• 28 Ekim 2018, Pazar 16:56
MustafaGÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

ARSLAN AİLESİ!

Bu aileyi ve fertlerini şahsen tanımam.

Şu ana kadar Hiçbir maddi ve manevi ilişkim olmadı.

Mersin’in doğma büyüme evladıyım.

Bu ailenin yatırımlarını, üretimlerini, kente kazandırdıkları istihdamı, SANAYİ- EKONOMİ- SANAT- KÜLTÜR-SPOR- SOSYAL YAŞAM’a sundukları hizmeti inkâr eden olursa, suratına tükürürüm.

Hele ki, dün ekmeğini yiyip, suyunu içip, onların maddi ve maneviyatından faydalanan, sonrasında “çekememezlik, haset” kaynaklı iftiralar atanlara ise, tek sözüm: YAZIKLAR OLSUN! DUR.

Bakın ben yaşadığım bir iki hususu dile getireceğim.

Yaklaşık 5-6 yıl önce idi. Mezitli’de çok sevdiğim bir TERZİ’de oturuyorum. Takım elbise diktiriyorum. Terzinin oğlu Ahmet, hiçbir şey sormadan, günün ve ortamın getirdiği olaylardan dolayı o an, bu aileyi andı. Şöyle dedi: Mustafa Ağbi, biliyorsun ben partinin içinde görev aldım, aynı zamanda kurucusuyum. Bu Mahmut Arslan var ya, bu adam bir gün olsun bizim telefonlarımıza bakmamazlık etmedi. Ramazan’da, bayramlarda ne zaman aradıysak fakire fukaraya verilmek üzere koli koli erzak verdi. Tır dolusu. Biz bunları dağıttık, çoğu, o zaman, yine bu adamların ardından konuştu. Ama inan ağbi, partinin şu eksiği var, filan yerde şu büro açılacak, felan yerde şu iş yapılacak dediğimizde hep bu adam elimizden tuttu, karşılığında da bir şey istemedi…”

Lafını uzatmayacağım, çok şey anlattı, övdü, kıymetinin bilinmediğini izah etti, parti içinde yapılan saygısızlık ve çirkin tutumları aktardı.

Terzi ölmemiş yaşıyor. Yüzleşiriz.

Bende, dedim ki, KİM YETİMİN ELİNDEN TUTAR, KİM FAKİR FUKARANIN, ACZE DÜŞMÜŞÜN ELİNDEN TUTAR ONDAN ALLAH RAZI OLSUN…

Terzinin anlatımının sebebi, parti içi vefasızlık, hainlik meselesi idi. O zamanda seçim vardı ve ortam karışıktı. İşi Mahmut Arslan’a getirip, Ağbi adam soyadı gibi aslan gibi partiye ve partilileri, Mersin fakir fukara halkına hizmet etti. Ama adam aday oldu, vuran vurana… İnsanoğlu böyle nankörüz dedi.

Mezitli Viranşehir’de herkesin bildiği bir cami var. Adını vermeyeyim. O caminin cemaatindeyim. Mümkün olduğunca namazımı orada eda ederim. Bir gün sordum.

Onlarda, bu aile ile ilgili öyle güzel şeyler anlattılar ki, hayır hasenatlarını, iyiliklerini, şimdi buradan yazsam, bu yağcılığın sebebi ne dersiniz…(!)

Birileri, Gece yaparlar, kutlama yaparlar, yemek yaparlar, bilet satarlar, nakdi yardım isterler, şurayla şu yapılacak, buraya bu yapılacak, bu aile hiç birini kapıdan çevirmemiş…

Çok sayıda partiliden ve kişiden dinledim.

Ama adamların ve ailenin üzerinde döndürülen oyunların haddi hesabı yok.

Mersin bu adamların sayesinde DÜNYA ekonomisinde yerini almış.

Kentin her yerinde okul, cami benzeri güzel eserleri var.

Bırakın bunları bir kenara binlerce insan yanlarında ekmek yiyor.

Bu aile ile bu uğraş niye, kim için, neden?

Bu karalama kampanyalarının kime ne faydası var?

Bu oyunları kuranlar, tezgâhları ayarlayanların hesabı ne?

Yarın bu aile bu Mersin’den kalkar gider ve İstanbul’a bu yatırımları yaparsa, çok mu iyi bir iş yapmış olacaksınız?

Bu aileyi küstürmenin, kırmanın, gücendirmenin, bu denli karalayıp, yok etmek ve sindirmek için üzerlerine gitmenin kime, nereye, kimlere faydası var?

Mersin’i yöneten İş adamları, Oda başkanları, Demokratik kitle örgütü başkanları, sivil toplum kuruluşu başkanları başta olmak üzere, ildeki ve ilçelerdeki idari görevde bulunan yöneticilerimizin bu aileye manen destek olması, yanlarında yer alması gerekirken, kimi korku belasına, kimi kıskançlık ve haset yüzünden pusuya yatmış avcı gibi beklemelerini hazmedemiyorum.

Çünkü ben bu ailenin üzerine oynanan oyunların farkındayım.

Kimler, neden oynuyor, ne planlıyor farkındayım.

O farkındalık yüzünden zaman zaman benimde başıma bir takım işler geliyor ama umurum bile değil.

Benim siyah ve beyazdan başka tanıdığım renk yok.

Arı duru ve netim.

Ben bu ailenin vatan haini, devlet düşmanı olduğuna zerre kadar inanmıyorum.

Ben bu ailenin Mersin için, Memleket için, Devlet için, Millet için büyük bir şans olduğuna inanıyorum.

Mersin’i yönetmeye talip olan kişilerin bu ailenin kıymetini bilmesini, hiçbir şey yapamıyorlarsa, ayak bağı olmamasını temenni ediyorum.

Bir çift sözüm de, CANIMI, MALIMI, KANIMI seve seve feda edeceğim DEVLETİMİN güzel idarecilerine var.

Her söylenene inanmayın.

İcraata bakın, hizmete, yatırıma, istihdama, üretime, ekonomiye katkıya bakın…

Ankara’da İki bakan ve iki müsteşar ile görüştüm.

4 Genel müdür ile görüştüm.

Buraya yazdıklarımı ve yazamadıklarımı da onlara aktardım.

Şaşkınlıkla dinlediler ve bazılarının renkleri alı al, moru mor oldu.

Önümüzdeki günler onları da sizlerle paylaşacağım.

Baki Selam ve Dua İle.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık