Yargının sınırlarını hukuk belirler

Tutuklu gazeteci-yazar Ahmet Altan, “Yargının sınırlarını hukuk belirler. Yargı bu sınırların dışına çıkıp fikirleri cezalandırmak istediğinde hukukla çatışır” dedi.

Yargının sınırlarını hukuk belirler
  • 11 Ekim 2019, Cuma 19:56

8 Ekim’de İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, gazeteciler Altan ve Ilıcak ile akademisyen Prof. Dr. Mehmet Altan’ın yeniden yargılanmasını başlattı ancak Yargıtay’ın kararına uyulacağı bildirilmesine rağmen tutuklu yargılamaktan yana tavır alındı. Mahkeme heyetine seslenen gazeteci-yazar Mehmet Altan yaptığı savunmasında, “Heyetinize ve savcıya sormak istiyorum: Yargıladığınız gibi yargılanmak ister miydiniz?” diye sordu. 

Fikirleri yargılamaya çalışıyorsunuz

Duruşmaya Ahmet Altan Silivri Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katılırken diğer sanıklar duruşmada hazır bulundu. Duruşma yargılanan sanıkların Yargıtay’ın bozma kararıyla ilgili beyanlarının alınmasıyla başladı. Nazlı IIıcak “Yargıtay’ın yeniden yargılama kararına uymanızı bekliyorum. 75 yaşındayım, derhal tahliyemi talep ediyorum” dedi. Ahmet Altan savunmasına şöyle başladı: “Bu davanın başından beri bir imkansızı gerçekleştirmeye, fikirleri yargılamaya uğraşıyorsunuz. Bunu başarmak mümkün değildir. Fikirlerin sınırsızlığı yargının sınırlarının içine sığmaz çünkü. Yargının sınırları vardır ve o sınırlar sadece eylemleri yargılamaya imkân tanır. Fikirleri yargılamaya kalkışıp eylemle fikir arasındaki derin farklılığı yok farz ettiğinizde fikirleri sınırlı, yargıyı sınırsız hale getirirsiniz. Fikirlere sınır çizip, yargının sınırlarını sildiğinizde, olması gerekeni tam tersine çevirdiğinizde adalete ulaşma ihtimali kalmaz. Bugün Türkiye’de olduğu gibi yargı ve devlet çöker. Yargının sınırlarını hukuk belirler. Yargı bu sınırların dışına çıkıp fikirleri cezalandırmak istediğinde hukukla çatışır. Hukuksuz bir yargıyla karşılaşırız. Yargının, varlık nedeni olan hukukla çatışması, kendi can damarlarını keserek intihar etmesi anlamına gelir. Üç yıldan beri ben karşımda intihar eden, kan revan içinde bir yargı görüyorum. Acıklı bir görüntü bu. Zaten bu görüntü yüzünden ben bütün bu süreç boyunca ‘sübliminal mesaj’, ‘manevi cebir’, ‘soyut tehdit’ gibi hukukla ilgisiz tuhaf gerekçelerle karşılaşıyorum.”

Yargıladığınız gibi yargılanmak ister miydiniz?

Davada tutuksuz yargılanan Mehmet Altan’ın beyanına geçildi. Sözlerine, “Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi benim suçlanmamın ve hüküm giymemin yersizliğini ifade etti” diyerek başlayan Altan şöyle devam etti: “Yargıtay kararında benim bu zulme uğramam için delil yerine ‘delilmiş’ gibi uydurulanları teker teker çürütüp ‘delil niteliğini’ taşımadığını hükme bağladı. “Deli saçması bir iddianamenin ciddiye alınması nedeniyle 21 ay hapis yattım. Dört kişinin anayasayı yok sayması nedeniyle zorla 5,5 ay fazladan hapiste tutuldum. Aylarca her hafta polise imza verdim. Halbuki Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ana “ağırlaştırılmış müebbet” verilen dosyanın son hali üzerinden “gözaltına” bile alınmayacağımı karara bağlamıştı. Şimdi soruyorum, suçsuzluğum daha ilk baştan belli iken bu düşmanlık kime ne kazandırdı, elinize ne geçti? Mehmet Altan beyanını “Heyetinize ve savcıya sormak istiyorum: Yargıladığınız gibi yargılanmak ister miydiniz?” diye konuştu. Mehmet Altan son söz olarak beraatine hükmeden Yargıtay kararına göre karar verilmesini ve yurt dışı yasağının kaldırılmasını talep etti.- YENİ ASYA

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık