• 18 Şubat 2019, Pazartesi 12:01

ŞİLE KIYI KUMULU

Şile kumulu İstanbul’da Şile ilçesinde, batıda Kumbaba tepesi ile doğuda Şile tepesi arasında uzanır. 1972 yılı toprak haritalarına göre İstanbul’daki 13 kumuldan biridir. İstanbul kumulları Adana’dan (9 591 ha) sonra en çok kumul alanının bulunduğu il idi. İstanbul kumulları 1972 yılında 6 521 ha alana ve 70,6 km uzunluğa sahipti. 1987 yılında bu rakamlar 5 922 ha alan ve 53,1 km uzunluğa düştü.

Şile kumulu 1972 yılında 226 ha alan ve 2,8 km uzunluk ve 1,9 km genişliğe sahipti. Google uydu haritalarına göre bugün 3 108 m uzunluk ve en geniş yeri 418 m. dir. Batıdaki Kumbaba tepesinde kumul genişliği 595 m. ye çıkar.

Şile kumulu Türknil nehrinin taşıdığı toprak malzeme sonucu oluşmuştur.

Şile kumulunu 10 Ağustos 1972 yılında gezdim. Bu gezide o zamanki bilgilerimiz ile 26 bitki türünü not etmişim. 2006 yılında Yalçın Sezer “Şile ve civarının (İstanbul) flora ve vejetasyonu” yüksek lisans tezi yapmış. Bu çalışmada Şile batısında Alacalı ve Avcıkoru ile Şile doğusunda Kabakoz kumulundan 53 bitki bildiriyor ancak Şile kumulundan hiçbir bitki türü bildirmiyor. Bu durum bize 2006 yılından önce Şile kumulu plaj olarak kullanıldığından bitki türlerinin bu tarihten önce makinelerle temizlendiği fikrini vermekte. Bu durum bizim 1972 yılındaki bitki türü kayıtlarımızı değerlendirmekte

Tezde kumuldan Cakilo euxinae -  Salsoletum ruthenicae bitki topluluğunun varlığı bildirilmekte, ancak hangi kumulda tespit edildiği belirtilmiyor. Hiç bitki türünün rapor edilmediği Şile kumulunda bu birliği bulma ihtimali bulunmamakta. Bulunan bitki topluluğu plaj kuşağına ait bir bitki topluluğudur.  Kumuldaki ilk kuşağın ardındaki hareketli kumul, sabit kumul ve kumul arkası kuşağına ait hiçbir bitki topluluğunu tezde bulamadık.

1966 yılında yapılan balıkçı barınağı, daha sonra Kumbaba mevkiinde kurulan Kumbaba Mahallesi Şile kumulunu etkileyen unsurlar arasında. Şile kumulları ise plaj işletimi için temizleme işlemine tabi tutularak bitkileri temizlenmiştir.

Yapılan tez bize Şile kumulunun biyolojik değerlerinin 2006 yılından önce tamamen yok edildiğini göstermekte. Bu yok ediliş de, diğer kıyı kumullarının biyolojik zenginliklerinin yok edilmesinde olduğu gibi, doğayı korumadan sorumlu Çevre ve Şehircilik, Orman ve Su ile Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri derin uykudayken gerçekleşmiştir. Bu bakanlıkların uyandırılıp kendi işlevlerini sorgulamalarını hatırlatmak isterim. Aynı hatırlatmayı ülkedeki çevre kuruluşları (dernek vakıf vb.) ve Kıyı Alanları Yönetimi Türk Milli Komitesi (KAY) için de yapmak istiyorum.

Türkiye, turizme tabii ki önem verecek ve kumullarını da turizm için kullanacaktı. Ancak bu, 1970’lerde ülkedeki 110 büyük kumul ile yüzlerce plajın hepsinin ve kumulların her yerini kullanarak olmamalıydı. Türkiye’deki bu 3 bakanlık bu görevlerini de özellikle ranta ve hükumetlerin tahsis isteklerine karşı duramayarak yapamamışlardır. Sözde 1990 yılında çıkan kıyı kanunu içindeki “kıyı kenar çizgileri” nin tespiti de kıyılarda hiçbir kumulun korunmasını sağlamamıştır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık