• 25 Nisan 2019, Perşembe 11:57
MustafaGÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Demokrasiye sahip çıkmak!

31 Mart’ı geride bıraktık. 25 gün geçti. Halen ülkemizde seçim öncesi ve sonrası bizdeki demokrasiyi tartışıyoruz ve demokratik olmayan hususları yaşıyoruz.

Demokrasi,  halkın egemenliği demektir. Demokraside egemenliğin gerçek sahibi “birey” ve nihayetinde, bir devlet sınırları içerisinde yaşayan “halk”tır.

Halk 31 Mart günü seçimini yaptı, kararını verdi, bu böyle olacak dedi.

Anlaşılmayacak ne var, bu sonucun önüne ardına bir takım iddiaları senaryo yazarak koymanın ne manası ve getirisi var?!

Seçilen seçildiğine sevinemedi, kaybeden ise kaybettiğine üzülemedi, bir garip durum var ortada.

Her şeyden önemlisi, DEMOKRASİYİ İÇİMİZE SİNDİREMEDİĞİMİZ gün gibi aşikâr.

Belediye meclislerinin oluşumu akıl almayacak bir durum oldu.

Ancak seçip iş başına getirdiklerimiz, hangi siyasi görüşten olurlarsa olsunlar, hizmet için geldiler, halka hizmeti ön planda tutup, halkın yararına, kamunun yararına olan işlerde gönül birliği etmek zorundalar.

Çoğunluk benim, istediğimi yaparım (!)

Unutmayacağız ki, Demokrasi, sadece çoğunluğun yönetimi değil aynı zamanda çoğulcu bir yönetim şeklidir.

Aynı zamanda Demokrasi, günümüzde, azınlıkta olanların haklarına saygı gösterildiği ve onlara bir gün çoğunluğa dönüşebilme yollarının açık tutulduğu, özgürlükçü bir çoğunluk yönetimi biçimidir.

Saygı, sevgi temelinde huzur güvencesinde bir yönetim şeklidir.

Demokrasinin evrensel nitelikli üç temel öğesi vardır.

Seçim, Özgürlük ve Bağımsız Yargıdır.

İktidar, her siyasal sistemde vardır ama “muhalefet”in yasal olarak tanındığı, güvence altına alındığı ve seçimle iktidarı elde etme fırsatı verildiği sistemin adı demokrasidir…

Demokrasinin işleyebilmesi için, toplumda farklı çıkarlara ve dolayısıyla farklı görüşlere sahip bulunanların örgütlenebilmeleri ve görüşlerini barışçı yollardan rahatlıkla savunabilmeleri gerekir.

Farklı çıkarlar arasında barışçı bir denge, ancak bu çerçeve içinde kurulabilir.

Toplumsal barış da, rejimin istikrarı da, bu dengenin kurulabilmesine bağlıdır.

Eğer toplumdaki bazı kesimlerin örgütlenebilme ve çıkarlarını barışçı yollardan savunma olanakları kısılırsa, çarpıtılmış, hakça olmayan bir denge ortaya çıkar.

Sonuç, toplumsal huzursuzluklar ve patlamalar olur.

Yapmayın bunu!

Ülkemizdeki güzel insanları karşı karşıya getirmeyin!

Birbirimizi sevmek zorunda değiliz ama birbirimize saygılı olmak zorunda olduğumuzu, birbirimizin canına kast etmememiz gerektiğini, birbirimizin haklarına saygılı olmamız gerektiğini, yasaya, hukuka bağlı kalınmak gerektiğini, adaletin tüm toplum için gerekli olduğunu, adil yargılamanın önemini, masumiyet karinesinin önemini, dürüst işlem ilkesinin önemini, paylaşmanın, bölüşmenin önemini anlatmak, aktarmak, yaşamak zorundayız.

Demokrasi çok önemli…

Her şeyden evvel onu anlamak, içine sindirmek ve yaşamak önemli.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık