• 16 Eylül 2019, Pazartesi 19:45
Abdullah AYAN

Abdullah AYAN

Raylı sistemde bir nal tamam geriye 'üç nal, bir at' bulmamız kaldı..

Mersin Büyükşehir başkanlığı koltuğuna oturalı 5 ayı aşkın zaman geçmesine karşın Seçer geçmiş dönemle ilgili son günlere kadar yutkundu, durdu.

Muhalif, muvafık yükselen 'Kocamaz dönemiyle ilgili hesap sorma' taleplerini göğüslerken 'devr-i sabık yaratma gayretinde olmayacağını' da sürekli yineledi.

Ancak son günlerde Kocamaz' ın özellikle raylı sistem konusunda sosyal medyada yaptığı paylaşımlar ve tv kanalına yaptığı açıklamalar belli ki Seçer cephesinde bardağı taşırma noktasına getirmiş..

Büyükşehir Meclisinin Eylül ayı olağan toplantısının son bölümünde eleştiri ve dilekleri yanıtlarken kullandığı kimi ifadeler, Kocamaz ile Seçer arasında yerel seçimlerden önce ilan edilen ateşkesin sona ermekte olduğunu göstermesi bakımından yeterince işaretlerle doluydu..

Örneğin asfalt konusunda dile getirdiği "geçmiş dönemde çok asfalt çalışması yapılmış ama daha bunların borcu ödenmeden aynı asfaltı yeniden yapmak zorunda kalıyoruz. Yapılan asfalt yol bir iki yılda bozulur mu?"  şikayetler…(kamuoyuna pek yansımayan bir detayı anımsatayım: Bu dökülen asfalt için belediye bütçesi yetersiz kalınca Kocamaz seçimlere 9 ay kala Meclisten yeniden borçlanma yetkisi almış, aldığı 240 milyon borçlanma yetkisiyle İller Bankası ve Ticari Bankalardan 240 milyon lira kredi kullanma yoluna gitmişti.. A.A)

Aşağıda da yine Seçer' in yapılan üst geçitlerle ilgili ilginç bilgiler:

"Yerel seçimlere günler kala, şubat ayında iki üst geçit ihalesi yapılmış. Hayli pahalı bulduğum için iptal edeyim dedim, firma ihtarname çekti. Mahkemelik olmaktansa zorunlu olarak yapmalarına onay verdim. Ama üstlenici firmayı da 'parayı geç alırsınız' diye uyardım. 11 milyon liraya üst geçit mi olur? Üstelik efektif te değil. İnsanımız üst geçidi kullanmıyor."

Seçer' in tüm soğukkanlılığına rağmen, deyim yerindeyse dudaklarını ısırarak Kocamaz' a yönelttiği oklar bununla da sınırlı kalmadı.

Belli ki, eski Başkanın sosyal medyada yer alan; "metro olarak belirlenen raylı sistem projesi bizim dönemimizde hazırlanıp Ulaştırma Bakanlığından onay almıştı. (…) Aldığım hayırlı habere göre hazırlanan metro projemiz yatırım programına alınmış bulunuyor. (…)

Bu dakikadan itibaren Mersin Büyükşehir Belediyesine düşen görev her şeyiyle yatırıma hazır hale getirdiğimiz ve yatırım programına da alınan metro projesinin bu dönem sonuna kadar hayata geçirilmesidir. (…)" paylaşımı sabır taşını çatlatmış…

Gerçekten de konuya vakıf olmayan azımsanmayacak sayıda insanın, "ulaştırma bakanlığı projeyi onaylamış, Cumhurbaşkanı da 2019 yatırım programına almış, daha ne duruyorsun hadi sen de işi bitir" noktasına gelmesine yol açan ve "ben zaten her şeyi hazırlamıştım. Artık son vuruşu yapıver" algısını güçlendiren bu paylaşım üzerine çıkıp gerçekleri tüm çıplaklığıyla paylaşmak gerekiyordu. Seçer de bunu yaptı. Üstelik gergin üslupla.

Seçer öncelikle projenin hazırlanma sürecini anlatırken bedeliyle ilgili ince dokundurmalarda bulundu. Aşağıdaki sözler olduğu gibi kendisinin: "Bizden önceki yönetim bir müşavirlik firması ile anlaşmış. projeyi ihale etmiş. 8 milyon 200 bin lira ve artı KDV. Geçmiş yönetim bu bedelin 2 milyon 200 bin lirasını ödemiş. Kalan 6 milyonu da benim yönetimim ödeyecek."

Özetlersem; Belediyenin kasasından KDV dahil 9,6 milyon lira çıkacak ve bunun 7 milyonluk kısmı zaten borç batağında devredilen belediyenin yeni başkana hediye olarak bırakılmış..

Seçer, gün geçtikçe bulduğu geçmiş dönemden kaynaklı ağır tablo yetmezmiş gibi, 'devr-i sabık yaratmayacağım' dediği Kocamaz' ın "borç yiğidin kamçısı, ben aday olup seçilsem borç borç diye ağlayacak mıydım?" salvo atışları sonrası belli ki, ipleri koparma noktasına getirmiş.

Metro! ile ilgili Kocamaz' ın; "raylı sistemde her şey tamam, iş ihaleye kalmış, ben onun da kredisini bulmuştum. Ancak aday olamayınca kredi verecek olanlar kredileri buzdolabına koydular" sözlerinin de birikimiyle, 4 saati aşkın süre devam eden ve dikkatlerin iyice dağıldığı Büyükşehir Meclisinin kapanışında öylesine açıklamalarda bulundu ki, bundan böyle Seçer-Kocamaz ilişkilerinin eskisi gibi sürdürülmesi hayli zor.

Gelelim Elvan' ın '2019 yatırım programına alındı' müjdesi! ardından Kocamaz' ın, 'ne duruyorsun helva yapsana' tadında  ve Seçer' e vermeye çalıştığı 'hadi bakalım her şey hazır ettik,  şu metroyu tamamlayıver' gazına!

Projenin yatırım programına alınması sembolik anlamda bir şey ifade eder ama hepsi o kadardır.

Seçer' in haklı olarak ifade ettiği ve benim yıllardır dile getirdiğim kaynak sorunu eskisinden çok daha ağır biçimde karşımızda durmaktadır.

Proje hangi yöntemle ihale edilecektir?

Hazine kaynaklı kredi, belediyenin borçlanması, ya da YİD 'Yap işlet devret' modellerinin her birinin kendine göre farklı sıkıntıları, açmazları var..

İktidar gittikçe ağırlaşan krizin ardından önemli gördüğü ve Erdoğan'a ileride seçim kazandırma potansiyeli olan projeleri bile askıya almışken muhalif Mersin BŞ belediyesinin dış kredi için hazine garantisi talebine onay vermez.* (İstanbul Havalimanı, Avrasya Tüneli , Üçüncü Boğaz Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu, Çanakkale-Malkara Otoyolu, Ankara-Niğde Otoyoluna toplamda 15,4 milyar dolar garanti verildi ve artık hazinede barut bitmiş durumda.)

Belediye mevcut borçlarını ödemekte bile zorlanır ve Seçer, Meclisten borçlanma yetkisi alamazken belediyenin bir yıllık toplam bütçesine eşit bir yatırım için muhalefetin hâkim olduğu  Meclis yaklaşık 500 milyon dolarlık borçlanmaya 'olur' der mi? (Dese bile o borcun hangi şartlarda ve hangi faizlerle bulunacağı ayrı ve teknik bir konudur)

Geriye kalıyor YİD modeli..

2030 yılında bile saatte 18 bin yolcu taşıyacağı var sayılan (ki 2023 itibariyle gerçekçi tahminler yolcu sayısının 10 bin/saat' i bulmasının güç olduğunu, çünkü yapılan projeksiyonlarda pik saat dediğimiz yolcu trafiğinin en yoğun olduğu periyotlarda bile 12 bin yolcu olarak hesaplandığını gösteriyor) bir yatırıma gelip para koyacak üstleniciye nasıl bir rant vaat edeceğiz ki, getirip para koysun?

Kaba taslak hesapla 500 milyon dolar koyacak yatırımcı faizle yetinmez ve  10 yıllık gelirle parasını amorti edeceği Bankacılık sektörüne heveslenmezken, hangi şartlarla gelip Mersin metrosuna kaynak ayıracak veya  yapımını üstlenecek?

Bu soruların yanıtı zor gibi görünse de, aslında basit yöntemle ortaya çıkacak tabloyu kestirmek zor değil.

Bunun için bir soru önem kazanıyor, o soruyu sorarak noktalayayım:

Basit hesapla gidersek faiz ve on yıllık amortisman demek, 50 milyonu faiz gelirinden olmak üzere her yıl 100 milyon dolarlık bir gelirin garanti edilmesidir ki, o 100 milyon doları karşılamak için kaç Mersin' li çıkacak ta, metromsu raylı sistemimizin vagonlarına kurulacak?

Yer altından geçeceği bölgenin denizden kazanılmış bataklık olması, oraya girecek üstlenicinin nelerle karşılaşacağı, yatırımın belirlenen sürede tamamlanmaması halinde Seçer' e önümüzdeki seçimi kazandırması şöyle dursun, hayalleriyle birlikte yutacağı gerçeği mi dediniz?

Yatırım modeli netleşsin, o konuları da ileride konuşur, tartışırız nasılsa..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık