Cezaevi intiharları (!)

Gazeteci- Yazar ve İktisatçı, Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş yazdı. İşte o yazısı:

Cezaevi intiharları (!)
  • 11 Nisan 2019, Perşembe 12:06

Cezaevi intiharları (!)

Bugün sabah bir haber okudum. Adam Mersin Cezaevinde kendini asmış…Soruşturma sürüyormuş.

Bakın şu anda yazacaklarımı, sakın ola suçu ve suçluyu övdüğümü, suçluya adaletsiz şekilde sahip çıktığım yorumlarını yapmayın, haksızlık ve adaletsizlik yaparsınız.

Elbette suçlu, cezasını çeksin. Adalet niye var? Hak ve hukukun tecellisi için. Ama birde işin insani boyutuna bakınız. Cezaevine giren herkes peşinen suçlu ve mahkûm değildir.

Kişi yargılanır, yargı sonucunda ceza alır. Aldığı cezayı cezaevinde çeker. Kişiyi oraya teslim ettiğiniz vakit, o kişinin ırzı, namusu, vücut bütünlüğü, kısaca canı devlete emanettir. Devlet onu korumak, kollamak, yaşatmak zorundadır. Bu onun görevidir.

Cezaevine her gireni öldürmek, öldürülmesine seyirci kalmak, öldürülmesini azmettirmek gibi bir görevi yoktur. Böyle olursa, işin içinden çıkılamaz hale gelinir. O zaman cezaevlerine gerek kalmaz, sokakta herkes işini görür. Burayı geçeyim…

Cezaevlerinin şartlarını bilen bilir. Orada tünel kazıp kaçmak, bıçak bulup adam şişlemek, ip bulup kendini asmak çok zordur. Siz bakmayın o dizilerdeki uydurma senaryo ve sahnelere. Cam bardak bulmak filan hikaye.

İçeri giren herkesi didik didik arayan devlet, kendi infaz koruma memurunun cezaevine işe geldiğinde botlarının ipini çıkarttıran devlet, içeride demir kapıların arasında dört duvar arasındaki, sabah akşam her koğuşu içtima yapıp sayan devlet,  mahkûmun kendini asmasını, intihar etmesini, yâda ölü bulunmasını çok zor izah eder.

Mahkûm yâda tutuklu, bir ilaç alabilmek için bile doktora çıkacak, doktorun keyfi yerinde ise ona ilaç yazacak, değil ise ilacıda alamaz, sevkini de yapmazlar. Gidin araştırın cezaevinin doktorunu bu güne kadar kaç mahkûm, yâda tutuklu, hangi gerekçe ile sağlık bakanlığına şikâyet etmiş, bu şikâyetlerden hiçbir netice çıkmış mı?

Mersin E tipi Cezaevinde bu kaçıncı intihar vakası? Bu işi ince ayrıntısı ile detayları ile devletimiz araştırmalı. Kaldığı koğuş, koğuşun şartları, beraber kaldığı mahkûmların özellikleri, mahkumların bu kişi ile ilişkileri, idarenin tavrı, infaz koruma memurlarının bu kişi ile ilişkileri didik didik edilmeli, araştırılmalıdır.

Altını çizerek yazıyorum, Mersin cezaevindeki bu ve bundan önceki intihar vakaları, ölüm meseleleri çok titiz incelenip araştırılmalıdır. Özellikle idari yönden, idarenin zaafı yâda bir katkısı var mı araştırılmalıdır. Tutuklu ve mahkûmun canı devlete emanet… Emanete ihanet edilmez, edilmemeli.

Mersin cezaevinde önemli bir husus da suçun tanımı ve suça göre koğuşların ayrılması işidir. Burada koğuşlarda suçlular ve failler karışık barındırılmaktadır. Uyuşturucu, hırsız, dolandırıcı, tecavüzcü, cinayet,  v.s gibi suçlamadan gelenin karışık konmaması gerekir.

Cezaevlerini izleme komiteleri, kurulları, buraları izleyip denetlemekle görevli kişilerin, yeniden yapılanması ve sık sık değiştirilmesi de önem arz etmektedir.

Ayrıca cezaevlerini denetleyen, kontrol eden, izleyen, bu işle ilgili ve alakalı görev alanları devletin MİT teşkilatı yakın takibe almalı, özel hayatları ve yaşamları kontrol edilmeli, bu kişilerin cezaevi idarecileri ile içli dışlı olmamalarına özen göstermeli, bu kişiler, ikili ilişki ve ahbap çavuş misali değil, özenle dikkatle seçilmelidir.

Cezaevleri Genel Müdürü Şaban Yılmaz, çok düzgün ve tertemiz bir adamdır. 1970 Rize Düzköy doğumlu, yigit bir vatan evladıdır. Çok sayıda memlekette savcılıktan sonra Adalet bakanlığı müsteşarlığı yapmış sonrasında bu göreve gelmiş ehli namus adamdır. Bu intiharları, ölümleri çok iyi araştırmalı, ayrıca Mersin cezaevi için özel bir ekip görevlendirip, dünü ve bugünü titizlikle incelemelidir.

Mustafa Göktaş

Gazeteci- Yazar ve İktisatçı

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkan

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık