• 18.04.2017
Gazeteci Gözüyle

Gazeteci Gözüyle

64’e 36 Beynamazlar sınıfta kaldı!

Evet Vereceğimi açıkladığım andan itibaren şahsıma saldıran saldırana idi.  Sen nasıl Sivil toplumcusun, siyasi karar veriyorsun, cart curt laf edenler, kulp takmaya kalkanlar oldu.

Niye sizin yanınızda yer alan STK önderleri neci, onlar niye siyasi karar veriyorlar ve neden onlara ses çıkarmıyorsunuz da, bana sinirleniyorsunuz?! Tırrıkmısınız oğlum siz!

Ben 2010 referandumunda da EVET vereceğimi beyan etmiştim, o zamanda saldırdınız. Ben Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Abdullah GÜL’e oy vereceğimi söylediğimde de fıttırdınız siz! Ben anayasa oylamasında da “yetmez ama EVET diyeceğim” dediğimde de siz yine çıldırdınız. Ben Ülkenin kalkınması birlik ve beraberlik içim oyum Ak Partiye dediğimde de kafayı yediniz siz.

Pardon, Siz kimsiniz?

Siz Ak parti karşıtı olanları anlarım. Kızmam da. Çünkü bir siyasi tercihte bulunuyorsunuz. Saygı duyarım. Yeter ki hakaret etmeyin, ağzınızı bozmayın.

Ama siz Ak Parti içinde olan SOYTARI HAİN, İKİYÜZLÜ BEYNAMAZ ALÇAKLARA NE DEMELİYİM? Gittiniz geldiniz beni GEZİCİ diye oraya buraya karaladınız. Kim Gezicidir, kim değildir Allah bilir. Ama ben hiç olmadım. İlk gün oraya gittim, işin farklı olduğunu görünce ATV ve TRT ekranlarında çekildiğimi ve geri döndüğümü söyledim, yazdım, haykırdım. İftira atmakta, bok atmakta üstünüze yok. Niye?

Çünkü Parti küçük olsun, benim olsun mantığı var sizde. İşte küçük olan kadroların yaptığı işte ortada… Netice burada. Partiyi yerlerde süründürdünüz. Yazıklar olsun başka bir sözüm yok size.

Ne yazdımsa, ne söyledimse karşıda durdunuz, sanki size düşmanım. İstişare sünnet diyorsunuz, ama istişareden kaçıyorsunuz. Çünkü söyleminizle eyleminiz birbirini tutmayan, HIRSIZLIK, ARSIZLIK, YOLSUZLUK, ÇIKAR AMAÇLI olarak bulunduğunuz yerlere gelmiş tiplersiniz. Benimle yıldızınız bu yüzden barışmaz. Hayırlısı olsun.

Şimdi geliyorum yeni söylemlerime. Eğer istişareyi samimi yapacaksanız, ben karşılıksız, hiçbir mevki ve makam beklemeden sizlere Mersin için yol haritası çizmeye razıyım.  Çizdiğim yol haritasını uygulayın demiyorum, sadece kontrol edin, sıkı şekilde araştırın. Sonucu aklınıza yatmaz ise vazgeçin, ama söylemlerime kulak tıkamayın. Sen ben bizim oğlan mantığı ile yol yürümekten vazgeçin, etrafa değer verin. Kerameti kendinden menkul, üç beş Sino’nun iti kılıklı tiple yol yürürüm, bu yürüyüşle de mesafe kat ederim diyen varsa, buyursun yürüsün. Yürrüüüüüü…. Yürü de ense traşını görelim…

Ama…. Resin söylediği şekilde, inançla, azimle, kararlılıkla, itina ile kendini ve taşıdığın misyonu bilerek “BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA” şarkısını da söyleyerek yürümek istiyorsan, başarı elde etmek istiyorsan, adam gibi adamlarla yol yürüyeceksin. Aslan görünümlü çakallar ile yol yürüdükçe, KURTLAR VADİSİ PUSUDA dizisini izlersiniz, Diriliş Ertuğrul’u, Abdulhamit’i ve nicelerini kaçırırsınız. Yol yürüdüğünüzü sandığınız adamları tekraren gözden geçirin…. Hangileri hangi kavşakta manevra yaptı, kim döndü, kim ikili çalıştı, kim sekte vurdu iyi tespit edin.

Ben Mersin’den kalkıp gidip Çanakkale’de EVET için konferans verdim. Burada hem köşemde yazdım, hem basın bülteni yapıp tüm basına geçtim, Hürriyet, Sabah, Haber 7, Akit Gazetesi başta olmak üzere, mersindeki mersin Time, Mersin Siyaset de ve çok sayıda gazetede bu demeçlerim yer aldı.

Sizlerin hangi biri beni bu yaptığım çalışmalardan dolayı, bir yönetici olarak, ziyarete geldi, yada hal hatır sordu, yada bu adam bir şeyler yapıyor, gidip şunu bir dinleyelim dedi?! Sizin samimiyetiniz ancak kendinize ve kendinize yakın olanlara… Dümen suyunuzda gidenlere…

Böyle bilinçsiz, plansız, programsız çalışma mı olur?! Referandum için İl Koordinasyonunda, merkezdeki 4 büyük ilçenin yöneticilerinin de içinde olduğu kaç ekip ve takım kurdunuz? Sahada kaç ekip ve takımla yol yürüyüp, planlı programlı bir şekilde çalıştınız?

Adam akşam birinin evine gidiyor, çay muhabbet ediyor, sonra bir resim çekip sosyal sayfasında EVET için hasbıhal ettik diyor.Tontoş, tintoş, minnoş, falafoş…. Geçin bu ayakları.

Beleşten, toplumda hiç bir karşılığı olmayanları il başkanlığı, ilçe başkanlığı, il ve ilçe yöneticiliklerine getirirseniz ve bunlara kartvizit bastırıp kamu kurum ve kuruluşlarında gezmelerini temin ederseniz, bunların içinde bazı uyanıklarda oralardan nemalanmaya kalkarsa, ihale, mihale, avanta, dalga dümen derken partiyi hep kündeye getirirler.

Partiye veren yok, partiden alan çok! Yeter artık. Bunlara dur deyin ve partiye verenlerden bir ekip kurun. Unutmayın, veren el alan elden üstündür.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.