Detay Üst

İçişleri Bakan Süleyman Soylu Hatay'da

İçişleri Bakan Süleyman Soylu Hatay'da

İçişleri Bakan Süleyman Soylu Hatay'da
  • 16-09-2017 11:15

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hatay'da gerçekleştirilecek Amanos Güvenlik Toplantısı öncesi, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin ve Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok'la  terör örgütüne yönelik operasyonların yürütüldüğü Amanos Dağları'nda helikopterle incelemelerde bulundu.

İçişleri Bakanı Soylu Adana Havalimanı'nda, Orgeneral Arif Çetin, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok'un yanı sıra, Adana Valisi Mahmut Demirtaş ve Adana Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Hacı İlbaş tarafından karşılandı. 

Osmaniye ve Hatay sınırlarındaki Amanos Dağları'nda havadan incelemelerde bulunan Bakan Soylu, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Hacı İlbaş'tan bölge hakkında bilgi aldı.

Yaklaşık bir saat süren incelemenin ardından, Hatay'ın Dörtyol ilçesindeki Jandarma Kara Hasan Paşa Kışlasında  Hatay Valisi Erdal Ata, Osmaniye Valisi Ömer Faruk Coşkun ve Kilis Valisi Mehmet Tekinarslan tarafından karşılanan Bakan Soylu, şeref defterini imzaladıktan sonra askeri birlik hakkında ilgilerden bilgi aldı.

Kışlaya ait silah ve ekipmanları inceleyen Bakan Soylu, Orgeneral Çetin, Emniyet Genel Müdürü Altınok ile Adana, Hatay, Kilis ve Osmaniye valilerinin yanı sıra illerin İl Jandarma komutanları ve il Emniyet Müdürlerinin de olduğu Amanos Güvenlik Toplantısı'na katıldı. 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dörtyol Kara Hasan Paşa Kışlası'ndaki gerçekleştirilen Amanos Güvenlik Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, bugün burada Amanoslar'ın güvenliği için Adana, Gaziantep, Kilis valileri, jandarma komutanları ve emniyet müdürleriyle bir değerlendirme yaptıklarını ve öğleden sonra da değerlendirme toplantısının devam edeceğini söyledi.

Tedbirlerin ne aşamada olduğu, bundan sonra hangi adımların atılabileceği, ihtiyaçlar, tecrübeler nelerdir hep birlikte bir değerlendirme ortaya koyduklarını ifade eden Bakan Soylu, Jandarma Bölge Komutanı Hacı İlbaş'ın genel bir sunum yaptığını belirtti. 

"Özellikle bir şeyi ifade etmek isterim, maalesef Türkiye'de terörü muhafaza etmek isteyen unsurlar gün geçtikçe artmaktadır." diyen Bakan Soylu, şöyle konuştu:

"Bu biz üzüntüye sokmaktadır. Yani, terör örgütlerini muhafaza etmek ülkenin birlik ve beraberliğini zedeler. Bunu terörle, bölücü, terör örgütüyle birlikte hareket eden siyasi partiler yapıyorlardı zaten, buna alışıktık. Ama özellikle başka siyasi partilerin, özellikle ana muhalefetin terör konusundaki, silahlı insansız hava araçları ve insansız hava araçları konusundaki tutarsız yaklaşımları aynı zamanda da mesnetsiz ve dayanaksız yaklaşımları bizim terörle mücadelede karşı karşıya kaldığımız bir değerlendirmeyi yeniden ortaya koymakta bizi zorunlu bırakmıştır.  

Terörle mücadele bambaşka bir safahattır. Şimdi bir başka bir gelişme daha var. Anlaşılıyor ki bu işin sözde siyasi sözcülerinin ve temsilciler alanı boşalttılar, alanı onların şuanda yedekleri doldurmaktadır. Bir başka gelişme de işte bugün sözde Diyarbakır, Van, Hakkari baro başkanlarının özellikle Hakkari Oğul kırsalında yaşanan olayla ilgili bir değerlendirmeleri ve raporları söz konusu olmuştur. Bunu da şöyle ifade etmek istiyorum. Bu rapor hakikaten terörü muhafaza eden bir rapordur. Yeni kavramlar duyuyoruz. Türkiye, terörle mücadelede çok uzun yıllardan beri büyük bir tecrübeye sahiptir, bir çok ülkeden daha çok tecrübeye sahiptir. Özellikle bölücü terör örgütüyle ilgili tecrübeye sahiptir."

Bazı söylemlerin terörle mücadeleye yönelik ciddi bir saldırı olduğuna dikkati çeken Soylu, şöyle devam etti:

"Bakın sayın Kılıçdaroğlu'nun söylediği bir kavram daha var, bu da çok önemli bir kavram, 'silahlı terörist, silahsız terörist'. 'Silahlı terörist, silahsız terörist' diye bir kavramı ilk kez duyuyorum. Yani PKK'yı muhafaza edecekler nasıl muhafaza edeceklerinin telaşına düşmüşler. Bu son derece sağlıksız, özellikle terörle mücadele eden güvenlik kuvvetlerimize yönelik haksız ve orantısız, onların deyimiyle söyleyeyim, orantısız bir yaklaşımdır ve doğru bir yaklaşım değildir. Yine ifade etmek isterim, güya Hakkari'ye gittiler, orada valimizle görüştüler, valimizle görüşmeyi bile çarpıtarak anlatan bir grubun ortaya koyacağı bir raporun veya yaklaşımın herhangi bir faydasının olmadığını burada net bir şekilde ifade etmek istiyorum. Aynı zamanda başka bir telkinde de tavsiyede de İçişleri Bakanlığı olarak bulunmak istiyorum. Yılbaşından itibaren 38 sivil katledildi. Bu baroların hangi birisi onlarla ilgili herhangi bir değerlendirme yaptı da ardından insan hakları komisyonlarını ve insan haklarını göreve çağırdı? Bu son derece ahlaksızlıktır, çok net söylüyorum. Bu, bu ülkede terörle yapılan mücadeleye karşı ciddi bir saldırıdır ve biz bunu bir saldırı olarak değerlendiririz."

- Oğul köyü kırsalındaki operasyon

Yüksekova kaymakamına yönelik saldırı yapmak üzere yakalanan PKK'lı bir teröristin ifadelerine değinen Soylu, şöyle devam etti:

"Onlara taze ve yeni bir haber daha vereyim, o bahsettikleri Oğul kırsalındaki olayla ilgili bir gelişmeyi daha kamuoyunun takdirlerine arz etmek isterim. 20 Temmuz'da Yüksekova kaymakamımıza saldırı yapmak üzereyken yakalanan bir PKK'lı teröristin ifadesi açık ve nettir, barodalar ya, sözde avukatlar ya, yani bu konularla ilgili görmek istediklerini görürler, bakmak istediklerine bakarlar, duymak istediklerini duyarlar ama görmek istemediklerini, bakmak istemediklerini, duymak istemediklerini de duymazlar. İfade net, diyor ki ifadede, Oğul kırsalında oradaki kişileri de ifade ederek, 'Piro' kod ile beraber ben bunları defalarca toplantı yaparken gördüm. Dedikleri, Musa Tarhan. Musa Tarhan ile ilgili de orada şu anda içeride olanlarla ilgili de, hastanede sözde tedavisi olanla ilgili de aynı ifadeyi değerlendirmektedir. Hatta Musa Tarhan'ın dikkat edin, 'Piro" koda sivil elbise getirdiğini ifadelerinde beyan etmektedir. Sözde raporda, evet birlikte olabilirler, teröristlerle birlikte olabilirler ama 'burada orantılılık uygulayacaksınız' diyorlar. Bunu son derece ahlaksız bir yaklaşım olarak nitelendiriyorum, çok net söylüyorum. Yani burada tuzun koktuğu ve terör örgütüne nasıl bir muhafaza sağlanacak denilen bir endişe içerisinde kimlikle hareket edildiği açık ve nettir ve bu mücadele kararlılıkla aynı şekilde devam edecektir."

 

- "Amanosları bu beladan kurtaracağız"

Bakan Soylu, Amanosların önemine dikkati çekerek, "İnşallah burada aldığımız kararlarla da yaptığımız değerlendirmelerle de Amanos bizim için önemlidir, özellikle Afrin üzerinden, Amanos üzerinden Türkiye'nin çeşitli yerlerine sızmalar söz konusudur. Biz bunun farkındayız. Buradaki kabiliyetlerimizi daha iyi bir noktaya getireceğimizi ve burada özellikle Amanosların bitki örtüsünden istifade ederek kendisine yerleşiklik elde etmeye çalışan teröristlere de gerekli cevabı vereceğimizi buradaki vatandaşlar bilsinler." diye konuştu.

Jandarma, polis ve güvenlik korucularıyla Amanoslarda çok kararlı bir şekilde mücadele sürdüreceklerini dile getiren Bakan Soylu, "Amanosları bu beladan kurtaracağız ve vatandaşlarımızın burada rahat bir şekilde hayatına devam etmesini sağlayabilecek bütün tedbirleri de en üst seviyede alacağımızı ifade etmek istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak güvenlik kuvvetleri olarak kendi görev alanımızda vatandaşımızın huzur içerisinde, rahat içerisinde yarınlara umutla bakabilir bir şekilde hayatını devam etmesini temin edecek bir anlayışı ortaya koyacağız." değerlendirmesinde bulundu. 

- "Milletimize hizmetkâr olmaya devam ediyoruz"

Nursan Merkez Camisi'nde cuma namazı kılan Soylu, cami çıkışında da vatandaşlara hitap etti.

Bakan Soylu, Amanoslarla ilgili yaptıkları toplantıya değinerek, "Amanoslarda bir derdimiz var biliyorsunuz. Komutanlarımızı, valilerimizi ve emniyet müdürlerimizi burada beraber topladık, sabahleyin ve öğleden sonra da devam edeceğiz İnşallah. Bu ülkede huzuru, sükunu, birliği, beraberliği her noktada sizin desteğinizle, sizin dualarınızla meydana getirmek için büyük bir çaba içerisindeyiz. Allah sizden razı olsun."  dedi

Milletin büyük ve arif olduğunu belirten Bakan Soylu, şunları söyledi:

"İçimiz parçalanıyor ama bir evladınız olarak söylemek isterim bu mübarek cuma günü hangi şehidimizin ailesine, annesine, babasına, eşine taziyede bulunmuşsak, telefon açmışsak öyle bir milletin mensubuyuz ki onların hiçbirisinden daha bugüne kadar en ufak bir sitem duymadık, tam tersi 'bir evladımız daha var bu milletin birliği uğruna, bu ülke uğruna onu da vermeye hazırız' diye büyük bir asaleti ve onuru bizimle paylaşıyor. Biz sorumluluğumuzu biliyoruz, onun için bize itimat ediyor ve güveniyorsunuz. Biz bu itimat ve güveni boşa çıkarmamak için milletimize hizmetkâr olmaya devam ediyoruz, dualarınızı esirgemeyin"dedi.

-İÇİŞLERİ.GOV.TR-



ÇOK OKUNAN HABERLER