Detay Üst

"Uyku bölünmeleri bunamayı tetikliyor"

Bilim dünyası, kalitesi düşük uykunun, kalp hastalıkları, kanser ve Alzheimer gibi yaşlanmaya bağlı hastalıkların kaynağı olabileceğini düşünüyor. Araştırmacılar, yaşlıların uyku kalitesini yükseltme ve daha sağlıklı yaşam sürmelerine yardımcı olma yolları arıyor.

  • 26-04-2017 14:55

İnsanlar, hayatlarının üçte birini uykuda geçirir. Uykuda geçen zamanın dinlendirici olması ve beyni tazelemesi beklenir.

Ancak Amerikanın Sesi'nde yer alan habere göre uzmanlar, yaş ilerledikçe, uykuyu düzenleyen nöronlar ve beyin devrelerinin gerilemeye başlamasıyla, uyku kalitesi ve süresinin azaldığını söylüyor.

Uzmanlara göre uyku kalitesi, 30’lu yaşlarda gerilemeye başlıyor. Araştırmacılar, 50’li yaşlara ulaşan bir kişinin, dinlendirici uyku kapasitesinin ortalama yüzde 50’sini kaybettiğini, uykuya dalmakta ve deliksiz uyumakta zorlandığını söylüyor. Orta yaş sonrasındaysa, uyku sorunları daha da kötüleşiyor.

Berkeley’deki California Üniversitesi’nden nörobilim ve psikoloji profesörü Matthew Walker, üniversitenin Uyku ve Nörogörüntüleme Laboratuvarı Direktörü. Walker, hızlı göz hareketi veya kısaca REM adı verilen uyku evresinin, yaşlanmaktan etkilenmediğini söylüyor.

Ancak Walker, yaşla birlikte, REM uykusu dışındaki, derin uyku evresinin bozulmaya başladığını belirtiyor. İnsanlar yaşlandıkça, kanser, kalp ve Alzheimer hastalıklarına yakalanma riskleri artıyor. Bu hastalıkların, uykuyu etkilediği düşünülüyor.

Ancak Walker, sorunun tam tersi olabileceğini söylüyor: “Bence bu hastalıklar ve uyku sorunu birbirini etkiliyor. Hatta bir tanesi daha baskın. Başka bir deyişle, bence uyku bölünmeleri, yaşlandıkça demansı tetikleyen bir durum.”

Nöron adlı dergide yayınlanan bir meta-analiz çalışmasında, Walker ve meslektaşları, iki milyon kişiye ait verileri inceledi. Araştırmacılar, uykusuzluk çeken yetişkinlerin beynindeki elektrik akımlarına baktıklarında, derin uykuyu bölen kısa süreli ve yavaş dalgalar meydana geldiğini gördü. Ayrıca, derin uykuya dalma sorunu olan kişilerde, kimyasal göstergelere de rastlandı.

UYKUSUZLUKTAN BÜTÜN SİSTEM ETKİLENİYOR

Uykusuzluktan, kalp-damar sistemi ve metabolizma dahil, bütün vücudun etkilendiğini söyleyen Walker, uykusu bölünen kişilerin kalp ve diyabet hastalıklarına daha yatkın olduğunu vurguluyor.

Ancak Walker, bulguların olumlu bir yanı olduğuna da inanıyor ve uyku sorunlarına çare bularak, yaşlanmayla riski artan hastalıkların önüne geçmenin mümkün olacağını umuyor: “Yeni uyku terapileri geliştirmeye ve yaşlanmakta olan beynin kaliteli uyku üreterek, demansla mücadele etmesini sağlamaya çalışıyoruz.”

Walker, çok hafif elektrik akımı ve manyetizmayla beyindeki uyku merkezlerini uyaran yeni terapiler geliştirildiğini hatırlatıyor.

Öte yandan Walker, uyku kalitesini iyileştirmek isteyenlere bazı tavsiyeler de veriyor. Bunların arasında egzersiz yapmak, uykudan önce bilgisayar ve tablet kullanmaktan kaçınmak, serin odada uyumak da bulunuyor.(NTV)



ÇOK OKUNAN HABERLER