• 06 Haziran 2019, Perşembe 21:39
Av.İzzetULUDAĞ

Av.İzzet ULUDAĞ

MİLLİ ÜRETİM VE YERLİ MALI ZAMANI GELDİ ARTIK!

Korumacı, ithal ikameci ama planlı, karma ekonomik çizgi bugün de kendini bize zorla dayatıyor, tarımda, sanayide, askeriyede, her alanda.
Üreten de tüketen de, kazanan da biz olacağız. 
Türk Milleti'nin kazancı, Türk Milleti'nin kesesine akacak!
Başka çare yok!
ATATÜRK ve 1930'lu yılların CHP'si planlı kalkınma ve karma ekonominin uygulandığı o dönemde dünyanın en yüksek büyüme ve sanayileşme sürecine damga vurmuştu. 
Bu yükselme sürecini durdurmak ve ülkenin bölgede gücünü artırmasını engellemek, öncelikle milletin ve coğrafyanın birliğini sağlayacak genç cumhuriyetin bütün ülkeye hâkim olmasını dizginlemek için yayılmasını istemeyen o günün emperyalist gücü İngiltere, son olarak da kışkırttığı derebeyi, ortaçağ artığı Seyit Rıza'yı kullanarak, buna benzer pek çok isyana neden olmuştur.
Atatürk'ün aramızdan ayrılışından sonra devrim, maalesef yerini idare-i maslahata bırakmış, ancak buna rağmen ülkemiz iyi kötü 1960'lı yıllara kadar kendi ayakları üzerinde gelebilmiştir.
1960 devrimi sonrası İNÖNÜ'nün ardından hükümet olan Demirel, Allah rahmet eylesin, dünyayı sarsan o soğuk savaş günleri döneminde bile, o 1960'lı yıllar sonrasında, o çetrefilli, ABD'nin gölgesinin ülkemizde karabasan gibi dolaştığı zamanda, usta bir siyasetçi olarak hem ülke içinde ve hem de dışında sağlıklı bir denge kurabilmişti.
Mersin dahil her yerde, sanayi ve tarımda yol aldık... 
Tek kuruşluk özelleştirme yapmadık, kamuya ait bir çakıl taşımızı bile kimseye kaptırmadık, yabancılara satmadık...
Sorun elbette vardı.
Emperyalist güçler, özellikle ABD'nin gözü hep üzerimizde olmuştu.
Dikkatli olduk.
Ama.....
Şeytanî bakışlı ABD emperyalizminin nazarı değdi Türk Milleti'ne....
Sonuçta ülke içinde çatışma, sağcı-solcu diyerek kutuplaştırılan gençlik arasında kışkırtılan kardeş kavgası, her gün kaldırım taşları üzerinde uzanan onlarca genç yiğidin cansız bedeni, yükselen terör, Sayın ECEVİT'e karşı düzenlenen suikastler, Gladyo tezgahında hazırlanan, 34 kardeşimizin katledildiği 1 Mayıs 1977 TAKSİM katliamı, kargaşa, en sonunda DEMİREL'e dayatılan dış mihraklı 24 Ocak kararları, bu kararları millete zorla dayatacak olan ABD'ci 12 Eylül darbesi ve ÖZALİZM, DOLARİZASYON, kolonizasyon.... 
Ve içinde bulunduğumuz, yaşayarak gördüğümüz, nereden ve nasıl geldiğimizi kavrayamadığımız, pahalılığın nedenini biberin yeşiline, domatesin al rengine yüklediğimiz zor ve işsiz günlerdeyiz!
Elbette, küresel sermayeyaye entegrasyon döneminde, Özal'ın ABD'ci darbe ile başlattığı süreci takip eden hükümetler eliyle, yönetimde hangi parti olursa olsun, o güne kadar milletin alın teri dökerek ve dişiyle tırnağıyla kazanarak kamuya mal ettiği bütün malı mülkü, üretim araçlarını, fabrikaları artırmak yerine mirasyedi hovarda gibi elden çıkardık, özelleştirdik.... 
Artık sıkıştığımız yeter! 
HIZIR, kapımızda!
Dayanmanın sonuna geldik!
Ele güne ve özellikle ABD'ye ve BATI'ya muhtaç olmak istemiyoruz. 
1980 yılı öncesi, gıda ve giyimde kendi kendine yeten dünyanın 7 ülkesinden biriydik. Kendi yağımızla kavruluyorduk.
Yine yaparız, fazlası ile hem de!
Diriliş zamanıdır!
Küçük, orta ve büyük milli ve yerli sanayi zamanı geldi dayattı kendini, kendimize yeten, fazlasını dışa sattığımız tarım da. 
İş başına!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık