ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ AÇIKLADI

Kamuoyunda Akçalı Yapı Kooperatifi olarak bilinen, Ankara‘nın Dodurga bölgesindeki yaklaşık 90 hektarlık bir alana ilişkin önerilen plan değişiklikleri ile 2011 yılından bu yana mesleki mücadeleyi sürdürmekteyiz.

ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ AÇIKLADI
  • 02 Ocak 2019, Çarşamba 15:14

Kamuoyunda Akçalı Yapı Kooperatifi olarak bilinen, Ankara‘nın Dodurga bölgesindeki yaklaşık 90 hektarlık bir alana ilişkin önerilen plan değişiklikleri ile 2011 yılından bu yana mesleki mücadeleyi sürdürmekteyiz.

Alan, 1993 yılında kurulan bir konut kooperatifi için yeşil alan oranı yüksek ve düşük yoğunluklu bir konut bölgesi olarak planlanmıştır. 2016 yılına kadar geçen 5 yıllık süreçte, Büyükşehir Belediyesinin bölgedeki inşaat alanını 6 kat artırma amacıyla askıya çıkardığı plan değişikliklerine açtığımız davalarda, bu planlar defalarca iptal edilmiştir. 2016 yılında aynı plan değişikliği 8. kez askıya çıktığında ise yeni bir kırılma noktası yaşanmış; daha önceden bu alanda sürdürülen mücadeleye destek veren Çankaya Belediyesi de bu hukuk dışı sürece dâhil olmuştur.

Bölgeye ilişkin 1/25000 ve 1/5000 ölçekli planlar Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından, 1/1000 ölçekli plan ise Çankaya Belediyesi tarafından onanmıştır. Bu gelişme sonrasında yaşananları ise şu şekilde özetleyebiliriz:

● Onanan tüm planlara karşı hem Büyükşehir Belediyesi hem de Çankaya Belediyesine Odamız tarafından dava açılmıştır.

● Ankara Büyükşehir Belediyesinin onadığı 1/25000 ve 1/5000 ölçekli planlara karşı açılan davada atanan bilirkişiler meslek etiğine tamamen aykırı, yanlış ve eksik bilgiler veren bir rapor hazırlamıştır. Ankara 11. İdare Mahkemesi de bu rapora dayanarak davanın reddine karar vermiştir.

● Mahkemenin ret kararı ile inşaat sürecinde harekete geçilmiş ve projede inşaat yapım işini YDA Şirketler Grubuna bağlı ATM Yapım Yatırım ve İşletme A.Ş. yüklenmiştir.

● Üst ölçek planların iptaline karşılık verilen ret kararına ilişkin olarak tarafımızca bir üst mahkemeye itiraz edilmişken ve alanın 1/1000 ölçekli planını onaylayan Çankaya Belediyesine karşı açmış olduğumuz dava devam ederken; söz konusu şirket Belediyeye 2 Eylül 2016 tarihinde bir taahhütname sunmuştur. Buna göre yapı ruhsatını vermesi halinde Belediyeye 50.000.000 TL (elli milyon Türk Lirası) değerinde hizmet teklif edilmiştir. [1]

● Çankaya Belediye Meclisi rüşvet olarak nitelendirilebilecek söz konusu teklifi oybirliği ile kabul etmiş, 2 Haziran 2017 tarihinde bu rant projesinin ruhsatları düzenlenmiştir.

● Dodurga‘da inşaatın temelleri atılmaya başlanmışken üst mahkeme itirazımızı yerinde bulmuş; üst ölçekli planların önce yürütmesi durdurulmuş, 27 Nisan 2018‘de ise planlar iptal edilmiştir. Ruhsatların dayanağı olan alt ölçekli plan da 11. İdare Mahkemesince iptal edilmiştir. Bu karar doğrultusunda Çankaya Belediyesine inşaat faaliyetinin durdurulması ve ruhsatların iptal edilmesi çağrısında bulunulmuş, ancak bu yazılı çağrılara Belediye tarafından herhangi bir cevap verilmemiştir.

● Gelinen son aşamada Ankara Büyükşehir Belediyesi üst mahkemenin iptal ettiği planları Danıştaya, Çankaya Belediyesi ise davayı şirketin müdahilliğinde İstinaf Mahkemesine taşımıştır. Her aşaması ayrı usulsüzlük ve hukuksuzluk içeren süreçte son olarak Danıştay 6. Dairesi plan iptali kararını bozmuştur.

Görüldüğü üzere hukuksuzluk zemininin sermaye grupları lehine hareket etmesi düzenine Danıştayın da katılması ile halka tamamlanmıştır. Danıştay 6. Dairesi, Akçalı çevresinde yer alan ve açtığımız onlarca davada alınan iptal kararlarına rağmen inşaatları hukuksuz bir biçimde devam eden yüksek yoğunluklu inşaatları örnek göstererek skandal bir karara imza atmıştır. Hem bu alana, hem de yakın çevresinde üretilen benzer plan değişikliklerine açtığımız davalardaki bilirkişi raporları ve iptal kararları ile şehircilik esaslarına aykırılığı tescillenmiş bir planın iptalinin böylesine bir gerekçeyle Danıştay 6. Dairesi tarafından bozulmasının ardında yatan niyeti sorgulamaktayız. Bu sistemde; mesleki ve kurumsal etik kurallar çerçevesinde hareket edilmediğini net bir biçimde görmekteyiz. Ancak tüm bu taraflar karşısında dava sürecini sonuna kadar götüreceğimizi bildirmek isteriz.

Tekrar altını çizmekte fayda görüyoruz: Sermayedarların talep ettikleri plan değişiklikleri karşılığında alınan para, gayrimenkul, hizmet, vb. her şey rüşvet niteliği taşımaktadır. Sermayeye bağlı yerel yönetim anlayışı ile sağlıklı bir yapılı çevre üretilemeyeceği açıktır. Yaşam standartlarımız günden güne kötüleşirken, gitgide derinleşen ekonomik kriz içinde toplum hızla yoksullaşırken; yerel yönetimler eliyle kentlerin sermayeye daha fazla peşkeş çekilmesinin, rüşvetin, yolsuzluğun ve hukuksuzluğun karşısındaki mücadelemizi ısrarla sürdürmeye devam edeceğiz!

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık