• 11 Temmuz 2019, Perşembe 9:41
ŞükrüYÜKSEL

Şükrü YÜKSEL

DEMOKRASİ

Tarifinin bile kişiye göre değiştiği bir kavram. Maalesef ülkemizde oturmamış bir yönetim biçimi, yaşam tarzı ne derseniz deyin.

Gündem son günlerde tek adam rejimi felan. Sanki daha önce anayasal kurumlar, siyasi partiler, stk’lar demokrasiyi içselleştirmiş tam her şey dört dörtlük uygulanıyordu da ak parti RTE mi bozdu tek adamlığı icat etti.

Demokrasi anlayışı bireyde başlar. Bireyin eğitim sistemi, ailenin ekonomik ve siyasi bağımsızlığı, bireylerin içinde bulunduğu sosyo ekonomik şartlar, gelecek kaygısı, örf ve adetler, din etkisi hepsinin pozitif bir biçimde bireylerinyaşamında uygulanıyor olması gerekir ki bireyler demokrasiyi içselleştirsin ve yaşam biçiminin vazgeçilmez bir uygulayıcısı olsun.

Anadolu insanının genlerinde demokrasi felan yok bin yıllık bir monarşi geleneği ve islamcılık etkisi cumhuriyete rağmen hala devam ediyor.

Cumhuriyetle birey yani vatandaş olduk dedelerimiz padişahın kuluydu.

Orta çağda batılı bizden çok kötüydü, skolastik devir batının insan hakları ihlalleriyle dolu çok rezil bir devirdir. Bakmayın şimdi insan hakları havarisi kesildiklerine. Fransız devriminden sonra akıl çağını yakaladılar laik düzene geçtiler, zenginleştiler kendi milletlerine karşı çağdaş, demokrasiyi uygulamada iyiler.

Ama başka milletlere karşı zalimlikleri, sömürü düzenleri ahlaksızca devam ediyor.

Gelelim bize…

Yeni nesilleri nasıl yetiştireceğiz, henüz karar veremedik.

Çağdaş, akıl merkezli sorgulayan, şuurlu bir nesil mi yoksa din merkezli eğitim ile dogmaik sistemlerin eğittiği düşünmeyen sorgulamayan, sürü piskolojisiyle yönetebileceğimiz nesiller’mi yetiştireceğiz?

Atatürk döneminin dışında eğitim sistemi şirazesinden çıkmış ve Abd’ lilerin yönlendirdiği belirsiz bir sistem hala uygulanmaktadır. Ak parti döneminde özellikle din merkezli imam hatip sistemi etkinleştirilmiş, nesiller Türk devriminin eğitim hedeflerinden çıkartılmıştır.

Yüksek öğrenim bir ezber sistemine dönmüş, üniversiteler hiç bir değer üretemeyen, siyasi kurumlar haline dönmüştür. En iyi üniversitelerimiz bile dünyada ilk beş yüzde yoktur.

Üniversitelerde iktidarların arka bahçesi haline getirilmiş fettan rektörler iktidar yalakasıdır, bunları kimse sorgulamaz, başarıya göre değil iktidara sadakate göre atanırsınız.

Zaten toplumun genlerinde olmayan özgürlük ve demokrasi bilinci eğitim ve diğer olumsuz sebeplerle gelişmesi mümkün değildir.

Bizim toplumumuz şarklıdır, pusu kültürüyle yetişmiştir bu gerçeği kabul ederek başlarsak başarılı olabiliriz.

Başa dönersek RTE den önce demokrasi var mıydı, lafı vardı yine lafı var.

Siyasi partilerde olmayan bir inanç toplumda olmaz. Devleti yöneten siyasi partiler. Diyelim akp de mhp de parti içi demokrasi yok chp de iyi partide var mı?

M.vekillerini belediye başkanlarını, meclis üyelerini neye göre belirlemişler.

Mersini bildiğim için yazıyorum chp ve iyi parti İstanbul da ikamet eden adamı Vekil yapmadı mı.

Vahap seçer neye göre belirlendi.

Bir sistemleri yok güce göre kişilere göre parti içi çekişmelere göre.

B.şehiri chp aldı demokrasi mi getirdi. Belediyeyi daire başkanları müdürler mi yönetiyor, hak getire Seçer’in haberi olmadan kuş uçmaz biri gitti biri geldi.

Türkiye de şimdilik demokrasinin sadece lafı edilir.

Tam demokrasi, çağdaş Türkiye dileğiyle.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık