• 20 Eylül 2018, Perşembe 20:54

YERLİ MALI HAFTASI (12-18 Aralık) !!!

Güzel ülkemizin ekonomik çıkarları için Yerli Malı üretimi ve kullanımının ne kadar önemli olduğunu anlamaya başladık. Emperyalist güçlere muhtaç olmamak için çok acil ekonomik önlemler alınması gerekiyor. Her yıl sizlere Aralık ayında Yerli Malı haftası gelince ekonomik çıkarlarımızı gözetmek için uyarı yazımı gönderirdim. Güzel ülkemizde acil olarak gereken önlemlerin alınması gerekiyor. Bu nedenle YERLİ MALI kullanımı ile ilgili uyarı yazımı 3 ay erken göndermek istedim. Umarım tüm yetkililer bu uyarımızı dikkate alır ve gereken önlemleri alırlar. Sevgi ve saygılarımla.

Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR

Her yıl, Yerli malı haftası geldiğinde, sizlere uyarı yazımı gönderirim. Bu yıl da yerli malı haftamız geldi ve 2011 de yazdığım yazımı sizlere yeniden anımsatmak istedim.

Ne yazık ki yine hiç kimseden YERLİ MALI HAFTAMIZ için bir uyarı ve öneri yok. Yani küresel sermaye ve vahşi kapitalizm istediğini elde etti. Ulusal ürünlerimizi tanıtmak ve onları kullanmamızı önerme konusunda, ulusal güç birliği yapmamız engelleniyor.

Neyse ki 6 yıl önceki yazımda dile getirdiğim YERLİ MALI OTOMOBİL ÜRETELİM önerimi yöneticilerimiz duydu ve gereken işlemlere başladılar. Umarım en kısa sürede gerçekleşir.

Değerli arkadaşlar,

Yaşadığımız dolar krizi ve ekonomik kaosun önlenmesi için alınması gereken Ekonomik önlemler açıklandı. Bu açıklamaların içinde yerli üretimin teşvik edilmesi ve yerli üretimin halkımızca da kullanılmasının desteklenmesini isterdim. Yani YERLİ MALI HAFTAMIZIN tam da kutlanması ve halkımıza yeniden anımsatılması gereken bir dönemdeyiz.

AB-D emperyalizminin en önemli silahı olan vahşi kapitalizmle mücadele edebilmek için özellikle yerli üretim ürünlerimizi arttırmamız ve ihraç etmemiz gerekiyor. Ne yazık ki ihracatımız da giderek ithalata bağımlı hale geldi. Yani YAP-SAT yerine AL-SAT ilkesi geçerli hale geldi. Bu konudaki kaygılarımı dile getiren Sayın Güngör URASın 6.3.2015 tarihli Milliyet gazetesindeki ithalat bağımlısı olduğumuzu içeren vurgulamasını, sizlerle paylaşmak istedim:

İthalat bağımlısı olduk

            “Türkiye’de dolar ve TL birlikte iş yapıyor. Dolarla alınan TL ile satılıyor. Doların fiyatı arttıkça TL karşılığı da artıyor. Eğer TL gelirle yaşayanların geliri artmamışsa, satın alma güçleri azalıyor. Pazar sepetleri küçülüyor. Tarımda ve sanayide ithalata göbekten bağlandık. Üretmenin zahmetine katlanacak yerde, ithalat kolaylığına alıştık. İmalat sanayimizde toplam hammadde girdilerinin yüzde 63’ü, üretim maliyetinin yüzde 53’ü ithalata bağımlı”.

Umarım; önümüzdeki dönemde, dünyanın yaşayacağı ekonomik kriz nedeniyle özellikle yerli üreticilerimizi korur ve onlara gereken desteği veririz. Aksi halde halkımız ve yöneticilerimiz, gittikçe artan dış alımlar (ithalat) yüzünden oluşabilecek işyeri kapanmaları ile yaşanacak işsizlikler için pişman olmazlar.

Özellikle alış-verişler sırasında 869 barkod’lu, yerli üretim malzemelerini tercih etmenizi öneriyorum. İşsizlik sorunumuzun çözümüne en büyük katkının, yerli üretimin teşvik edilmesi olacağını, yeniden anımsatmak istedim.

Sevgi ve saygılarımla


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık