• 04 Ağustos 2019, Pazar 11:42
Av.İzzetULUDAĞ

Av.İzzet ULUDAĞ

ATATÜRK VE CHP

"CHP Genel Sekreteri Recep PEKER, CHP ile ilgili bir vesikayı Atatürk'e imzalatmaya getirdiğinde, Atatürk vesikanın üzerine 'partim' sözünü yazar. PEKER, 'Paşam, niçin CHP yazmıyorsunuz?' diye sorar. Atatürk de, 'Ne bileyim sonuna kadar CHP'nin benim partim kalacağını?' diye cevap verir." ( Falih Rıfkı ATAY, BABANIZ ATATÜRK, s. 57)

Atatürk'ün uzak görüşlülüğü.
Elbette ATATÜRK, sadece yaşarken CHP'nin başkalarının eline geçebileceğini değil, ölümünden sonra dâhi kurucu iradenin ve ATATÜRK'ü ifade eden ideolojik çizginin hilafına partide egemen olabilecek kişi, grup, hizip ve kliklerin eline geçme ihtimalinden söz etmektedir.
Atatürk, bütün partilerde iki çizgi arasında bir mücadele yaşanacağını daha Kongreler sürecinde görmüş, bunun önüne geçebilecek ideolojik sağlamlığa sahip devrimci kadroların yetişmesinde çaba harcamıştır. 
Atatürk, genç cumhuriyet karşıtı çizginin sadece suikastlarla, sabotajlarla, emperyalist destekli isyanlarla partiyi ele geçirmek isteğinin, çabalarının yanında toplumsal farklılıkları derinleştirip kullanarak parti içinde etkin olmaya çalışacağını ifade etmiş bizi 100 yıl öncesinden bu konuda uyarmıştır.
Gerçekten de dünya tarihinde devrim yapmış partilerin, devrimci ve hatta sosyalist partilerin süreç içinde, emperyalist sisteme de bağlı olarak ideolojik ciddi kırılma ve sapmalar yaşadığını, kurucu iradenin zıttına bir yola girdiğini görüyoruz.
CHP de şerbeti kendiliğinden menkul bir parti değildir.
Son yıllarda zaten yönetime gelenlerin ALTI OK ve kurucu değerlerden uzaklaştığı ortadadır.
"Biz, 1930'ların partisi değiliz!", " Dersim'de analar ağlamıştır!" "Açılımı en iyi biz yaparız!" vbsöylemleri, izlenen parti çizgisinin artık, ATATÜRK'ün cumhuriyeti kurucu çizgisi olmadığını, Atatürk'ün yukarıda alıntıladığımız saptamanın hızla hayata geçirilmek istendiğini, bugün CHP'nin Atatürk'ün partisi olarak kalıp kalmayacağının yol ayrımında olduğunu ortaya koymaktadır.
Ancak her şey bitmiş değildir.
CHP tabanı, her ne kadar kurucu ideolojik temelden uzaklaştırılmış olsa da, üye ve taraftarların Atatürk sevgisi, bilinç altında hâlâ varlığını göstermektedir. 
Ancak yine, öncelikle kabul edilmesi gereken husus, CHP içinde 2010 yılı sonrasında özellikle değişik yetkin kademelerde parti üst yönetiminde üç veya dört Atatürk karşıtı neo liberal hizip ve kliğin güç topladığıdır.
Yapılması gereken, CHP'nin üst yönetiminin partiyi köklerinden koparan, şekilsiz neo-liberal çizgisine karşı, Atatürk ve ALTI OK temelinde milliyetçi ve halkçı, ideolojik bir çizgi mücadelesi vermek, bu mücadelede rol oynayan devrimci, milliyetçi ve halkçı çizgiyi dikkatle takip ederek destek olmaktır, bugün kuvayı milliye görevi budur.
Sakın unutmayın;
Atatürk, partiyi ve partilileri gözetliyor!
Şunu da aklımızdan asla çıkarmayalım;
NUTUK, sadece düşman ve Padişah güçleri ve karşımızdaki gerici ve bölücü kuvvetler ile mücadeleden söz etmez.
Aslında baştan sona kadar, parti ve devrim mücadelesinde iki çizginin kavgasını anlatır bize.
NUTUK'un bu devrimci ruhuna nüfuz etmek, kavramak ilk görevimizdir zaten.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık