• 06 Şubat 2019, Çarşamba 12:54
MustafaGÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Ekmek üzerine...

UCUZ, SIHHİ GRAMAJINDAN ÇALINMAYAN EKMEK (!)
Hani nerede?

Hangi kent de düzenli bir şekilde ekmek üreten yerler denetleniyor?

Ya da ucuz, sıhhi, gramajından çalınmadan halka ekmek yediriliyor?

Bunu çok merak ediyorum.
Günlerdir Ekmek üzerinde dönen oyunları aktarıp, yetkili ve ilgililerden daha dikkatli çalışmalarını rica ediyorum. Kimsenin umurunda değil.

Fakir fukara aç kalmış, ekmeği bulamamış kimin umurunda? Bizim umurumuzda ve olmaya da devam edecek.
Tüm kentlerimizi idare eden yetkililere sesleniyorum.

Öncelikle Büyükşehir Belediye Başkanları ve diğer Belediye Başkanlarımıza sesleniyor ve diyorum ki, halkımıza ucuz, sıhhi ve gramajından çalınmayan ekmek yedirin.

Bunu temin edin.

Kim olursa olsun,  “ekmekle kimse oynayamaz” ve buna müsaade etmemeliyiz.

Günlerdir halkın sağlığı ile oynayanlara göz açtırmayacağımızı söylüyoruz, sanıyorlar ki, biz işin gırgırındayız.

Halkımızın tek gıdası haline gelen ve sağlığı ile direkt birinci derecede ilgili olan kutsal saydığımız ekmek üzerinden sağlığımızla oynanmasına müsaade etmeyeceğiz diye defalarca söyledik.

Ekmek de bilinçsiz kullanılan beyazlatıcı olarak bilinen Benzoil Peroksit, Potasyum Bromat adlı maddelerin ölüme yol açtığı söyledik, yazdık çizdik.

Bu maddeler bilinçsiz kullanılmakta ve kanserojen içeriklidir. İkinci üçüncü kalite undan ekmek yapıyorlar bir bakıyorsunuz bembeyaz bir görünüm.

O görünümü katkı maddeleri sağlıyor.

Esmer unu beyazlatmak için içine beyazlatıcı KATKI MADDESİ konuyor.

İç kof ekmek üretiliyor.

Gramajları farklı üretiliyor.

Ama milletin sağlığı ile oynuyorlar.

Buna dur diyecek yetkili arıyoruz. 

Kimse Vatandaşın sağlığı ile böyle fütursuzca oynayamaz dedik, ama beyazlatıcı halen kullanılıyor ve bu işte kimsenin umurunda olmadı.

Ve işin aslı gözünü para hırsı bürümüş bir kitle var ve ekmek birçok yerde hijyenik ortamda üretilmiyor, biz bunu belirledik ve bu yüzden ülke geneli afişli çalışma başlattık.

Biz daha önce kırk kez uyardık.

Ekmeğin denetimini devlet yapmalı.

Yerel yönetimler yapmalı.

Bu iş meslek örgütlerinin keyfine bırakılır mı?

Yanlış. 

Üstelik ekmek üreten bir çok hijyenik değil.

Onu da denetleyen yok.

Göstermelik basın huzurunda birkaç yer denetlenip iş yaptı oluyorlar.

Gidin bakın, apartman altlarında, hiç de hoş olmayacak ortamlarda, fakir fukara halkın tek gıdası haline gelen ekmek, ne şartlarda, hangi steril olmayan ortamlarda üretiliyor, gözlerinizle görün.

Yazıktır yahu. 

Kendi imkanlarımızla Afiş bastırıp her yere astık.

Ülkeyi dolaştık.

Kimseden yardım ve destek görmeden kendi imkanlarımızla vatandaşı ve tüketiciyi bilinçlendirmek adına çalışmalarımızı sürekli yapıyoruz.

Bize de yazık, vatandaşa da yazık.

Devlet nerede kardeşim, nerede?

Biz laf olsun diye mi uğraşıyoruz, yoksa devleti idare edenler mi bizi dikkate almıyor?

Ayıp. 

Bizim bu işten bir gelirimiz, çıkarımız söz konusu değil.

Tamamen her biri birer tüketici olan vatandaşımızın  hak ve hukukunu korumaya çalışıyoruz.

Tuzu kuru olanlar olaya seyirci.

Peki fakir ve fukaranın hali ne olacak?

Hiç düşünen yok mu?

Bakın biz aylardır yazıyoruz ve söylüyoruz.

Kulağını tıkayanlar açsın iyi dinlesin.

Yetkililer çaresiz olduklarını yaptırım uygulayamadıklarını söylüyorlar. Ama yaptırım yok. Ne demek yok?

Üretim izni verme, gıda üretim sertifikası verme, daha ağır koşullar koy, ekmeği hijyenik ortamda üretilmesini sağla. Koşullara uymayanların ruhsatını iptal et.

Bu nasıl iş ya?

Üstelik ekmek de hijyeni mutlaka sağlasınlar. Milletin sağlığı ile oynamaya ne hakları var?

Ülkemizde kaç fırının sizce üretim izni bulunmaktadır? 

AB uyum yasaları ile işlerlik kazanan ve 5.6.2004 günlü resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5179 sayılı kanunun 4. maddesi gereği; ‘gıda maddeleri ve gıda ile temas eden madde ve malzemeleri üreten işyerleri, bu konuda bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte öngörülen asgari teknik ve hijyenik şartlara uyarak gıda işyeri çalışma izni ve sicil numarası almak zorundadır.. 

Türk gıda kodeksinde tanımlanmamış gıdaları üreten işyerleri, üretime geçmeden önce izin almak ve diğer tescil işlemlerini yaptırmak zorundadır. 

Ve 29. uncu maddenin a fıkrasında 4 maddedeki belirtilen izin ve tescil işlemlerini yaptırmadan üretime geçen ve/veya bu ürünleri mübadele konusu yapan gerçek ve tüzel kişiler; üretimden men edilir, üretilen ürünlere el konulur ve bir milyar lira idari para cezası ile cezalandırılır. Bu işlemlerin, tescil ve izin işlemleri yapıldıktan sonra üretim yapmalarına izin verilir’ denmektedir. 

Konuyla ilgilide Tarım Bakanlığı yetkilidir.  İl’lerde ise il müdürlükleri.  

Hani nerede, kim takip ediyor, ne kadar takip etmişler açıklasınlar.  

İzni olmayan fırınlar ve üretim yerleri için bu güne kadar ne gibi işlem yaptılar ve ülkemizde kaç tane izinsiz üretim yapan yer bulunmaktadır?

Kimseye onların haklarını yedirmeyeceğimiz gibi kanuna nizama uymayan üreticilerinde peşini bırakmayacağız. 

4077 sayılı tüketicinin korunması kanununa aykırı olan uygulamalar hakkında soluğu artık HER AŞAMADA yargıda alacağız bu artık belli oldu.

Şuradan seslenmek istiyorum…

Kime?

Yerel yönetim olan Belediyeler..

Ayıp ya, insan utanır sıkılır arkadaş. El vicdan. Artık çıkın sahaya didik didik edip denetleyin.

Tabi meclis üyeleriniz fırıncı olursa, uncu olursa nasıl yapacaksınız bu denetimi?

Yapacaksınız. Yasa herkese eşit ve adil uygulanmalı. Artık yeter.

Millete sesleniyorum.

Allah rızası için Fırınlardan ve bakkallardan iki günlüğüne ekmek almayın.

Sizde olaya bireysel tepkinizi koyun.

Sizi, bizi avel sanmasınlar.

İki gün ürettikleri ekmeği satamasınlar kafayı yemezlerse terbiyesizim.

Tepkinizi ulusal olarak koyun. Yazıktır.

YEREL YÖNETİCİLER SİZDE DENETİMİ HIZLANDIRIN.

Günah ya.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık