Yeni Ekonomik Programı’nda bütçe hakkı ilkesi yerlerde süründü

YEP'te rakamlarda büyük tutarsızlık var Mimarlar Odası Ankara Şubesi, İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman ile Yeni Ekonomik Programı’nı (YEP) masaya yatırdı. Konukman, “Açıklanan Yeni ekonomi programının(YEP) da önceki gibi IMF önerileri doğrultusunda hazırlandı. Yeni Ekonomik Programı’nda bütçe hakkı ilkesi yerlerde süründü. YEP'te rakamlarda büyük tutarsızlık var” dedi.

Yeni Ekonomik Programı’nda bütçe hakkı ilkesi yerlerde süründü
  • 13 Kasım 2019, Çarşamba 10:25

Konukman, şunları söyledi:

“YEP’in 2019 büyüme gerçekleşme tahmini bile IMF’den aynen alınmış. Oysa önceki YEP’te2019 büyüme öngörüsü yüzde 2,3, IMF’nin öngörüsü ise yüzde 2,5 küçülme (-2,5) idi. Beklentiler bu yönde iken ne oldu da büyüme gerçekleşme tahmini birden 0,5 pozitif büyümeye çevriliverdi?  Türkiye hangi tedbirleri aldı da bu noktaya gelindi? Bu sorulara ne yazık ki ne YEP ne de IMF çalışması bir yanıt veriyor. Bu durumu anlamak mümkün değil. Ancak şurası bir gerçek ki, 2,3 büyüme öngörüsünden 0,5 inmek krizi örtük bir şekilde kabul etmek anlamına geliyor. YEP’de kriz sözcüğü geçmiyor ama bu sıfıra yakın gerçekleşme tahminiyle resmen krizin varlığı itiraf edilmiş oluyor. Öte yandan YEP metni tutarsız ifade ve tespitlerle dolu. Örneğin, 2019 yılının ilk yarısında ılımlı bir toparlanma gerçekleştiği ifade ediliyor. Ama bu tespit çeyrek dönemler itibariyle verilen büyüme oranlarıyla çelişiyor. Çünkü 2019 yılının ilk iki çeyreğinde ekonomi sırasıyla yüzde 2,4 ve 1,5 küçülmüş. Hemen ardından ‘2019 yılının ikinci yarısında, ekonomik aktivitede beklenen iyileşme ile birlikte iş gücü piyasasında kademeli toparlanma öngörülmektedir’ diye bir tespit yapılıyor. Önceki ifadede reddedilen iki çeyreklik küçülme bu tespitte örtük bir şekilde kabul edilmiş oluyor. Bir başka çarpıcı örnek ise şöyle: Mali disipline uyulduğu ifade ediliyor ama gerçek tam tersi. 2019’da 80,6 milyar liralık bütçe açığı beklenirken gerçekleşme tahmini 125 milyar. Bu tür tutarsız ifade ve tespitlerin sayısı daha da çoğaltılabilir. Kalkınma planı ile bağı var mı diye merak ettim. Maalesef YEP’in makro ekonomik hedefleri ile 11.Kalkınma Planı’nın hedefleri örtüşmüyor. 2022 yılında sıfırken cari açık birden 2023’te 0,9 oluyor. Ne yapacaksınız da o yıl açık fazlaya dönüşecek? Bu sorunun yanıtı yok. 11. Planı yapan uzmanlarla bunların arasında bir bağ yok. İhracatla ithalatın rakamlarını değiştirmişler serbest bölgelerdeki ticareti de katmışlar. İhracatı yükseltmek için hesaplama yöntemini değiştiriyorlar. Sürekli değiştirilen rakamlarla ekonometrik bir çalışma hiç yapamazsın. Çünkü yöntem değişikliği ile verilerin geçmişle bağını koparıyorsun.”

Meclisin vermediği yetkiye rağmen, iktidar ödenek üstü harcama yapmış

 “Yeni ekonomik programın açıklanması gereken takvimde açıklanmaması bütçe hakkına aykırıdır. Bütçe hakkı yerlerde süründü. Merkezi tek adam rejimine giderken burjuva hukukunun iyi kötü oluşturduğu kurumlar tasfiye edildi” tespitinde de bulunan Konukman, bütçe açığına da değindi.

Konukman sözlerine şöyle devam etti:

 “Bütçe açığı 125 milyar, öngörülen kaçtı, 89 milyar küsurdu. 2019 Yeni ekonomik programda 961 milyar harcama, gerçekleşme oranı 992 milyar, 30 küsur milyar fark var. Faizler inanılmaz düşmüş, ekstra gelir gelmiş daha da rahatlaması lazım derken, faiz giderleri 117.3 milyar tahmin edilmiş ama gerçekleşme oranı 103 milyar. Devletin cebine giren 14 milyara rağmen, bütçe açığı daha da açılmış. Seçim nedeniyle o kadar gaza o kadar basılmış ki faiz giderleri düşmesine rağmen, öngörülen bütçe açığının yarısı kadar hedefi şaşmışlar. Bu bir nevi ödenek üstü harcama. Meclisin vermediği yetkiyi siyasal iktidar ödenek üstü harcamış.  Bu kanunen yasak ama Sayıştay "kanunlarla izah edilemeyen" ifadesini kullanıyor. 2016’da 21 milyar, 2017’de 25.6 milyar, 2018 yılında 39.4 milyar Bu nedir? Meclisten alınan harcama yetkisi aşıldı. Bütçe hakkı ilkesi yerlerde,  bütçe hakkı sadece hazırlık aşamasında değil izleme aşamasında da darbe yapılıyor.  5018 sayılı  Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, olağanüstü şartlar varsa kurumların ödenekleri birleştirebilir, o rakamın toplamın yüzde 15 aşabilirsiniz diyor.”

Sermayeye gelince borçlanıyor, emeğe gelince yok diyor

Konukman, “Borçlanma yetkisi diye bir şey var. Bütçe kanunu dışında 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 5. Maddesi 'Bakan yüzde 5 kadar artırabilir, ikincisi olağanüstü şeyler varsa Cumhurbaşkanlığı kararıyla bir yüzde 5 daha artırırsın' diyor. Yıllık Rakam 81.7 milyar borçlanma miktarı, bunları ekleyince 90 milyara çıkıyor. Biz 7 ayda 98 milyar borçlanmışız. Memura gelince yok diyor. Borçlanma yap zammı ver. Sermayeye gelince borçlanıyor. Sermayeye gelince var emeğe gelince yok” diye konuştu.

3.2 milyar yasa dışı borçlanma yapıyorlar

Konukman, son olarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Devlette gelir olmaması gerekçe olamaz. Özel sektörde olur, özel sektör gelirlerin önceliğidir. Devlette giderlerin önceliğidir. Giderlerin önceliği ilkesi dediğiniz zaman giderlere tayınlama yapamazsınız. Ayağını yorganına göre uzat derler hayır efendim ayağım uzunsa yorganı ayağıma göre yaparım ayağım benim giderimdir. Ona göre göre de gelirimi yaratım. Yani giderim önceliklidir. IMF’nin bize dayattığı bütçe özel bütçe anlayışıdır. Önce gelirlerine bak yetmiyorsa giderlerini harcamanı kıs diyor. Niye kısayım. Ayağını kes ya da içine doğru çek diyor. Ayağını yorganına göre uzat kamu açısından yanlış. Eylül sonu itibariyle rakam 24.9 milyar dolar aşılmış. Daha yılın sonu gelmedi. Ne olacak bunlar? Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkacak şu tarihler arası geriye dönük şu kadar açık var diyerek borçlanmanın artmasına karar verip bir kere yüzde 10’u ekleyecek.  Bunun normalde çözümü ek bütçedir. Meclis ek bütçe verecek. Fakat öyle yapmıyorlar. 2017 yılında torba yasaya bir madde eklediler 37 milyar limiti artırdık dediler.  Bu borçlanma kanununa aykırı. 3.2 milyar yasa dışı borçlanma yapıyorlar.”

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık