Detay Üst

Meclis'te 23 Nisan özel oturumu

TBMM'nin 97. kuruluş yıldönümü nedeniyle Genel Kurul'da 23 Nisan özel oturumu yapıldı. Başbakan Binali Yıldırım ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu arasında anayasa değişikliği tartışması yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise tartışmalara lişkin "Tartışmalar üzerine değil, barış üzerine bina edin" dedi.

Meclis'te 23 Nisan özel oturumu
  • 23-04-2017 15:49

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 97. yıldönümünde, Meclis'te 23 Nisan Özel Oturumu yapıldı. 

Oturumda Başbakan Binali Yıldırım, söz alarak konuşma yaptı. Başbakan'ın ardından ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu Meclis kürsüsüne geçti. 
Binali Yıldırım çocukların Türkiye'nin geleceği olduğunu ifade etti. Binali Yıldırım, Meclis'in dünyadaki tek "Gazi Meclis" olduğunu belirtti. 
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni anayasa değişikliğiyle gensorunun kaldırılmasını eleştirerek, "Gazi Meclis hiçbir zaman denetim yetkisinden vazgeçmemiştir" dedi. 
YILDIRIM: MİLLİ EGEMENLİK DEMOKRASİYLE ANLAMLIDIR

Binali Yıldırım konuşmasında, "Milli egemenlik demokrasiyle anlamlıdır. Milli iradeyi zayıflatmaya yönelik bütün girişimler gayrımeşrudur. Bu girişimler milletimize ağır bedeller ödetmiştir. Milli egemenliği çiğnetmemek, milletin egemenliğini korumak bu meclisin görevidir. 
Yüce meclisimiz 15 Temmuz'da milli iradeye karşı kalkışılan FETO darbe girişiminde dimdik durmuştur. Bundan sonra da bu tür girişimlere karşı koymak, milli iradeyi geliştirmek hepimizin ortak görevidir. Bu darbenin önlenmesinde en büyük katkı yüce Türk milletinindir. 
Sorunların çözüm yeri milletin evi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Bu meclis "Gazi Meclis"tir, bu meclis kahraman meclistir. Meclis'in hangi badirelerden geçtiğini unutmamalıyız. Her 10 yılda bir demokrasimizle birlikte yüce Meclis de saldırıya uğramıştır. 
Bunun temel nedeni Anayasa'nın vesayetçi bir anlayışla hazırlanmış olmasıdır. Maalesef 2007'de Cumhurbaşkanı'nın seçilememesiyle bu Meclis bu sürece şahit olmuştur. En son gerçekleştirilen Anayasa değişikliği yüce Meclis'imizde görev alan bu milletin vekilleri tarafından hazırlanmış ve millete götürülmüştür. Bu sistemle beraber artık sürekli istikrar ve güçlü iktidar dönemi başlamıştır. Meclis daha da güçlenmiştir. 
KILIÇDAROĞLU: MECLİS İTİBAR KAYBINA UĞRAMIŞTIR
Binali Yıldırım’ın ardından kürsüye CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çıktı.
Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
Mustafa Kemal Atatürk’e göre, 23 Nisan Türkiye milli tarihinin başlangıcı ve dönüm noktasıdır. Milli mücadeleyi yönetmesi nedeniyle gazi meclis ünvanına sahip olan TBMM, hükümetin denetlenmesi görevini sürdürdü. Meclis, Kurtuluş Savaşı’nın en kritik dönemlerinde dahi denetimden ödün vermedi.

En zor koşullarda Meclis, hükümeti denetleme görevini yapmıştır. Milletvekillerin gensoru ve soru önergeleri asla ayak bağı olarak nitelendirilmemiştir.
YSK tarafından meşruiyeti tartışmalı hale getirilen mühürsüz seçimle bizler bu kürsüye çıkıp bir bakana sözlü soru soramayacağız. Soru sorsak dahi bizlere yanıt verme tenezüllünde bulunmayacaktır. 

Rahatsız olduğunuzu vicdan azabı çektiğinizi biliyorum ama beni dinlemek zorundasınız. Hiçbir kimse TBMM’yi fesh edemez. Ben bu Meclis’in itibarını korumak zorundayım.

Bu anlayış milli irade üzerine düşen gölgedir. Tarih milletvekillerini asla ve elbette unutmayacaktır. 

Üzülerek ifade edeyim ki siz Sayın Cumhurbaşkanı’na vekalet edemeyeksiniz. Seçimle gelen biri değil, atamayla gelen bir kişi vekalet edecektir. Bu acı gerçeğin, geriye gidişin unutulmaması gerekir.

Liyakat değil, keyfi yönetimin yolu açılmıştır. TBMM büyük bir itibar kaybına uğramıştır. Bir parlamentonun bu duruma düşmesi çok dramatiktir. 
Yüzde 10 seçim barajı çarpık bir zihniyetin ürünüdür.

Ben seçimle gelenlerin Türkiye’yi yönetmesini isterim. Seçimle gelen Cumhurbaşkanı’nın yerine vekalet edecek kişinin de seçimle gelmesini isterim. Darbe dönemlerinde seçimle gelmeyenler vekalet etmiştir.
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından söz isteyen Başbakan Yıldırım, yeniden kürsüye geldi. 
Yıldırım, şöyle konuştu: Sayın Numan Kurtulmuş, Başbakan Yardımcısı olarak atandığında milletvekili değildi. Seçilmemişti ve Başbakana vekalet etti. Yürütme görevini yapan Cumhurbaşkanı, vekaletini istediği çalışma arkadaşlarından birine verebilir. Yeni değişiklikte bu da Cumhurbaşkanı'nın yardımcısıdır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, Cumhurbaşkanı'nı seçen de millettir. 
İkinci husus Cumhurbaşkanı'nın Meclis'i feshetmesi. Kampanya sürecinde dilimizde tüy bitti, karşılıklı olarak yeni bir seçime gidilir. Bu Meclis iki kere feshedilmiştir biri 1960'da biri 1980'de.

Halk oylaması oldu ve millet yeni sistemi kabul etti. Bundan sonra önümüze bakmak lazım. Milletimizi muasır medeniyetler seviyesine çıkaracak çalışmalar bu yüce Meclis çatısı altında hep birlikte yapalım."
Bir kez daha kürsüye gelen Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın Numan Kurtulmuş örneğine şu şekilde yanıt verdi: "Hükümet parlamentoya geldi, güvenoyu aldı. Kim gücünü milli iradeden almıyorsa reddediyoruz. Bal gibi fesih yetkisi var, biz buna karşıyız."
Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın fesh olduğuna yönelik sözlerini hatırlattı.
Söz alan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise şöyle konuştu: "Tartışmaları hep beraber izledik Sayın Genel Başkan (Kemal Kılıçdaroğlu) benim Meclis'te dediğim bir şeyi dile getirdi. Cumhurbaşkanı 7 Haziran seçimleri sonrası parlamento seçimlerini yenileme kararı aldı. Zaman içerisinde bu tartışma farklı bir noktaya gitti. Ben kullandım ne anlamda kullandığım önemli. Bizim Anayasamız'da fesih yetkisi yok, seçimleri yenileme var. Ben orda ne dedim Cumhurbaşkanı seçimleri yenileme kararı aldıktan sonra, kendi seçimlerini de yenileyecek. Eski sisteme bakıp yeni sistemi değerlendirelemez. Şimdi yeni dönemde hem parlamentoya hem cumhurbaşkanına seçimleri yenileme yetkisi verilirken ikisine de müeyde getiriliyor. Karşılıklı seçimleri yenileme var, keyfiliği önlemek için karşılıklı müeyde var."
YILDIRIM: 16 NİSAN'DA YSK DARBESİ YAPILDI
HDP grubu adına kürsüye Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım geldi.

Yıldırım, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Geleceğimiz saflığın nişanesi, sevgi yumakları tüm dünyanın çocuklarını kutluyorum. Çocuk işçiliği ve istismarın olmadığı mutlu bir yaşam diliyorum. Mübarek Miraç Kandili'ni kutluyorum. Konuşmamı parlamenter sistem ve çocuk hakları olmak üzere iki ayrı başlıkta toplayacağım. 

İlk Meclis'e, herkes kendi rengi kültürü ve kimliğiyle seçilip gelen milletvekilleri kendi kimlikleri hatta kıyafetleriyle geldiler. 1924 Anayasası ile tekliğin reddedildiği, çoğulculuğu reddeden bir yapıya geçilmiştir. Sonraki dönemler bu tekçi ruh sayesinde askeri darbelerle karşılaştı. Ülkede siyaset sahnesinde onyıllar ve nesiller heba oldu. Oranlar üzerinden tartışılacaksa 82 Anayasası yüzde 91.4'le geçmiş olmasına rağmen huzursuzluğun temel nedeni olan bir Anayasa'dır. En son Çözüm Süreci olarak adlandırılan devletin Kürt halkıyla 100 yıla sarih sorununu çözmesi ve bir barış ikliminde bütün sorunları tartışması ise 30 Ekim 2014 MGK'sı ile maalesef bozuldu ve AKP hükümeti Çözüm Süreci'ne son noktaya koydu. O günden beri şehirlerimizin maalesef yıkıldığı, binlerce insanın yaşamını yitirdiği ve yaralandığı on binlercesinin tutuklandığı bir karanlık döneme girmiş olduk. Bu karanlık dönem 15 Temmuz darbe girişimine giden yolu açmanın temel sebebidir. Kürtlerin şehirlerinin özellikle yıkıldığı talanın yapıldığı, 15 Temmuz darbesinden 40 gün önce o generallere bizatihi dokunulmazlık zırhı getirildi. 

Bugün Sur'un, Cizre'in Nusaybin'in, Şırnak'ın ve Yüksekova'nın tamamının sokağa çıkma yasakları döneminde operasyonları yürüten komutanların tamamı bir terör örgütünün üyesi ve yöneticisi olmaktan içerdeler. Tabi suç sadece üniformalarla sınır değil, çünkü sivil siyaset de darbelerden beslenmeyi bildi. 4 Kasım'da milletvekillerinin tutuklanmasına yol açan bir yargı darbesi ve 16 Nisan'da halkın oylarını sabote eden YSK darbesine bu ülke tanıklık etmiştir. 

Sivil siyaset de bu darbecilerin zihniyetiyle hareket etmiş ve 4 Kasım 2016'da bu parlamentonun üçüncü büyük grubunun iki eş genel başkanı ve 12 milletvekilini tutuklamıştır. Bu önemli günde ifade etmek isterim ki bu hukuksuzluğun bir an önce son bulmalıdır. 

Ülkemiz maalesef eril ve militarist bakış açısını çocuklarımız üzerinden devam ettirmektedir. Bir çocuğun ilk hakkı yaşam, güvenlik ve beslenme ise ikinci hakkı dünyaya geldiği ana dilini öğrenme ve eğitimini bu dil üzerinde sürdürme hakkıdır. Devlet yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, özel kuruluşları da engellemektedir. Geçtiğimiz bir buçuk yıl içerisinde çatışmalar nedeniyle yer değiştirmek zorunda kalan sağlık haklarına ulaşamayan binlerce Kürt çocuğunun da bu ülkede yaşamını sürdürdüğünü belirtmek isterim. Sadece AKP hükümetleri döneminde 600'e yakın çocuğun kolluk kuvvetlerinin ateşiyle öldürüldüğünü gözönünde bulunduracak olursak, bu konunun hangi boyutlarda olduğu daha da iyi anlaşılacaktır. Bu konuda siyasi partilerin STK'ların ve uluslararası kuruluşların raporları mevcuttur.

550 çocuk bugün annelerinin yanında cezaevinde bulunuyor. Devlet çocuklarının geleceğine yatırım yapacağına cezaevlerine yatırım yapıyor. Çocuklara yazılmış güzel şiirler önemlidir. Ama sorumluluklarımızı da yerine getirmek gerekiyor. Çocuk işçiliğini önleme de en temel program eğitim programıdır. Ancak 4+4+4 istatistiklerin de gösterdiği gibi bu durumu arttırmıştır.
BAHÇELİ: KİMSE SOKAKLARDAN MEDET UMMASIN

MHP adına konuşan Genel Başkan Devlet Bahçeli, şunları söyledi:
Egemen olan, söz söyleyen, karar veren, geleceği belirleyendir. TBMM yeni bir dirilişin müjdesidir. 
İstiklal Savaşımız TBMM’nin verdiği yetki ve güçle yapılmıştır. TBMM gazidir. Tıpkı 15 Temmuz’da olduğu gibi bu Meclis; zalime, haine geri adım atmaksızın meydan okumuştur. 16 Nisan halk oylamasından sonra TBMM daha da güçlenmiştir. Kimse kriz çığırtkanlığı yapmamalı. Kimse sokaklardan medet ummamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti sokakta kurulmadı, sokağa da bırakılmayacaktır. Bu bir millattır. Herkes için bağlayıcıdır. Kuvvetler ayrımı netleşmiş, meclisimin tesir alanı genişlemiş, kuvvet kazanmıştır. 15 Temmuz’da bu gazi Meclis korkmadı, taviz vermedi. 23 Nisan 1920 inkar edilmeyecektir.
ERDOĞAN: BARIŞ ÜZERİNE BİNA EDİN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Erdoğan, Başbakan Yıldırım ile CHP lideri Kılıçdaroğlu arasındaki tartışmaya ilişkin soruya, "Tartışmalar üzerine değil, barış üzerine bina edin" yanıtını verdi. (NTV)



Etiketler: 23 NİSAN
ÇOK OKUNAN HABERLER