Hakikat ve Adalet Adliyenin Tozlu Raflarına Hapsedildi

Cumartesi Anneleri/İnsanları eylemlerinin 744. haftasında, 1 Temmuz 1994’te gözaltında kaybedilen Ahmet Demiray’ın ölümüyle ilgili hakikatin ve mezar yerinin açıklanmasını istedi.

Hakikat ve Adalet Adliyenin Tozlu Raflarına Hapsedildi
  • 29 Haziran 2019, Cumartesi 14:35

İçişleri Bakanlığı ve Beyoğlu Kaymakamlığı’nın 700. haftadan bu yana Galatasaray Meydanı’ndaki oturma eylemlerini engellediği Cumartesi Anneleri/İnsanları, 744. hafta buluşmasında da İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde bir araya geldi.

Yoğun polis ablukası altında gerçekleştirilen eylemde, 1 Temmuz 1994’te gözaltında kaybedilen Ahmet Demiray’ın ölümüyle ilgili hakikatin ve mezar yerinin açıklanmasını istendi.

Cumartesi Anneleri/İnsanları adına haftanın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri okudu. Yoleri, şöyle konuştu:

“Türkiye'de gözaltında kaybedilenlerin akıbetlerine ve faillerine dair resmi suskunluk iktidardan iktidara devreden bir gelenektir. Bu gelenek, kamu gücünü kullananların yurttaşa karşı suç işleme imtiyazını sürdürmeyi hedefler. Hukukun üstünlüğü yerine gücün ve keyfiliğin egemen olmasını hedefler.”

‘Failler yargılansın’
“İktidarın yurttaşa karşı işlenen suçları yok sayan ve onaylayan resmi sessizliği karşısında yükselen sesimiz hakikate, adalete ve masumiyete sahip çıkmak içindir.”

“Ahmet Demiray'ın gözaltında ölümü ile ilgili hakikat açıklansın. Ahmet Demiray'ın mezar yeri açıklansın. Onu gözaltına alanlar, öldürenler ve bedenini kaybedenler yargılansın ve cezalandırılsın!”

Tanrıkulu: Mecliste komisyon kurulmalı
Demiray ailesinin avukatı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu eyleme mektup gönderdi. Tanrukulu, mektubunda şöyle seslendi:

“İnsan hakları ihlallerinin son bulması için yasal düzenlemeler gereklidir. Ancak yasaların uygulanması için de siyasi ve toplumsal irade gereklidir. Toplumsal barışın sağlanması için hak ihlalleri adil ve güçlü bir biçimde soruşturulmalı, sorumluların yargılanması ve hesap vermesi için her şey yapılmalıdır.

“Gözaltında kaybetme; kişiye yönelik bir suçtan öte insanlığa karşı işlenmiş suç olduğu gerçeğiyle hareket edilerek; yasalardaki zamanaşımı süreleri kaldırılmalı ve geçmişin aydınlatılması için insan hakları savunucularının da katılımıyla TBMM çatısı altında bir komisyon kurulmalıdır. Başta insan hakları ihlallerinin mağdurları olmak üzere tüm toplumda ‘adaletin yerini bulacağı’ inancı yerleşmelidir. Adalet olmadan barış olmaz.” 

Ocak: Babamdan devraldığımız hak mücadelesini sürdüreceğiz
21 Mart 1995'te gözaltında kaybedilen ve daha sonra cenazesi bulunana Hasan Ocak'ın ağabeyi, Cumartesi Anneleri/İnsanları’ndan Hasan Ocak da şunları söyledi:

“Sahipsiz kişi, kimsesizler mezarlığı kavramlarına fazla yabancı değiliz. Hasan Ocak tıpkı Ahmet Demiray gibi sözüm ona sahipsiz kişi olarak kimsesizler mezarına gömülmüştür. Oysaki onları harıl harıl arayan yakınları dört gözle bekleyen dostları vardır.

“Devletin geleneksel politikası, suçluları koruma kendi sorumluluğu gizlemek için uydurduğu bu kavramla artık yüzleşmesini istiyorum. Bunla yüzleşmediği, katilleri cezalandırmadığı sürece biz bu suçluların peşinde olacağız; adalet ve hak aramaya devam edeceğiz.

“Bugün aynı zamanda babamın da aramızdan ayrılışının 18.yılı. Babam adalet arayışını, demokrasi, hukuk arayışını bize miras bırakarak 18 yıl önce aramızdan ayrıldı. Biz ondan devraldığımız bu mirası ömrümüz yettiği sürece, hayatımızın her alanında adalet ve hukuk mücadelesini yürütmeye devam edeceğiz.”
 

haber ve kaynak: bianet

http://bianet.org/bianet/insan-haklari/209906-hakikat-ve-adalet-adliyenin-tozlu-raflarina-hapsedildi?

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık