Detay Üst

Erdoğan'dan Avrupa ve ABD'ye önemli mesajlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Atlantik Konseyi zirvesinde "Suriye tarafında bir kaç gündür havan topu saldırısı var düşman belli biz bunları karşılıksız bırakmayız" dedi.

Erdoğan'dan Avrupa ve ABD'ye önemli mesajlar
  • 28-04-2017 14:53

Erdoğan ayrıca "Ben bu kampanyaları yapanlara sesleniyorum; siz önce şu teröristleri ülkenizde gizlemekten, saklamaktan şöyle bir vazgeçin. Özellikle Avrupa... Bunlardan vazgeçin. Tamam, 'hayır' kampanyasına destek verdiniz, kaybettiniz. Şimdi o defteri kapayın da 'Türkiye ile nasıl münasebetleri geliştireceğiz' buna gayret edin. Biz o kampanyayı yapmanıza rağmen kapımızı açıyoruz. Şimdi de onları görelim." dedi
Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan başlıklar

Karşı karşıya olduğumuz belirsizlikler nedeniyle geleceği kestirmekte ve tahminler yapmakta zorlanıyoruz.

BM Güvenlik Konseyi ve AB'nin itibarı birkaç ülkenin çıkar hesabına kurban ediliyor.

"Şu gerçeklerin artık idrak edilmesi gerektiğine özellikle inanıyorum. Ya mevcut mekanizmalara format atacak ya da karamsarlık virüsünün bünyemizi daha çok sarmasını seyredeceğiz. Ya yeni aktörlerin talep ve önerilerine daha çok kulak kesilecek ya da çözümsüzlük üreten sisteme suni teneffüs yapmaya devam edeceğiz. Ya tabandan gelen değişim rüzgarını yönetecek ya da bu rüzgarın kasırgaya dönüşüp bizleri yok etmesini bekleyeceğiz. Önümüzdeki seçenekler bu kadar açık ve nettir. Hiç şüphesiz karşımızdaki bu olumsuz tabloyu olumluya dönüştürmek, krizi fırsata çevirmek bizlerin elindedir."


MAKEDONYA'DAKİ OLAYLAR

"Dün Makedonya'da yaşananları hep birlikte takip ettik, gördük. Ülkede meclis başkanlığı seçiminin ardından yaşanan hadiseler endişe vericidir. Şiddet, hiçbir soruna çare olamaz. Olaylarda zarar gören herkese ülkem adına 'geçmiş olsun' diyorum. En başından beri hadiselerden uzak duran Makedonya'daki Türk toplumundan itidalli tavırlarını korumalarını özellikle bekliyoruz. Dost ve kardeş Makedonya'nın bir an önce huzura ve istikrara kavuşmasını da arzu ediyoruz."

Ne kadar uzakta olursa olsun başka bölgelerdeki sorunlardan muaf değiliz.

SEÇİMİN BİR GALİBİ BİR DE MAĞLUBU VARDI

Demokrasiye inanıyorsak istenilen neticeyi alsak da almasak da sandıklardan çıkan sonuca inamalıyız Seçimin bir galibi bir kaybedeni olacaktır. Mağlup olan da saygıyla karşılmalıdır.

Güçlünün çıkarlarını ön plana koyan bir yapı güvenlik ve istikrarı tesis edemez

Esed rejimini kendi halkını pervasızca katledip devlet terörü estirmektedir. Uluslarararsı toplum Suriye konusunda dirayetli davransaydı. Rejim bu zulmü gerçekleştiremezdi. Bununla ilgili adımı kararlı bir şekilde atmış olsaydık. 1 mlyonu aşkın Suriyeli ölmezdi. 3 milyon suriyeli benim ülkeme göç etmezdi.

Yabancı terörsit savaşçılar konusunda gereken işbirliği sağlansaydı Brüksel saldırısı olmazdı.

Ya bir yol bulacağız ya da bir yol açacağız. Başka çare yok.

Sorunların büyüklüğü karşısında asla ümitsizliği kapılamayacağız. Tarih ibret alınmazsa tekerrür eder

3 BİNİ AŞKIN DAEŞ'Lİ ÖLDÜRÜLDÜ

 Fırat Kalkanı harekatıyla DEAŞ'ı sınırlarımızdan uzaklaştırdık. 3 bini aşkın DEAŞ'lıyı o topraklarda etkisiz hale getirdik. Hiç kimseyi dışlamadan bölgenin gerçek sahipleriyle icra ettiğimiz bu operasyon DEAŞ'a şu ana kadar ki en büyük darbeyi indirdi. Şimdi hayatın normale dönmesini sağlıyoruz. Güneyimizde Suriye'nin kuzeyinde o bölgede terörden arındırılmış bir bölge yapalım, burada eğit-donat çalışmalarını da sürdürelim. Türkiye buna hazırdır. Maalesef söyledikleriniz gayet güzel demelerine rağmen adım atılamadı. Bu yapılmış olsaydı Suriyeli Suriye'yi ter etmeyecekti.

EN BÜYÜK DARBEYİ BİZ İNDİRDİK

 Uluslararası basında ifade edilen yalan yanlış haberleri de burada deşifre etmeliyiz. 2 bin 5000 km'lik alanı teröristlerden arındırdık. Kimseyi dışlamadan bölgenin gerçek sahipleriyle icra ettiğimiz bu operasyon DEAŞ'a en büyük darbeyi indirdi. Bir gerçeği ifade etmem gerekir: Dostlarımla görüşmemde gündeme getirdim: Terörden arındırılmış bir güvenli bölge yapalım. Bu konuda Türkiye üzerine düşeni yapmaya hazırdır. Malesef bu teklif yerinde denildiği halde bu adımı atamadık. Yapılan hep terör örgütlerine destek şeklinde devam etti. İstediğimiz oralarda konutlar inşaa edelim ve ortalama 5 bin km'lik alan inşaa ederek yeni bir şehir kuralım. Terör bataklığının başka türlü kuruması mümkün değil. Bunun için öncelikle terör örgütlerine karşı takınan ikircikli tavrın terk edilmesi gerekiyor.

BUNLAR PKK'NIN DÜŞÜK ÇOCUKLARIDIR

 Terör örgütlerinin iyisi, kötüsü olabilir mi? Bu mantıkla bir yere varamayız. Terör örgütünün hepsi kötüdür. Bu terör örgütlerine karşı mücadelemizi müşterek danışma işiyle sürdürmemiz lazım. Sırf DEAŞ'la mücadele ediyor diye PKK, YPG gibi yapıların etnik temizlik faaliyetlerine, bölgede işlediği cinayetlere sessiz kalmak yeni şeylere kapı aralır. YPG'yi biz iyi biliriz. Bunlar PKK'nın düşük çocuklarıdır. Terör örgütleri akrep gibidir. Bir gün kendini besleyen eli de ısırır. Biz ülke olarak terör örgütleri arasından ayrım yapmadan mücadelemizi sürdüreceğiz.

KİMİN YAPTIĞI BELLİ, BİZ BUNLARI KARŞILIKSIZ BIRAKMAYIZ

Şu anda iki gündür Suriye tarafından ciddi manada havan toplarıyla atışlar yapılıyor. Düşman belli biz bunları karşılıksız bırakabilir miyiz? Gereği neyse bunu yaparız.Güney sınırımız boyunca bir terör koridorunun oluşmasına izin vermeyeceğiz. Malum bazı cahiller var. Cahil cesur olurmuş. Kendine göre bakanlar kurulu oluşturuyor. Biz bunları karşılıksız bırakmayız. Kuzey Suriye'de böyle bir devlet kurulmasına asla izin vermeyiz."

