• 18.02.2017
Gazeteci Gözüyle

Gazeteci Gözüyle

Suçlu Kim, Allah Aşkına Kim?!

Suçlu Kim, Allah Aşkına Kim?!

Aslında bu yazıyı günler öncesi yazacaktım. Ankara – Mersin arası trafiğim yoğun olduğundan gecikti.

Tüm Mersin halkının yakından bildiği, Özellikle gözünü RANT HIRSI BÜRÜMÜŞ çakalların amansız takip ettiği, Uluslararası Ramsar Sözleşmesi ile koruma altında bulunup çok sayıda kuş çeşidi ve bitki türüne ev sahipliği yapan Göksü Deltası, faili meçhul yangınlar sebebiyle, yıllardır makus kaderini yenemedi ve sürekli burada YANGIN ÇIKIYOR …

Bu güzelim cennet alan, bu tarihi ve kültürel alan, bu sit alanı, bu korunması gereken yer, bu Allah’ın lütfü yer git gide yok olmaya başladı. 

1990’lı yıllardan bu yana Göksü Deltası’nda meydana gelen yangınların ardı arkası bir türlü kesilmezken, bu yangın neden çıkıyor, niye önlenemiyor, neden herkes sessiz kalıyor, neden ciddi bir tedbir alınmıyor, neden burası çok daha ciddi bir şekilde korunmuyor, neden bir türlü suçlular,suça yardım edenler, bu işe göz yumanlar, görevini ihmal edenler, bildiği halde bazı gerçekleri görmezden gelenler, bildiği halde ciddi tedbir alınması için gayret sarf etmeyenler, görevini ihmal edenler, suiistimal edenler, kötüye kullananlar neden ortaya çıkarılmıyor ve neden bu yangınlar sessiz sedasız devam ediyor, kimse bilmiyor.

Düşünün bu yıl bu doğa cenneti 2 defa yandı.

Mersin’in Silifke İlçesi’ne bağlı Göksu Deltası’nda çıkan bu yangınların sebebini aslında burada görev yapanlar, bu işi korumakla mükellef olanlar, yörenin halkı, çok çok iyi biliyor…

Ama gelin görün ki, kimsenin bunu anlatmaya dili varmıyor, AMAN BANA NE başıma iş almayım tavrı ile bu işe sessiz kalıyor. 

Ben böyle düşünüyorum Bunun başka bir izahı yok. 

Neymiş de, “arazinin bataklık olması sebebiyle müdahale edilemiyor-muş”… 

Bak sen! 

Bu bilinmeyen bir durum mu? 

Arazinin batıklık olduğunu 1990 dan beri mi biliyoruz?! 

Burası var olduğundan beri böyle. 

Her yangın çıktığında bir sebep bulunmuş. Yetkili, ilgili, alakalı kendince bir neden bulup bizlere açıklamış. İyi… 

Peki bu yangın ilk çıktığı güden bu yana defalarca yangın çıkması ve buna önlem alınamaması, bunun için gereken çabanın yapılmaması, tedbirin ciddi alınmaması, bu korunması gereken yerin korunamamasında burada görev yapan, bu işin başında bulunan, dahası bu görevlilerin emir aldıkları ve durum bildirdikleri üst makamlarındaki tüm yetkili ve ilgililerin, siyasi makam sahiplerinin, idarecilerin hiçbir kusuru, kabahati yok mu?!

Çıkış nedeni EFTEN PÜFTEN AÇIKLAMALARLA geçiştirilen fakat bir türlü belirlenemeyen yangınlar sebebiyle adeta o bölge bir SABOTAJA uğruyor gibi…

Her çıkan yangında bu KORUMA BÖLGESİNDEKİ alanın 50- 100 dönümü yanıp kül oluyor. Şu ana kadar 400- 500 dönüme yakın yeri yok ettiler.

Burası sazlık ve sulak bir arazi… Ama cevap kolay… Bataklık olduğu için müdahale edemiyoruz…. Bak şimdi şu duruma!

Defalarca RANT çakallarından, bu bölgeye gözünü dikmiş, çıkar çevrelerinden, burada inşaat ve binalar dikmek isteyenlerden, bu cennetin yok edilmeye çalışıldığından bahsedip TV ekranlarında seslendim, gazete köşelerinde yazıp durdum. Kimsenin dikkatini çekmedi mi? 

Hadi benden vazgeçtim, o bölgede yaşayan halkın anlatımları, orada bulunan gazeteci kardeşlerimin haber ve yorumları da mı kimsenin dikkatini çekmedi?

Bu nasıl bir AYMAZLIK- UMARSIZLIK- BANANECİLİK işini savsaklamak, görevini görevinin gerektiği bilinç ve şuur içinde yapmamak!!!

Herkes RANT peşinde olanların, çıkar peşinde olanların, haksızın, hırsızın, namussuzun yanında mı olmak durumunda!

Bu devletin, milletin, memleketin, sahipleri bu işleri görmezden mi geliyorlar?

YAHU, BURASI NEDEN BİR TÜRLÜ CİDDİ KORUNAMIYOR, NEDEN SÜREKLİ YANGIN ÇIKIYOR, ÇIKAN YANGINLARIN NEDENİ UYDUR KAYDIR SEBEPLERE BAĞLANIYOR DA, NEDEN GEREKLİ ÖZEN GÖSTERİLİP YANGINLARIN ÖNÜ ARDI ALINAMIYOR?

Neden etrafı çitle çevrilip, kamera sistemi ile takip edilip, bekçisi bakıcısı arttırılıp da burası takip edilmiyor?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne ALLAH RIZASI İÇİN SESLENİYORUM! 

Burayı çok ciddi bir şekilde koruma altına alın, yanan yerleri eski haline döndürmek için çaba harcayın, burasının etrafını çitle çevirip insan girmesine engel olun, Kaçak avcılarla çok ciddi mücadele yapın, kamera düzenini bolca koyun, bekçi ve bakıcısının sayısını arttırın, çevresinde imarlaşmayı, betonlaşmayı durdurun, bir şekilde BU DÜNYACA ÜNLÜ DOĞA CENNETİNE sahip çıkın.

Sözde 2006’dan beri koruma altında. 

Türkiye’deki 450 kuş türünden 328’nin görülebildiği, florasında 441 bitki türü barındıran deltayı söyleyip dururlar… 

Bu kafa ile bu bakış açısı, bu görev anlayışı, civarda yaşayan halkın bu sessizliği ile bu CENNET ALAN GÖKSU DELTASI yakın bir zamanda yok olur ve burada birbirinden berbat yapılaşmaları görürseniz şaşırmayın!

Yazık ya! İnsan Allah’tan korkar, Kulundan utanır. 

Nedir bu ya! 

Suçlu Kim, Allah Aşkına Kim?! 

Ben miyim, sen mi, o mu, biz mi, siz mi, KİM!!!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.