• 04 Şubat 2019, Pazartesi 12:37
HüseyinHASIRCI

Hüseyin HASIRCI

Yaşanan olaylar hepimizi üzüyor

Herkes hesap yapıyor, Yaratanın hesabını niye unutuyorsunuz?
Son günlerde ülkemizde cereyan eden olaylar hepimizi derinden üzüyor.
Adaletsizlik, haksızlık ve usulsüzlüğün arttığı ortamda güzellikler oluşmaz, aksine çirkinlikler ortaya çıkar, yaşam kötüleşir.
Adalet de önemli, Merhamet de…
Fakat bu ikisi arsında ince bir çizgi var.
Adalet ve merhamet nasıl ayırt etmeliyiz?
Adalet, her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak şeklinde tarif edilir.
Bir hâkim başkasına yapılan zulme merhameti ile yaklaşamaz ve bu yönde tasarruf edemez.
Adaletin gereğini yerine getirir. Kendi şahsına ait bir mesele ise o zaman merhamet edip affedebilir.
“Allah Rasulü kendi nefsi için, intikam almamıştır. Ancak Allah’ın yasaklarının çiğnenmesi durumunda Allah hakkı için öç almıştır.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 4)
Birincisi merhamet diğeri ise adaletin tecellisidir…
Doğal hukuk ile insan hak ve özgürlükleri gibi kavramların İslamiyet'te yeri ve önemi vardır.
Doğal hukuktan biz şunu anlıyoruz;
Allah’ın yaratılışta insanlara bahşettiği hak-hukuktur.
Hatta bu hak-hukuk geniş anlamda diğer canlılar ve varlıklar için de söz konusudur.
Belli bir memlekette, belli bir dönemde uygulanmakta olan değil, fakat uygulanması gereken yani sosyal ihtiyaçları adalete en uygun biçimde karşılayacağı düşünülen hukuka ideal hukuk veya doğal hukuk adı verilmektedir.
Gelenek (örf ve adet) hukuku yazılı değildir.
O toplumsal vicdanda yaşar.
Toplum bireyleri arasında sosyal bir davranış kuralı olarak benimsenen bir geleneğin, hukuk kuralı haline gelebilmesi için üç unsurun bir araya gelmesi gerekir.
Bunlar, süreklilik, genel inanç ve devlet yaptırımı.
Her şeye hassas mizanlarla, mahsus ölçülerle vücut vermek, suret giydirmek/şekil vermek, her şeyi yerli yerine koymak, nihayetsiz bir adalet, bir mizan, bir ölçü ile iş görüldüğünü gösterir.
Her hak sahibine istidadı nispetinde hakkını vermek, yani vücudun muhtaç olduğu bütün levazımatını, bekasının/varlıkta kalması için gereken bütün cihâzâtını en münasip bir tarzda vermek; nihayetsiz bir adalet elini gösterir.(bk. Sözler, Onuncu Söz, Üçüncü Hakikat).
Allah’ın kâinat çapında koyduğu hak-hukuk, adalet kavramları, Kur’an ve sünnette de söz konusu edilmiştir.
İslam kültüründe yer alan ahlakî değerlerin büyük çoğunluğu doğal ve ideal hukuk kavramı çerçevesine girmektedir.
Örneğin, dürüst olmak, başkasını aldatmamak, kendisi için istediğini/sevdiğini başkası için de istemek, komşusu aç iken kendisi tok yatmamak, gerekirse başkasın kendine tercih etmek, ırkçılık yapmamak, bir ırkı diğerinden üstün tutmamak, herkesin rengine, diline, meşru olan örf-adetlerine, kültürüne saygı göstermek, fitne-fesat çıkarmamak, büyüklere karşı saygı, küçüklere sevgi göstermek, karşılıklı yardımlaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularını beslemek, gayrimüslim de olsa hiçbir vatandaşa haksızlık etmemek, eziyet vermemek, hakir görmemek…
Bunların hepsi ya ayet veya hadislerde vurgulanmıştır.
İslam’da kul hakkı çok önemli bir yer tutar ve bu bir nevi doğal hukuk kuralıdır.
Kul hakkı genel olarak insan hakkı, Müslüman hakkı, komşu hakkı, akrabalık hakkı gibi kavramlarla iç içe girmiş bir doğal hukuk olarak kendini gösterir.
Hülasa; İslam’da dinî terbiye ile ortaya çıkmış ideal/doğal hukuk yansımaları, normatif hukuk kurlarının kat kat üzerindedir.
Her iki dünyanın saadetini bir arada temin etmeyi hedefleyen İslam’da en önemli amaç olan Allah’a ve ahirete imanın gücü nispetinde toplumlarda doğal hukuk güçlü bir şekilde kendini gösterir.
Bir karıncayı ezmeyi yasaklayan bir dinde insan hak ve hukuku göz ardı edilebilir mi?
Kâinat çapında adalet ölçüsünü gösteren dengeyi kuran, karınca toplumunu emirsiz, arı cemaatini yasupsuz bırakmayan Allah, yeryüzü halifesi olarak yarattığı mükerrem insanlık cemiyetini öndersiz/peygambersiz bırakır mı?
“Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim” diyen Hz. Peygamber (a.s.m)’in hayatı, icraatı, sünneti, getirdiği kitabı bu doğal hukukun, insan hak ve özgürlüklerinin doğal güvencesidir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık