• 26 Eylül 2018, Çarşamba 10:49

ANAMUR KUMULU VE KUM ZAMBAKLARI

ANAMUR KUMULU VE KUM ZAMBAKLARI

Prof. Dr. Turhan USLU
turhanuslu@turhanuslu.net

17 Ocak 2009 tarihinde Batı Akdeniz Çevre Platformu (BAÇEP) Yahoo Grupta, Anamur Çevre-Doğa ve Turizm Derneğinin (AÇED) bir çağrısı yayınlandı. 18 Ocak Pazar günü nesli tükenmekte olan kum zambakları tohumlarını birlikte ekmeye çağırıyorlardı. İlk kum zambakları tohumları 28 Ocak 2008’de İskele, Dragon Parkı sahilinde ekilmiş, bu yılki ekimin ise Bozyazı Öğretmen evi sahilinde yapılacağı belirtiliyordu.

Bu yazıya aynı gün yani 17 Ocak 2009 tarihinde verdiğimiz cevapta Anamur Kumulunun bize göre uluslararası önemde korunmaya layık bir alan olduğu ve bu kumula müdahalenin çok ince eleyip sık dokunduktan sonra yapılması gerektiği belirtildi. Kum zambağı dikerken Anamur kumulunun sahip olduğu doğal değerlere zarar verme ihtimali ile bu tür müdahaleleri doğru bulmadığımızı belirttik.

Bu yazımıza 18 Ocak 2009 tarihinde AÇED Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Han ALIÇLI, AÇED üyesi Walter HELBLİNG ve 19 Ocak 2009’da www.anamurgenclik.com’dan Burcu Madenlioğlu cevap verdi. Anamur Çevre-Doğa ve Turizm Derneği (AÇED) başkanı son yıllarda kumuldan belediyenin kamyonlarla kum alıp kumulu tahrip ettiğini söyleyip kum zambağı dikmenin mi tahribat olduğunu bize soruyordu.

Önce kum zambaklarının Türkiye ve Dünya yayılışını inceleyip bu bitkinin Anamur kıyı kumuluna özgü bir bitki olup olmadığına bakalım. Kum zambakları Türkiye’de Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz kıyı kumullarının hepsinde; Türkiye dışında Bulgaristan, Gürcistan ve Rusya’nın Karadeniz kıyılarında; İsrail, Yunanistan, Malta, İtalya, Fransa, İspanya’nın Akdeniz kıyılarında; Portekiz ve İngiltere’nin Atlas okyanusu kıyıları ile Amerika’nın Pasifik Okyanusu kıyılarında bulunuyor. Yani kum zambakları sadece Türkiye’ye ve Anamur’a özgü kum bitkisi olmayıp birçok ülkenin kıyılarında görülebiliyor.

İkinci olarak kum zambaklarının Anamur kıyı kumulu için önemli bir bitki olup olmadığına bakalım. Türkiye kıyı kumullarında yaptığımız araştırmalarda 685 bitki türü tespit ettik. Diğer araştırıcıların tespitleri ile bu sayı 800’ün çok üzerinde. Anamur kıyı kumulunda yaptığımız bitki örtüsü araştırmalarında tespit ettiğimiz tür sayısı ise 79’dur. Yani kum zambağı Anamur kıyı kumulunda bulunan 79 bitkiden sadece biri. Türkiye kıyı kumullarına özgü (endemik) 24 bitki türünden hiçbiri Anamur kıyı kumulunda yok. Yani flora (bitki türleri) açısından Anamur kıyı kumulu önemli ama çok önemli değil. Anamur kıyı kumulunu önemli kılan vejetasyon (bitki örtüsü) olup burada 6 bitki birliği tespit ettik ve bunların 4’ü Doğu Akdeniz kıyılarımıza özgüdür (dünyada yalnızca bu kıyılarda bulunan). Bu bitki birlikleri: 
Ipomoeo stoloniferae – Elymetum farcti
            Cypero capitati – Helianthemetum stipulati
            Pseudorlayo pumilae – Silenetum kotschyi
            Pistacio palaestinae – Rhamnetum graeci ‘ dir.
Anamur kıyı kumulları önemli bir deniz kaplumbağası üreme alanıdır. Anamur kıyılarını önemli kılan bir diğer özelliği tarihi miraslarıdır. Kumulun batı ucunda Anemurium antik kenti ve doğu ucunda ise Mamure Kalesi bulunuyor. Anamur kıyılarını korumak isteyenlerin öncelikle bu doğal ve tarihi değerlere sahip çıkması gerekir.

Anamur’un  flora ve vejetasyon değerlerini tespit için 27 Ekim 1974, 14 Nisan 1979, 26 Haziran 1988 ve 29 Mayıs 1993 tarihlerinde inceleme gezilerimiz oldu. Bunun inceleme gezilerinin sonucunda Anamur’u da içine alan birkaç yayınımız oldu. Ayrıca 28-30 Mayıs 1993’te Anamur’da yapılan Uluslararası Anamur Turizm ve Çevre Kurultayı, 11-13 Eylül 1995’te Ankara’da yapılan Ulusal Ekoloji ve Çevre Kongresi ve 12-13 Eylül 1996’da Ankara’da yapılan 1. Ulusal Bitki Sosyolojisi Kongresi’nde Anamur kıyı kumulunun önemini anlattık. Anemurium antik kent surları içine yapılan yazlık evler için 11 Haziran 1993 tarihli Milliyet Gazetesinde demecimiz çıktı.

Anamur kıyı kumulu turizmin etkisi ile oldukça tahrip edilen bir kıyı kumuludur. Bu tahribatın boyutları için yaptığımız yayında 1954 ve 1986 hava fotoğraflarını bilgisayar ortamında karşılaştırdık. Bu incelememizin sonuçlarına göre 1954’ten 1986’ya kadar Anamur kıyı kumulunun uzunluğu 12.925 m’den 13.190 m’ye değişmiş, kumulun en geniş yeri 189 m’den 93 m’ye gerilemiş ve kumulun alanı 310,2 ha’dan 267,7 ha’a düşmüştür. Bu süreç içerisinde kıyı şeridinden aşırı kum ve çakıl alımı sonucunda kıyı dinamiği değişmiş ve deniz 46,7 m. antik kente yaklaşmıştır. Bu yaklaşma sonucu 42,5 ha’lık eski kıyı kumul alanı deniz altında kalarak yok olmuştur. Kıyı kumul alanının 3,7 ha’ında bina yapılmış ve 1,7 ha’ında ise yeni ulaşım yolları yapılmıştır. 1986 yılından sonra kıyı kumulları üzerindeki baskı daha da artmıştır.

1988 yılındaki inceleme gezimizde aldığımız notlar:

  • Anamur iskelesinin 3-4 km batısından itibaren kumulun kum ocağı olarak kullanıldığını
  • Anemurium harabeleri önünden çok çakıl çekilmesi sonucu kıyı erozyonunun büyüklüğünü
  • Harabeler içinde 4-5 evin yapıldığını

1993 yılındaki gezimizde aldığımız notlar:

  • Anemurium antik kenti içine modern mimari ile yapılan ziyaretçi merkezinin çirkinliğini
  • Antik kentin şehir surlarına yaklaşan yazlık kooperatif evlerinin yapıldığını
  • Antik kent surları yakınında kumuldan geniş çaplı kum alımları olduğunu
  • Dragon Çayı üzerine yapılan baraj inşaatı için antik kent önünden 1 m. civarında kum ve çakılın kazınarak çekildiği ve o tarihten sonra antik kent kanalizasyon yapılarının ortaya çıktığını
  • Mamure Kalesinin eski fotoğraflarında önünde kumsal olduğunu ve buradaki kumların 1970 yılına kadar çekildikten sonra denizin kale duvarlarına geldiğini
  • Mamure Kalesi doğusundan da kum çekildiğini ve böylece denizin karayoluna kadar gelip karayolunu tahrip ettiğini
  • Mamure Kalesinin 200 m. doğusunda briket atölyesinin olduğu ve buranın kumları ile briket yaptığını
  • Mamure Kalesi doğusunda 1967 öncesinde kum tepelerinin olduğunu
  • İskele-DSİ kanalı arasında ılgınların yakılarak temizlendiğini
  • Anamur kumulunda hayvanların otlatıldığını
  • Sarısu DSİ kanalı-Sultan suyu arasındaki kum tepelerinden kum alınarak kum tepelerinin yok edildiğini ve bu kumların inşaatlarda kullanıldığını
  • Sarısu DSİ kanalı-Sultan suyu arasındaki kum tepelerindeki maki çalılarının odun temini amacıyla kesildiğini

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki Anamur kumulunun doğal ve tarihi değerlerini yok etmek için elimizden geleni millet olarak yapmışız. Anamur Çevre-Doğa ve Turizm Derneğinin (AÇED) kum zambakları dikimi burada yazdığımız tahribatların boyutunda bir tahribat olmamakla beraber bize göre yapılmaması gereken bir iştir.

Bize göre Anamur kumsalında yapılması gerekenler;

  • Anemurium antik kenti civarındaki kumulda bulduğumuz 6 bitki birliğinin bulunduğu alanların tel örgüler ile çevrilip korunmasıdır. Çünkü kumul bitkileri insan çiğnemelerine bile çok hassas bitkilerdir.
  • Anamur kumulunda bulduğumuz 79 türün en çoğunun bulunduğu alanların tel örgüler ile çevrilip korunmasıdır.
  • Kumul üstüne hiçbir yapının (yol, patika, bina, çardak vb.) yapılmamasını sağlamaktır.
  • Kumul üstüne tahta patikaların yapılıp insanların denize buralardan gidip gelerek kumdaki bitkileri çiğnememesini sağlamak esas olmalıdır.

Bunların dışında yapılacak eylemlerde daha fazla düşünmek, yurt dışı örnekleri incelemek ve yapılacak eylemleri çok önceden duyurup kamuoyunda tartışılmasını sağlamak gerekir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık