki değerlendirmeye cevaben ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başbakan olduğum ilk zamanlarda AB’deki lider zirvesinde bize yaklaşımları şuydu: 'Türkiye, bir sessiz devrim yaptı' diyorlardı ama şimdi aynı Avrupa, ne yazık ki bizi liderler zirvesine davet etmedikleri gibi, devamlı oyalıyorlar. Şu anda benim halkımın büyük bir çoğunluğu AB’yi aslında istemiyor, AB’nin bize karşı yaklaşımını da samimi bulmuyor. Dolayısıyla biz buna rağmen AB'ye karşı samimiyetimizi bir müddet daha devam ettireceğiz, bakalım nereye varacak” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE-İNGİLTERE İLİŞKİLERİ

Başbakan Binali Yıldırım'ın İngiltere Başbakanı Theresa May’le yaptığı görüşmelerde Brexit'ten sonra iki ülke arasındaki ikili ve ticari anlaşmaların Türk vatandaşlarının İngiltere'de serbest dolaşımına imkân verilmesi şartına bağlanıp bağlanmadığı yönündeki soruya verdiği cevapta G20 Liderler Zirvesinde Başbakan May ile dar kapsamlı bir görüşmelerinin olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu görüşmelerde de Türkiye-İngiltere ilişkilerini çok daha iyi bir konuma getirmenin adımlarını atacağımızı, her alanda yani bu ekonomik, kültürel, savunma sanayisi ve bütün bunların yanında tabii Türkiye ve İngiltere arasındaki ikili ilişkileri Avrupa Birliği bağlamında değil, ikili ülkeler olarak değerlendirmenin kararlılığı içerisinde olalım dedik" cevabını verdi.

“Başbakan Yıldırım'ın ifade ettiği gibi bu, bir şarttır diyebilir misiniz? 'Brexit sonrasında ikili bir anlaşma, ticari anlaşma imzalanacaksa Türk vatandaşlarının serbest dolaşımına imkân sağlanmak zorundadır’ diyebilir misiniz?" şeklindeki soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İkili anlaşma çerçevesinde bu, her iki ülkenin kararlılığıdır. Yani burada İngiltere'nin böyle bir kararı vermesi hâlinde Türkiye, olarak biz de böyle bir kararı veririz” ifadelerini kullandı.

“KÖRFEZ’DE BARIŞ YOLUYLA BİR ÇÖZÜM ARAYIŞI İÇERİSİNDEYİZ”

“Türkiye, gerçekten çok önemli bir ülke, özellikle dünya sahnesinde çok önemli bir rol oynuyorsunuz. NATO'nun bünyesindeki en büyük ikinci orduya sahipsiniz. Orta Doğu'da özellikle kilit bir role sahipsiniz. Katar ve Körfez ülkeleri arasındaki gerginliğe ilişkin, Katar'a verilen listede Türk üssünün kapatılması dile getirilmişti ve askerî birliklerin çekilmesi istenmişti. Sizce buradaki gerginliğin askerî bir gerginliğe dönüşmesi tehlikesi var mı? Buna karşı cevabınız ne olurdu? Siz burada bir taraf olur musunuz?” şeklindeki soruya cevabında Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Şimdi bakın, bu soruyu bana soruyorsunuz da böyle bir soruyu Amerika’ya niye sormuyorsunuz, böyle bir soruyu Fransa’ya niye sormuyorsunuz, böyle bir soruyu İngiltere’ye niye sormuyorsunuz? Biz krizlerin tarafı değiliz, biz tam aksine Körfez’de bir diyalog, bir barış yoluyla süratle bir çözüm arayışı içerisindeyiz. Türkiye, asla bu bölgede Müslüman'ın Müslüman'a kırdırılmasını istemez ve Müslüman'ın Müslüman'la savaşını biz istemiyoruz. Biz artık bunlardan bıktık.”

“SURİYE HALKI KENDİ İÇİNDEN LİDERİNİ ÇIKARMALI”

Suriye'de barışın sağlanması amacıyla başlatılan Cenevre görüşmelerinde ilerleme kaydedilip kaydedilemeyeceği ve Esed ile Suriye'deki siyasi geçiş sürecinin geleceğinin olup olmayacağı konusundaki düşünceleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Yani milyona yakın insanın ölümüne neden olan Beşar’ın hâlâ orada kalmasını savunmayı ben siyasi ufuk açısından asla doğru bulmuyorum. Suriye halkı kendi içinden liderini çıkarmalıdır, demokratik yollarla bu lider çıkmalıdır. Astana’da bir adım atılmıştır. Temenni ederim ki Cenevre’de bu artık siyasi noktada bir karara bağlanır ve Suriye halkına, 'Gel, sen kendi liderini seç.' denir. Eğer demokrasiye inanıyorsak bunu yapmamız lazım.”

“BİZİM KÜRTLERLE ASLA BİR SORUNUMUZ YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “PKK tabii ki ABD, AB ve Türkiye için terörist bir örgüt. Burada bu sorunun çözümünün oluşmasına ilişkin, çözüm sürecinin başlatılmasına ilişkin bir ihtimal var mı?” sorusuna karşılık “Bizim bir defa Kürtlerle asla bir sorunumuz yok. Bizim tek sorunumuz terör örgütü PKK, DHKP-C, PYD, YPG, DEAŞ, FETÖ, bunlarladır. Terörün tanımını yaparız, kim ki terör örgütüdür, o bizim düşmanımızdır, onlarla da sonuna kadar mücadeleyi milletimizin adına veririz” açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olup olmayacağı sorusuna ise, “Şu anda bunları konuşmak çok erken, gün ola harman ola. Henüz 2019’a varmadan hayatta kalacağımızın garantisi var mı? Olmadığına göre biz şu andaki görevimizi bihakkın yerine getirelim, gerisi Allah kerim” şeklinde cevap verdi.

-tccb.gov.tr-



ÇOK OKUNAN HABERLER