• 12.05.2017
Gazeteci Gözüyle

Gazeteci Gözüyle

Ramazan Geliyor, aman Dikkat!
Bakınız yine bir Ramazan ayı geldi, gelecek… Hoş gelsin, sefa gelsin… Ama biliniz ki yine bir takım uyanıklar bu işten RANT elde etmek için, sözde yardım ve hayır hasenat yapıyorlarmış gibi, senin benim kesemden, yani EL KESESİNDEN iyilik yapmaya devam edecekler (!) Bunun adı da RAMAZAN İFTAR YEMEĞİ olacak… Sözde fakir ve fukara halka, ihtiyacı olan zevata yardım edecekler, hayır hesanat yapacaklar (!) Kimin parası ile? Senin benim paramla. İftar yemeklerinin verildiği alanlar hazırlanacak, anlaşmalı paslaşmalı firmalar yemekçiler bulunacak, allem kallem yapılacak ve 30 gün için bir düzen kurulup, birileri nemalandırılacak. Tabi, yasaya, kanuna, yönetmeliğe uygun hale getirilip, senin benim verdiğim vergilerden oluşan devlet hazinesinden birileri 10 kap veriyorsa 100 kap yazıp yükünü tutacak. Bunu yaparken de RAMAZAN GİBİ BİR MÜBAREK AYIN adı yüzü suyu hürmeti kullanılacak. Vay hazreti Ömer vay! Ne büyük insansın, ne büyük bir değersin ki, senin adın kullanılarak, nasıl bir soygun düzeni, nasıl bir lokma düzeni, nasıl bir keyfi yönetim düzeni oluşturuluyor anlamak mümkün değil. Düzen düzene! Düzün baba! Bizi düzmeyenin düzesi gelir, düzmeyenin bir yeri sızlar (!) Yahu bari şu işi RAMAZAN GİBİ bir mübarek ayda yapmayın. Haa, bu arada erzak kolileri hazırlanacak. Kimden? Bizden baba! Senin benim sırtımdan. Bunları yandaşlara, kandaşlara, partici yurttaşlara dağıtacaklar. Vay babam vay.. Bunlar dürüst ve namuslu olacaklar, biz bunları yazan çizen olarak, yalancı, iftiracı, hakaret eden pislikler olacağız (!) Onun bunun şeyleri sizi… Haram olsun, zıkkım olsun, zehir olsun! Var mı ötesi! Şimdi diyorsunuz ki, kim bunu yapan, nerede, hani göster, gereğini yapalım (!) Hadi ordan be! Kim bu güne kadar gereğini yaptı?! Biz yazdık, çizdik, hırsıza ve hırsızlara adres göstermişiz (!) Bir alt kademedeki hırsızın yaptığını, bir üst kademedeki hırsıza göstermişiz (!) Şu çaldıklarından accıkda bana getir deyip, kapatmışlar gitmiş (!) Şimdi şu desek, bu desek ne olacak! Yazılarımız numarasız gözlük gibi. Her bedene uyar. Buyurun izleyin. Önümüzde iftar çadırları, masaları kurulacak, takip edin, kim yapıyor, nasıl yapıyor, ne veriyor, bu işten ne kadar para alıyor, nereden ve hangi kaynaktan alıyor araştırın. Eğer inançlı insansanız, BU İŞİ ALLAH RIZASI İÇİN YAPIYORSANIZ, yardım, iyilik insanın kendi kesesinden olur, buyurun yapın. Kendi kesinizden yapın şu işi. Birilerinin kesesinden değil, size emanet edilen kasadan değil. Kendi cebinizden. Gerisi yalandır, riyadır, üçkâğıttır, fasa fisodur. Benden şimdiden yazması, söylemesi… Gerisi ilgilinin bileceği iş.. Bu arada iftar çadırı, iftar masası kuracak olanların mekânlarını GEZMENİZİ TAKİP ETMENİZİ ÖNERİRİM. İftar süresincede dağıtacakları yemeklerin takibini yapın. Bakalım altından ne çıkacak! İnsan haram ile Helali bilmeli. Haram ile Helali karıştırmamalı. Ama diyorum ya, İnsan! İnsan olan bilir… İnsan değilse ne bilsin bunları! Bir sözümde şatafatlı mekânlarda lüks restoran ve otellerde iftar yemeği verenlere… Yazık, günah, israf! Orada vereceğiniz yemekle en az 150- 200 hanenin bir aylık yemek ihtiyacını karşılarsınız. Hava atacağınıza, insanlık yapın! Bari bunu yapıyorsunuz, bizim sırtımızdan yapmayın. Kendi cebinizden yapıyor olsanız bunu da yapmazsınız onu da çok iyi biliyoruz. O nedenle biz sizlere RAMAZANDAN RAMAZANA ORTAYA ÇIKAN, Ramazan FATİH’leri diyoruz! Sahte Fatihler… Sahte yardımseverler... İşlerini bilirler!
MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.