Detay Üst

Hipertansiyon için dikkat edin!

Dr. Uğurcan Üstündağ Hipertansiyon hastalarını uyardı ve çok dikkatli olmalarını, sürekli kendilerini kontrol etmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Hipertansiyon için dikkat edin!
  • 29-06-2017 00:07

Dr. Uğurcan Üstündağ , Tansiyon nedir, hipertansiyon nedir bunlmarı detayları ile açıklarken vatandaşları sağlık açısından ne yapmaları gerektiğini de ayrıca belirtti.

Üstündağ, “Tansiyonu kısaca kan basıncı olarak tanımlayabiliriz. Damarlarınızdaki kan, dolaşım sırasında bir basınç oluşturur. Bu basınç alınan gıda, yapı­lan iş ve harcanan güçle bağlantılı olarak gün içinde küçük değişiklikler gösterebilir. Kan basıncı (veya tansiyon) iki ölçümle ifade edilir: • Sistolik basınç (büyük tansiyon) • Diyastolik basınç (küçük tansiyon)” dedi.

Daha sonra Üstündağ sözlerine devamlı, “Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon) Nedir? Gün içinde kan basıncının belirli bir süre yüksek olması, yüksek tan­siyon (hipertansiyon) olarak tanımlanır. Tansiyon milimetre civa (mmHg) olarak ifade edilir. Sistolik kan basıncının (büyük tansiyon) 120 mmHg ve diyastolik kan basıncının (küçük tansiyon) 80 mmHg olması en uygun tan­siyon değeridir. Kan basıncının 120-129/80-84 mmHg olması normal, 130-139/85-89 mmHg olması yüksek normal tansiyan olarak adlandırılır. Kan basıncının 140/90 mmHg’nın üzerinde olması hipertansiyondur. Ülkemizde hipertansiyon oldukça yaygın bir problemdir. Erişkin her 3 kişiden 1’inde hipertansiyon vardır. Kadınlarda erkeklerden daha sık­tır. Türkiye’de hipertansiflerin önemli bir kısmı (% 53), ekonomik olarak üretken çağ kabul edilen orta yaş grubundadır. Ülkemizde nüfus yapısının daha çok genç olduğu dikkate alındığında, 30 yaş altında görülen hiper­tansiyon sıklığı (% 12) ihmal edilmeyecek düzeydedir. Altmış yaşın üzerin­de hipertansiyon görülme sıklığı % 60-80’lere kadar yükselmektedir. Ülke­mizde, hipertansiyon görülme sıklığı yüksek olmasına rağmen, hastaların sadece %40’ı bunun farkındadır.” Dedi.

Bu arada, Tansiyon Nasıl Ölçülür? Diyen Üstündağ, “ Kan basıncı tansiyon aleti ile ölçülür. Tansiyonun doğru ölçülmesi için şu noktalara dikkat edilmesi gerekir: Ölçümden kısa süre önce sigara veya kahve içilmemiş olmalı. Kişi dinlenmiş olmalı. Ölçüm sırasında manşon kalp seviyesinde tutulmalı. Ölçüm cihazının manşonu uygun boyutta olmalı şeklinde açıklamalarda bulundu.

Dr. Üstündağ, Hipertansiyon ve egzersizler konusunda da vatandaşları şöyle uyardı.  “Yüksek Tansiyon Nelere Yol Açar? Yüksek tansiyon sinsi bir hastalıktır. Bu özelliğinden ötürü her yaşta görülebilir. Belirti vermeden ortaya çıkar. Yüksek tansiyon kontrol altına alınmazsa, şu sorunlar ortaya çıkabilir: Kalp hastalığı, Felç, Boyun ve bacak damarlarında tıkanma, Kalp yetmezliği, Böbrek hastalığı, Görme kaybı. Ailenizde yüksek tansiyon varsa, Yaşınız 40’ın üzerindeyse, Şişmansanız, Sigara içiyorsanız, Şeker hastası iseniz ve ailenizde şeker hastası varsa, Gebe iseniz, tansiyonunuzu sık aralıklarla ölçtürünüz.  Yüksek Tansiyonla Başa Çıkabilmek Için Ne Yapmalı? Tansiyon yüksekliği olan bütün hastalara yaşam tarzı ile ilgili değişik­likler önerilmektedir. Kişi sağlıklı olduğu kiloyu bilmeli ve o kiloda kalmalıdır. Vücut küt­le indeksiniz (vücut ağırlığı/boy2) 25 kg/m2’nin üzerinde ise kilo vermeniz gerekir (Vücut kütle indeksi, kilogram cinsinden vücut ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesi ile hesaplanır). Tuz tüketimi kısıtlanmalıdır. Alkol tüketiminden kaçınılmalıdır. Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı, doymuş ve total yağ tüketimi azaltılmalıdır. İlaçlar düzenli alınmalıdır. Sigaradan kullanımına son verilmelidir. Düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz yapılmalıdır. Egzersiz ve Yüksek Tansiyon: Kan basıncı ilaçlar ile kontrol altına alındıktan son­ra, egzersiz programına başlanabilir. Düzenli Egzersizin Faydası Nedir?  Kullanılan ilacın dozunu azaltabilir veya ilaca gereksinimi ortadan kaldırabilir.  Kalp hastalığı ve diğer kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltır. Kişiyi enerjik kılar; stresi azaltır. Kilo vermeye yardımcı olur. Kasları ve kemikleri güçlendirir. Yaşam kalitesini artırır. Düzenli egzersiz kan basıncını azaltır. Araştırmalar düzenli egzersizin hafif ve orta derecede hipertansiyonda kan basıncını ortalama 10 mmHg düşürdüğünü göstermektedir. Bu miktar kan basıncı ilaçları ile elde edilen etki ile benzerdir. Ancak uzun dönemde sağlanacak faydalar çok daha fazladır. Orta yoğunluktaki egzersizin ağır yoğunluktaki egzersize göre kan ba­sıncını daha etkin düzeyde düşürebildiği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış­tır” dedi.

Dr. Üstündağ,  “Nasıl Bir Egzersiz Programı Uygulanır? Orta ve ağır derecede egzersiz programlarına başlamadan önce risk analizi yapılması ve ön bir egzersiz testinden geçilmesi gerekir. Aerobik aktiviteler, yüksek kan basıncınızı kontrol etmenizi sağlar. Es­neklik (germe) ve kuvvetlendirme egzersizleri ise egzersiz programının önemli bir parçasıdır. Egzersiz Uygulanırken Dikkat Edilmesi Gereken Konular:  Önce ısınma egzersizleri (10-15 dakika) yapılmalıdır. Isınma ve soğuma sırasında esneklik egzersizleri yapılmalıdır. Egzersiz yapılırken kalp atım hızı izlenmelidir. (Kalp atım hızı sayılarak veya kalp atım hızını gösteren aletler kullanılarak izlenebilir)  Yapmaktan zevk alınan aktiviteler, grup halinde uygulanmalıdır. Egzersizlerin sonunda aktivite düzeyi yavaş yavaş azaltılmalıdır (5-10 dakika soğuma). Egzersiz sırasında nefes tutulmamalıdır. Egzersiz sırasında nefesi tutmak, kanın kalbe geri dönüşünü azaltır. Aerobik Egzersizler: Kalp hızını veya nefes alış verişini hızlandıran uzun süreli hareketler, aerobik (oksijen alarak yapılan) egzersizler olarak düşünülür. Merdiven çıkma, yürüyüş, hafif koşu, bisiklete binme ve yüzme aerobik aktivitelere örnek olarak verilebilir. Yürüyüş: Organizmanın temel fiziksel aktivitesidir. Herkes tarafından, her zaman ve her yerde yapılabilir. Yürüyüş, bacaklarda kan dolaşımını artırır ve kalp kasını kuvvetlendirir. Ke­mik ve kaslar için çok az yaralanma riski oluşturur. Hızlı ve tempolu yürüyüş aerobik egzersizdir. Hızlı adımlarla yürüyüş, aynı mesafede, en az koşu kadar kalori yakar. Bu aktiviteden yeterince yarar sağlayabilmek için, uzun süre yürümek gerekir. Uygun ayakkabılar ile günde en az bir saat yürümek önerilir. Koşu: Kasların ve kalp-solunum sisteminin kapasitesini dereceli olarak güçlendiren bir fiziksel aktivitedir. Yaralanmalardan korunmak için bilinçli bir programın uygulanması gerekir. 40 yaş üzeri iseniz, spor geçmişiniz olsa bile bir hekim kontrolünden geçerek ve düzenli bir antrenman progra­mı uygulamalısınız. Programları uygularken fizyoterapiste danışmalısınız. Fizyoterapistin denetimi ile çalışmanız egzersizin daha etkili ve güvenli olmasını sağlar. Yüzme: Koşu gibi, yüzmeye de dereceli olarak başlamak gerekir. Baş­langıçta en fazla 500 m yüzülür ve dinlenilir. Mesafe azar azar artırılır. Ha­vuz kurallarına ve güvenlik tedbirlerine dikkat edilmesi gerekir. Bu pek doğal olarak kişinin fonksiyonel egzersiz kapasitesine bağlıdır. Ör­neğin 500 m, bazıları için yeterli olurken bazı ki­şiler için ulaşılmazdır. Bisiklet: Bisiklet, bacakları ve ayakları, vücu­dun ağırlığından kurtaran bir koşulda uygulanır. Bacaklar, koşudakinden çok daha az yaralanma ve burkulma riski ile karşı karşıyadır. Bisiklet çevirme kalp-solunum kapasitesinin geliştirilmesi için önerilir. Evde sabit bisiklet kullanımı, bacak, uyluk ve kalça kaslarınızı çalıştırır. Katedilen me­safeyi ve egzersiz yapan kişinin nabız sayısını gösteren sabit bisikletler, evde kullanıma en uygun olanlarıdır. Diğer sporları yapma olanağınız yok­sa, evde sabit bisiklet kullanımı çok iyi bir çözüm olabilir” dedi.