AB'DEN 725 MİLYON AVRO GELDİ

"6 yıldır tamamen kendi imkanlarımızla 3 milyon sığınmacıyı ülkemizde barındırıyoruz ve şu ana kadar STK'larla beraber yapmış olduğumuz oradaki harcama 25 milyar doları bulmuştur. Peki bize gelen nedir? Avrupa Birliği'nden bugüne kadar söz verdikleri halde 2016'nın temmuzunda 3 milyar avro vereceklerdi, peki şu ana kadar ne geldi? 725 milyon avro geldi, hatta ikinci bir 3 milyar avro daha gelecekti, hiçbir ses yok. Peki BM Mülteciler Komiserliğinden bir şey gelmedi mi? Oradan da 550 milyon dolar geldi. Bize gelen bu ama yaptığımız harcama 25 milyar dolar."

KUZEY SURİYE'DE DEVLET KURULMASINA MÜSADE ETMEYİZ

"Sırf DEAŞ ile mücadele ediyor diye PKK, YPG gibi terör yapılarının etnik temizlik faaliyetlerine, bölgede işlediği cinayetlere tepkisiz kalmak, yeni insanlık suçlarına davetiye çıkarmaktır. PYD'yi biz tanırız, YPG'yi biz tanırız. Bizdeki PKK terör örgütünün bunlar düşük çocuklarıdır. Onların yetiştirmesidir. Bunları gayet iyi biliriz ve bu bölgede kim kimdir bunu bilen birisi biziz. Bu, bize sorulmalı. Dostlarımız bunu bizden öğrenmeli. Yoksa yanlış bilgiler üzerine geleceğe yönelik yanlış adımlar atılıyor ve bölge bir çöküşün içerisinde. Medeniyetler çöküyor, insanlar ölüme mahkum ediliyor."

"Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanması kadar doğal bir şey yoktur. Biz bir hukuk devletiyiz, haklarımız neyse bunu kullanıyoruz ve kullanmaya devam edeceğiz. Tehditler sürdüğü müddetçe gereken her türlü tedbiri alacağız. Güney sınırımız boyunca bir terör koridorunun oluşmasına asla izin vermeyeceğiz. Hele hele Kuzey Suriye'de bir devlet kurma teşebbüsü içerisine giren malum bazı cahiller var, 'Cahil cesur olur.' diyorlar ya o da o havalarda, kendine göre bakanlar kurulu oluşturuyor vesaire... Biz bunları karşılıksız bırakmayız ve Kuzey Suriye'de böyle bir devlet kuruluşuna da asla müsaade etmeyiz. Çünkü Suriye'nin bölünmesine karşıyız, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasından yanayız. Terörle mücadeleyi sınırlarımız içinde ve dışında sürdürmekte kararlıyız. Bu konuda tüm dost ve müttefiklerimizden dayanışma bekliyoruz."

TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ

Trump'ın önceki yönetime göre terörlemüadelede  daha kararlı bir duruş sergilediğinin sinyallerini alıyoruz. ABD'nin Suriye'de YPG'ye destek vermesi ittifak ruhunu zedeliyor.

FETÖ liderinin tutuklanması veya yargılanmak üzere Türkiye'ye iadesi, Amerika'dan temel beklentimizdir."

"Demokrasimize kasteden, 249 insanımızın canına kıyan katillerin dost bildiğimiz ülkelerce himaye edilmelerini kabullenemeyiz. NATO'nun ve Atlantik ittifakının özü, birbirine sahip çıkmaktır, zor gününde dayanışma sergilemektir. Birbirimizin hassasiyetlerine sahip çıkmadan bu dayanışmayı gösteremeyiz. Türkiye'nin müttefiklerinden beklediği destek hem açıktır hem hakkıdır."

"Sayın Trump'tan beklediğimiz; biz hedefi sadece DEAŞ'a mı kilitleyeceğiz yoksa tüm terör örgütlerine mi kilitleyeceğiz? Eğer sadece DEAŞ'a bunu kilitleyecek olursak yanılırız. Yani bir terör örgütünü yok ederken diğer taraftan diğer terör örgütlerini orada güçlendirmiş oluruz çünkü onlara ne yazık ki silah yardımları geliyor. Onlara gelen silah yardımlarını DEAŞ ile paylaşıyor. Elimizde bütün belgeler var. Görüntülü var, kayıtlı var, bunları gayet iyi biliyoruz, bunları sağa sola kaçırmanın hiçbir anlamı yok. Bunu tabii ki benim Sayın Trump'a anlatmam lazım."

Geçmişte iki ülkenin ortak hareket ettiği durumlarda nasıl stratejik çarpan etkisi oluşturduğunu, ne gibi başarılar elde ettiğini hep birlikte gördük. Bilhassa içinden geçtiğimiz bu kritik dönemde müttefiklik ilişkimiz çok daha büyük önem kazanmıştır. Trump yönetimi ile üst düzey temaslarımız Ocak 2017'den beri yoğunlaşıyor. Sayın Trump ile Türk-Amerikan ilişkilerinde taze bir sayfa açacağımıza inanıyorum."

ENERJİ'DE 3 TEMEL STRETEJİ

"21. yüzyılda enerji, yıkıcı rekabetin değil, iş birliğinin anahtarı olmalıdır. Bu anlayışla uluslararası iş birliğini artırmak için birçok küresel etkinliğe ev sahipliği yapıyoruz."

Ülke olarak 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedefliyoruz, kişi başına milli gelirimizi 25 milyon dolara çıkarmayı planlıyoruz. Buna katkı sağlayacak en önemli unsurlardan biri enerjidir. Türkiye hiçbir konuda olduğu gibi enerji meselesinde de tek başına kazanma hedefiyle hareket etmemiştir, etmeyecektir. Biz enerji alanındaki stratejimizi 3 temel üzerinde inşa etik: arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasa.

21. yüzyılda enerji yıkıcı rekabetin değil, işbirliğinin anahtarı olmalıdır. Bu anlayışla uluslararası işbirliğini arttırmak için birçok uluslararası toplantıya ev sahipliği yapıyoruz. İnşallah 22. Petrol Kongresi'ni ülkemizde düzenleyeceğiz. Türkiye Avrupa Atlantik coğrafyasının güvenlik, refah ve huzuruna katkı sağlamaya önümüzdeki süreçte de devam edecek. Bu süreçte dost ve müttefiklerimizden beklentimiz, ön yargılardan, kara proppagandalardan ve çifte standartlardan uzak bir şekilde Türkiye ile işbirliğine devam etmelidir. Dostlarımızdan aramızdaki 50 yıllık hukuka riayet etmesini bekliyoruz."

ERDOĞAN SORULARI YANITLIYOR

Rakka'da DEAŞ'i temizleyebiliriz Bunu başaracağımıza inanıyorum Bunu sayın Trump'a anlatacağım.

Referandum sonucu

Son birkaç gün içerisinde ekonomideki sıçramanın, özellikle yatırım alanlarının açılmasına yönelik atılmakta olan adımların, Türkiye'nin bir güvenli liman olarak görülmesi, tabii ki bu seçim neticesinin nereye vardığını gösteriyor."
Trump'ta  Clinton'dan az oy aldı. bazıları çıktılar yaktılar yıktılar sonuç ne oldu .

Avrupa'ya çağrı 'Hayır kampanyası yapmanıza rağmen...'

"Ben Cumhurbaşkanı olarak şu anda tüm girişimcilerin, yatırımcıların her zaman yanında olmaya devam edeceğim. İkili ve üçüncü ülkelerde de yatırım yapmaya özellikle birlikte devam edeceğiz. Kimsenin bu konuda endişesi olmasın ve dışarıda yapılan bu yalan yanlış kampanyalara da kimse kulak asmasın. Ben bu kampanyaları yapanlara sesleniyorum; siz önce şu teröristleri ülkenizde gizlemekten, saklamaktan şöyle bir vazgeçin. Özellikle Avrupa... Bunlardan vazgeçin. Tamam, 'hayır' kampanyasına destek verdiniz, kaybettiniz. Şimdi o defteri kapayın da 'Türkiye ile nasıl münasebetleri geliştireceğiz' buna gayret edin. Biz o kampanyayı yapmanıza rağmen kapımızı açıyoruz. Şimdi de onları görelim." (MİLLİYET)