MERULAŞ yöneticilerine Dava!

Sayıştay buldu, İçişlerine bildirdi, İçişleri Bakanlığı müfettişleri olaya el atıp didik didik incelediler. 7.9.2017 de raporu hazırlayıp makama sundular. Makam onayladı ve rapor işleme girdi.

MERULAŞ yöneticilerine Dava!
  • 05 Ekim 2018, Cuma 13:43

ANKARA - Sayıştay buldu, İçişlerine bildirdi, İçişleri Bakanlığı müfettişleri olaya el atıp didik didik incelediler. 7.9.2017 de V.Ç.49/10 numaralı raporu hazırlayıp makama sundular. Makam onayladı ve rapor işleme girdi. Rapor,TEVDİ Raporu. Raporda MERULAŞ yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Turgut, Ülkü Çataklı, Erkan Karaaslan sorumlu bulundu ve 10.8.2017 günlü 49/8 sayılı TAZMİN raporu da hazırlanıp gönderildi. Raporun belirli sayfalarını buradan yayına alıyoruz.

Bu rapordan sonra Mersin CBS 12.10.2017 günü İl emniyet müdürlüğüne 2015/45973 soruşturma numarası ile işleme konulup talimat yazıldı. Savcılıktan yazılan talimatta: “Yazımız ekinde gönderilen içişleri bakanlığı Mülkiye müfettişlerinin tevdi raporuna göre (MERULAŞ) Mersin ulaşım Toplu Taşıma işletmeciliği şirketi yönetim kurulu başkanı AHMET TURGUT ile yönetim kurulu üyeleri ÜLKÜ ÇATAKLI VE ARKAN KARAASLAN hakkında HİZMET NEDENİYLE GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA suçundan şüpheli sıfatıyla ayrıntılı olarak savunmalarının alınarak düzenlenecek tahkikat evrakının ikmalen gönderilmesi” dendi.

Bunun üzerine emniyet tahkikata başlar… Şüphelilerden Erkan Karaaslan, o anda tutuklu olduğu cezaevinden salıverildiğinden Polis evrak üzerinden takip yapar ve eşine ulaşıp durumu aktarır 6.12.2017 günü saat.17.oo da tutanak altına alırlar. Tutanakta Erkan Karaaslan’ın o tarihte BİR ADET İHALEYE FESAT KARIŞTIRMAKTAN, BİR ADET SAHTE ÖZEL BELGEYİ BİLEREK KULLANMAKTAN VE BİR ADET SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA suçlarından arandığını tespit eder. Şüpheli şahıs temin edilemediğinden ifadesinin alınamadığı belirtilir.

Aynı savcı 2018/115 karar numarası ile 8.1.2018 günü Burhanettin Kocamaz’ın şahsı ile ilgili Danıştay’a itiraz olduğu gerekçesi ile Ayırma Kararı verir. Evrakı tefrik eder ve şüpheliler hakkında soruşturmanın 2018/1171 numarası ile kayda geçer.

Aynı savcı 11.01.2018 günü iddianameyi aynı gerekçe ile hazırlar 3 şüpheli hakkında Mersin asliye Ceza mahkemesine sunar. Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/93 esas, 2018/57 karar numarası ile 15.1.2018 günü görevsizlik kararı verir. Dosya tekrar savcıya gider. Savcı Ağır cezaya itiraz eder. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı, 2018/87 D.İş numarası ile 5.2.2018 günü karara bağlar ve 14. Asliye’nin kararını bozar geri gönderir. Bunun üzerine 14. Asliye Cezada dava açılır. 15.1.2018 gününden geçerli olmak üzere tensip zaptını tutar ve iddianameyi de aynı gün kabul ederek karara bağlar. Dava devam ediyor. Dava hakkında yorum yapmıyoruz. Ancak dosya gariplikler ile dolu.

ERKAN KARAASLAN GERÇEKTEN ARANIYOR MU, NEDEN YAKALANMIYOR?

Belediyenin FETÖ dosyası olarak bilinen 2016/22 sayılı 7. Ağır Ceza mahkemesinde görülen davada sanık olan Ve Hatay Cezaevinde tutuklu iken, 29.Eylül.2017 günü yapılan duruşmada serbest bırakılan, serbest bırakıldıktan sonra itiraz edilince hakkında yeniden tutuklama ve yakalama kararı çıkan ancak o günden bu yana FİRAR durumunda olan, hakkında gerek Mersin’de gerekse AYDIN ili ile başkaca illerde de yakalama ve arama kaydı olan Erkan Karaaslan’ın bir türlü yakalanamaması ve bulunamaması dikkatlerden kaçmıyor. Adam kaçak ama ne hikmet ise Mersin’de açılan başkaca davalara MÜDAHİL dilekçeleri veriyor. Ancak bir türlü yakalanamıyor? Bu da akıllara, gerçekten aranıyor mu, bu kişiyi takip eden var mı, yoksa bilerek ve istenerek korunup kollanılıyor mu sorusunu akla getiriyor. Bu arada Mersin Büyükşehir Belediyesi hakkında çeşitli suç duyurularının bakanlıkça savcılığa iletildiği de ortaya çıktı. Gözler Savcılık, Emniyet teşkilatının üzerinde.

BU ARADA KOCAMAZ İSE KENDİ SOSYAL HESABINDAN DÜN GECE SAAT 01 DEN SONRA YENİDEN SESLENDİ

Değerli Hemşehrilerim; Öncelikle hayırlı akşamlar.

31.03.2019 da yapılacak Yerel seçimlerle ilgili hemen her gün ortaya yeni yeni iddialar atılmakta, yorumlar yapılmakta, adeta aday toto oynanmaktadır. Mersin’de Partimiz ile ilgili son durum değerlendirildiğinde de şahsıma yönelik gerek vatandaşlarımız, gerekse de sivil toplum örgütlerinden, muhtarlarımızdan, sosyal medya ya da basından çok fazla sorularla karşılaşıyoruz. Öncelikle ve özellikle muhtarlarımız ile her köken, her inanç, her siyasi parti ve Mersin’in her bölgesinden, her ilçesinden, her kesimden vatandaşlarımızın şahsıma yönelik ilgileri, sahiplenmeleri, şahsımızı Mersin ve Mersin’in geleceği adına olumlu değerlendirmelerinden dolayı hepsine saygılarımı sunuyor ve teşekkürler ediyorum. Ancak özellikle sosyal medyada ya da bazı ajanslarda şahsımın değişik siyasi partilerle ya da liderlerle görüştüğü şeklinde haberler yayınlanmakta, bu haberlerle ilgili de bir kısım vatandaşlardan olumlu tepkiler gelirken, bir kısım vatandaşlardan özellikle de kendi partililerimizden hakaretamiz ifadelerle saldırılar hatta tehditler de almaktayız. Hatta bazı partililer daha da ileri giderek "ayağını denk al!", "yeni dosyalar açılabilir!" hatta "seçimden önce görevden alınabilirsin! Aytaç Durak’ın sonunu aklından çıkartma!" gibi ne bir ülkücüye, ne bir insana, ne insanlığa, ne insafa, ne vicdana yakışmayacak ifadeler ve tehditler savurmakta. Yine bazı yöneticilerin hakkımda bazı araştırmalar yaptığı, raporlar hazırladığı ve bir kumpas hazırlığı içerisinde olduğu duyumlarıyla da yapılabilecek bir hamle içinde zemin oluşturulmaya çalışıldığından bahsedilmektedir. Şunu herkes bilmelidir ki biz yıllardır üzerimize oynanan oyunlar ve kumpaslarla mücadele ediyoruz. Bize zor gelen ve bizi yaralayan şey yıllarca bizimle yol arkadaşlığı yapan, bizimle yürüyen, yaptıklarımızla düne kadar övünen, gurur duyduğunu söyleyen insanların bu tür adap ve edep sınırlarını aşan, insanlık ve vicdan sınırlarını zorlayan, gözü dönmüş ifadelerle şahsımıza yönelik saldırılarıda bulunmaları, adeta aba altından sopa göstermeleridir. Her zaman söyledim bir kez daha söylüyorum. Kocamaz’ın Allahtan başka hiç kimseye veremeyeceği bir hesabı olmamıştır, şimdi de yoktur. Ha şunu söyliyeyim; Allah’tan korkmuyorsanız herkese her türlü tezviratı yapabilir, iftirayı atabilir, gıybet ve dedikoduyu çıkartabilirsiniz! Bu tür çamur at izi kalsın mantıklı davranışları Tarsus’tan bu yana defalarca yaşadık. Bu davranışların en son örneği de tek başımıza mücadele ettiğimiz, 15 Temmuz kanlı ve hain fetö darbe girişimi sonrası Belediyemize kurulan kumpas, yaşanan mağduriyetler ve en sonunda arkadaşlarımızın bağımsız Türk yargısı tarafından suçsuz bulunması ve berat etmiş olmasıdır. Bu kumpası kuranlar(kriptolar)şu an yargı önündedir. Bildiğiniz gibi bir hafta önce kalp sağlığımla ilgili çok önemli bir operasyon geçirdim. Bu vesileyle bizi tanıyan ya da tanımayan ancak merak edip arayan, dua eden, mesajları ile moral veren, destekleyen tüm dost ve hemşehrilerime teşekkür ediyor, Allah razı olsun diyorum. Buradan Tüm Kamu oyuna belirtmek isterim ki bir hafta önce yapılan operasyondan bu yana yaşadığım rahatsızlık nedeniyle kendi Partim dışındaki diğer siyasi partilerin(hdp hariç) üst düzey yöneticilerinden nezaket gösterip şahsımı arayarak “Geçmiş Olsun” dileklerini iletenler olmuştur. Onlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Ancak bu telefon görüşmelerinde ve şu ana kadar hiç bir üst düzey yönetici ile yerel seçime yönelik aramızda herhangi bir konuşma geçmemiştir. Durum böyle iken adeta gaipten haber almışcasına asılsız haberlerle insanlarımızın kafasını karıştıran ve bunu da habercilik zanneden kişi ya da kurumları kınıyor,en hafif ifadeyle nezakete,doğru ve dürüst haber yapmaya davet ediyorum. Değerli hemşehrilerim şunu da hepimiz biliyoruz ki;”Bizim bildiğimiz ve mensubu olmakla şeref duyduğumuz Türk Milletinin değerleri, örf adet, gelenek ve göreneklerine ve uygulamalarımıza göre Vefa bir İnsanlık görevidir, particilik ya da siyaset te dahil herşeyden önce gelir!” Yaklaşık bir aylık yaşanan süreçte Partili Partisiz Tüm Hemşehrilerimiz, şahsıma karşı saygı ve sempati duyanlar, yapılan hizmetleri takdir edip dualar edenler, hizmetlerin devamını bekleyenler, kısaca tüm Mersin Sevdalıları bir çözüm yolu bulunması gerektiği şeklinde bize baskı yapıyor, sıkıştırıyor, sabırsızlanıyor, biz sabır sabır dedikçe de sabır taşlarının artık çatladığını ifade ediyorlar. Dolayısı ile bunca yıllık özveri, mücadele ve emeğe, halkla bütünleşmeye karşın yaşadığımız süreci kabullenemediklerini, karşılaştığımız durumu hak etmediğimizi düşünüyorlar. Değerli dostlar, bizler bir gelenekten geliyoruz. Dolayısıyla bizler bir an da öfkemize teslim olup, etraflıca düşünmeden, değerlendirmeden, mantık süzgecinden geçirmeden herhangi bir şekilde fevri hareket içerisine giremeyiz. Bu nedenle hep birlikte bir müddet daha Sabır, Sabır, Sabır diyerek beklemeye devam edeceğiz! Rabbim sabır ve şükrümüzü artırsın diyerek, Herkese Selam ve Saygılar sunuyor ve Cümlenizi Cenab-ı Allaha emanet ediyorum.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 2 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık