Detay Üst

Dr. Uğurcan Üstündağ: Su içmek Bağırsağı temizler

Dr. Uğurcan Üstündağ, Su içmenin kalın bağırsakları yıkama görevi gördüğünü ve kalın bağırsak kanserinden korunmada önemli bir etken olduğunu belirtti.

Dr. Uğurcan Üstündağ: Su içmek Bağırsağı temizler
  • 05-05-2017 12:59

İSTANBUL- Su içmenin insan hayatında çok önemli bir rolü olduğunu vurgulayan uzmanlar, son zamanlarda aşırı kilo almak, hareketsizlik nedeniyle insanların sağlık sorunları yaşadıklarını bunun için günde en az bir saat yürümenin ve bol bol su tüketmenin faydasına dikkat çekiyorlar.

Dr. Uğurcan Üstündağ, az su içmenin vücudun tüm dengesini alt üst edebileceğini ifade ederek, "Az su içenlerde yorgunluk, dikkat güçlüğü ve hafıza bozuklukları görülebilir. Sağlığın korunması ve canlılığın sürdürülebilmesi için gerekli bir numaralı sıvının su olduğunu unutmayalım. Su vücudumuzun yüzde 55-75' lik kısmını oluşturur. Su; metabolizmanın düzenlenmesinde ve vücudumuzdaki tüm reaksiyonlarda görevlidir. Suyun zayıflama üzerine olan etkisi göz ardı edilemeyecek kadar fazla. Midede yarattığı hacimden dolayı daha az yemeyi ve metabolizmayı çalıştırıp günlük harcanan enerjiyi arttırır. Hücrelere oksijen ve besin öğelerinin taşınmasını, ayrıca atık ürünlerin taşınarak böbreklerden atılmasını sağlar. Ağız, göz ve burun gibi vücut dokularının nemlenmesini sağlar. Vücuttaki kan, gastrik sıvı, tükürük, amniyotik sıvı (gebelikte) ve idrar gibi vücut sıvılarının büyük bir kısmı sudur. Dışkının yumuşamasını sağlayarak kabızlığın önlenmesine katkıda bulunur.  Cilt sağlığında, bağışıklık sisteminde, vücut ısısının denetiminde, ödemin atımında rolü vardır. Tükürük ve mide salgısında besinlerin sindirilmesinde görev alır. Kilo alıp vermeden dolayı oluşan sarkmaları sporla birlikte önler. Vücudun ihtiyaç duyduğu iz minerallerin pek çoğunu sağlar. Soğuk algınlığı, idrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşları ve mesane kanseri riskini düşürür.  Zayıflama diyetlerinde metabolizmayı çalıştırmanın yanında, midede hacim oluşturarak tokluk hissi vermede işe yarar. Su yaşamın vazgeçilmezleri arasında olmasına rağmen asıl problem su içme kültürünün geliştirilememesidir. Hiçbir sıvı içeceğin suyun yerini tam anlamıyla tutmadığını unutmamak gerekir. Az su içenlerde yorgunluk, dikkat güçlüğü ve hafıza bozukluklarının görülebilir. Sağlıklı yetişkin bir erkekte vücut ağırlığının yüzde 60'ını, kadında yüzde 50' sini su oluşturur. Bu oranlar yenidoğan bir bebekte yüzde 70- 75 iken yaşla birlikte azalır. İnsan beyninin yüzde 95'i ve akcigerlerin yüzde 90'ını su oluşturur. Vücuttaki bütün sistemler, organlar ve hücreler yeterli su olmadan fonksiyonlarını sürdüremezler. Hücre içinde gerçekleşen bütün hayati metabolik olaylar ancak hücre içinde su yeterli ise gerçekleşebilmektedir. Vücut sıvısının yüzde 2 gibi küçük bir oranda azalması bile hafif yorgunluk, yakın hafizada hafif bozulma, dikkati toplamada ve yapılan işe odaklanmakta güçlüklere neden olur. Vücut sıvısının azalmasına basitçe "dehidratasyon" denir.  Gün boyu devam eden hafif yorguluğun en sık nedenlerinden biri de hafif dehidaratasyondur. Günboyu ve sık sık su için ve su içmek için susamayı beklemeyin. İdrar renginiz koyu sarı renkli ise yeterli miktarda su içmiyorsunuz demektir. İdrar renginiz koyu sarıdan açik ve şeffaf renge dönüştüğünde yeterli miktarda su tüketiyorsunuz demektir.  Vücutta fazla miktarda sıvının olduğuna işaret eden durumlarda (bacaklarda ödem ve karında asit); kalp yetmezliği, böbrek yetmezligi, siroz ve kronik karaciğer hastalığı gibi zaman zaman sıvı alımının belli bir miktarla kısıtlanması tedavinin önemli bir parçasıdır. Bu gibi durumda olan hastaların doktorlarının tavsiyelerine uymaları daha doğru olacaktır" dedi.