• 17.07.2017
Abdullah Ayan

Abdullah Ayan

Tuz deposundan Taş Bina'ya -10-

Tuz deposundan Taş Bina'ya -10- (Ak Otelin Vakıflar' a satılma önerisi)

Halef selef Müfide İlhan- Fahri Merzeci kavgası dönem boyunca zaman zaman tansiyon düşse de yeri geldiğinde şiddetlenerek sürer.

Örneğin 1952 Belediye bütçesi görüşmelerinde başkan yardımcılığı kadrosu ihdas edilmesi mevzuu tartışılırken buna karşı çıkan üyelere karşı savunan Merzeci' ye en büyük destek Müfide' den gelir.

İlhan söz alır ve şunları söyler:

"Belediye başkanının vazifesi hakikaten ağırdır. Başkatip tayin edilirse (görüldüğü gibi başkan vekilliğinden çok günümüzdeki genel sekreterliğe denk gelen bir kadro tanımından söz ediyor) bu ağırlık kısmen hafifler. Binaenaleyh bu cihetin nazarı dikkate alınmasını istiyorum" (21 şubat 1951 Belediye Meclisi bütçe görüşmeleri)

Ama günler süren bütçe görüşmelerinin bir başka oturumunda İlhan' ın verdiği dilekçeyle kızılca kıyamet kopar.

Müfide' nin adını vermediği yerel gazetelerden birinde yer alan "4 liralık bir kupanın başkanın mağazasından 45 liraya alınarak bir spor kulübüne verildiği iddiasının açıklığa kavuşması" iddiasının açıklığa çıkmasını istediği dilekçe gündeme bomba gibi düşer.

Yeni başkan Merzeci söz alır ve 'kupa meselesini' aydınlatmaya çalışır:

Başkan; "kurtuluş bayramında Belediye tarafından futbol kulüpleri arasında bir kupa maçı tertip ettirdik. Ancak Çukurova bölgesinde kazanana vereceğimiz kupayı temin edemedik. Vaktin dar olması nedeniyle ve kupayı kazanan takıma da hemen kupayı vermemiz gerektiğinden, İstanbul' dan kupa getirtmek te uzun zaman alacağından hemen kendi mağazasından bir kupa alarak sahaya götürdüğünü ve kendisine vekalet eden bir meclis üyesi arkadaşına kupayı kazanana vermesini tembih ettiğini, kupanın hakiki değerinin 37 lira olduğunu" söyler ve kupayı da kürsüden meclis üyelerine göstererek devam eder:

"Bu kupa için Belediyeden hiç bir ücret alınmadı. Kendim şahsen kazanan kulübe hediye ettim. Ancak Toros gazetesi kupayı mesele haline getirerek tertip içine girdi. Daha önce de hakarete varan yayınları nedeniyle dava açmaya karar verdiğimiz gün gazete sahibi Vasfi Orgun bize bir dilekçe getirdi. Dilekçede 'Düzenlenen Kurtuluş kupası maçının galibine 4 lira değerindeki bir kupayı 45 liraya Çankaya mağazasından fatura edildiğinin haber alındığı, konunun efkârıumumiyeye yayınlanmadan meselenin vuzuhu yerinde olur' ifadesi yer almaktaydı.

Maçların hitamından iki gün sonra Mersinspor aynı kupayı makamıma getirdi. Kırılma ihtimaline karşı kupanın burada muhafazasını, ileride medeni bir kupa ile bunun değiştirilmesini istedi. Ben de halen bu kupayı muhafaza etmekteyim ve gördüğünüz gibi kupa yanımdadır."

Açıklama üzerine söz alan Meclis üyesi Reşat Alp ise;

"Toros gazetesinin bu bulanık neşriyatı karşısında başkanın şahsına yapılan ağır ithamlardan dolayı kanuni bir muameleye tevessül edip etmediğini?" sorusunu yöneltir.

 Merzeci' den yanıt gecikmez: "Toros gazetesi daha ağır ithamlarda da bulunsa vazifeme devam edeceğim"

Mecliste kendisi hakkındaki bu ilginç tartışmayı izlemekte olan Vasfi Orgun' un konuşmalardan sıkılıp müzakereleri takipten vazgeçerek salonu terk ettiğini yazacaktır, 23 Şubat 1952 günü Toros' un rakibi Yeni Mersin.

4 veya iddia edildiği gibi 45 liralık kupanın o günlerde bile nasıl bir değere tekabül ettiğini anlatmak için somut bir örnek vereyim...

Belediye ihtiyacı için bir kamyon almaya karar verir. Gazetelere verilen ilanda kamyona biçilen muhammen değer 12 bin liradır...

**

Müfide İlhan' ı Ankara' dan Ak otel projesine para bulamadı diye yerden yere vuran, seçildiği gün ayağının tozuyla; "kasalarında parası, milli bankalarda itibarı olan Mersin Belediyesinin Mersinlilere hizmet etmesine hiç bir engel tasavvur edilemez" demecini veren yeni Başkan Merzeci de kısa zamanda işlerin sandığı gibi olmadığını yaşayarak görür.

Kaynak yaratmak amacıyla bir kaç girişimde bulunulur.

Örneğin Yoğurt pazarının park olmaktan çıkarılıp taksi ve araba durağı olarak değerlendirilmesi Belediye Meclisine başkanlık önerisi olarak getirilir ancak üyelerin büyük kısmı buna şiddetle karşı çıkar.

Ve  Parasızlık nedeniyle artık bıçağın kemiğe dayandığı Belediye, son çare olarak Ak Otelin satılmasını gündeme getirir.

12 Nisan 1952 Cumartesi günü o güne kadar alışık olmadıkları olağanüstü toplantıya çağrılan Belediye Meclis üyeleri merak içinde salonu doldururken, kucaklarında hayli ses getirecek ve o günlerdeki gazetelerin ifadesiyle 'kentin en önemli konusunu' bulurlar.

1944' ten beri neredeyse her ay bitti, bitiyor masalı anlatılan Ak Otel projesinin Belediye olanaklarıyla bitirilemeyeceği anlaşıldığından ve yapılan inceleme sonucu ortaya çıkan mütalaa ışığında satılması üyelerin görüşüne sunulur.

Başkanlığın Meclise getirdiği öneriye göre 'Atatürk caddesinde bulunan Ak otel namıyla maruf natamam binanın ıslahının Belediyeye çok külfete mal olacağı, Belediyenin kaynak yetersizliği nedeniyle bunun altından kalkamayacağı, Mersinin de böylesi bir otele duyduğu ihtiyaç göz önünde bulundurularak otel olarak işletilmek kaydıyla Evkaf İdaresine pazarlıkla satılması ve satış yapılabildiği takdirde 300 bin liraya verilmesi Meclis tarafından tartışmalar sonucu kabul edilir.

Meclisin kararında Evkaf İdaresinin satın almaması durumunda açık arttırmayla ihaleye girecek şahıslardan en yüksek fiyatı verene devredilmesi karar altına alınır. Bu arada Meclis gündeminde bekleyen otelin bahçesinde tesisler yapılarak işletilmesiyle ilgili kimi taleplerin şimdilik ertelenmesi, Meclis oteli satmaya karar verdiğine göre bu tekliflerin alınacak sonuçlardan sonra değerlendirilmesi kararlaştırılır.

Kararlaştırılır da otelin Evkaf İdaresine 300 bin lira karşılığı devri veya bir talipliye satılması mümkün olur mu?

Sorunun cevabını o günlerin Mersininde dolaşırken bulmaya çalışalım...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.