AMİR MEMURUNDAN BORÇ ALAMAZ!
GÜNDEMMersin den bir okurum şunları yazmış: “Bir amir, kendi sorumluluğunda olan memurundan yâda altındaki görevliden, (Temizlik –Güvenlik işçisinden) ihtiyacım var, bana borç verir misin diyebilir mi? Ondan borç alır mı? Alıp ta üstüne yatabilir mi? Bu hukuki mi ve yasal mı? Arkasına siyasi güç alarak bunu yapana ne yapmak lazım?”
Bu durum hem etik, hem idari hem de adli açılardan kesinlikle kabul edilemez ve yasal değildir.
Bir amirin, maiyeti altındaki bir personelden (memur, işçi, güvenlik veya temizlik görevlisi fark etmeksizin) borç istemesi, görev ilişkisinin doğasına ve hukuk devletinin ilkelerine aykırıdır.
İşte konunun farklı boyutları ve atılması gereken adımlar:
1. Hukuki ve Yasal Durum (Suç mu?)
Bir amirin altındaki personelden borç alması veya buna zorlaması Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Disiplin Mevzuatı kapsamında ciddi yaptırımlara tabidir:
-İrtikap Suçu (TCK Madde 250): Eğer amir, konumunu ve nüfuzunu kullanarak personeli borç vermeye mecbur bırakıyorsa (örneğin "borç vermezsen yerini değiştiririm" iması veya baskısı), bu İrtikap suçunu oluşturabilir.
-Görevi Kötüye Kullanma (TCK Madde 257): Kişilerin mağduriyetine neden olan her türlü keyfi ve hukuka aykırı tutum bu kapsamdadır.
-Dolandırıcılık: Eğer borç alıp "üstüne yatmak" (geri ödememek) amacıyla hareket ediliyorsa ve bu bir hile ile yapılmışsa bu da ayrı bir suç konusudur.
-Disiplin Mevzuatı (657 Sayılı Kanun vb.): Devlet memurları etik ilkelerine göre; amirler maiyetindeki personelden borç alamaz, onlara kefil olamaz ve borç para ilişkisine giremez. Bu, memuriyetten çıkarmaya kadar varabilecek ağır disiplin suçlarındandır.
2. Siyasi Güç ve "Üstüne Yatmak" Meselesi
Arkasındaki siyasi güce güvenerek personelin parasına el koymak veya borcu ödememek, durumu daha da ağırlaştırır. Hukuk devletinde hiçbir siyasi güç, bir kimsenin kişisel borçlarını silmesine veya bir işçiyi sömürmesine yasal dayanak oluşturamaz.
3. Ne Yapmak Lazım? (Çözüm Yolları)
Eğer böyle bir durumla karşı karşıyaysanız veya şahitseniz, şu yolları izleyebilirsiniz:
-Yazılı Kayıt Tutun: Borç verildiyse buna dair banka dekontları, mesajlaşmalar (WhatsApp vb.) veya şahitleri belirleyin.
-CİMER ve Üst Makamlar: Amirin bir üst amirine (Emniyet Müdürü, Genel Müdür, Vali vb.) durumu yazılı olarak bildirin. Ayrıca CİMER üzerinden yapılacak başvurular doğrudan takip altına alınır.
-Cumhuriyet Savcılığına Suç Duyurusu: "Görevi kötüye kullanma" ve "Nüfuz istismarı" gerekçesiyle savcılığa dilekçe verilebilir.
-Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman): Kamu görevlilerinin tutum ve davranışları hakkında inceleme yapan bu kuruma başvurabilirsiniz.
-Sendikal Destek: Eğer bir sendikaya üyeyseniz, sendika avukatları aracılığıyla hukuki süreci başlatmak sizi psikolojik baskıdan koruyacaktır.
Özetle, Bir amirin işçisinden veya memurundan borç istemesi etik dışıdır, borcun üstüne yatması hırsızlık/dolandırıcılıktır, makamını kullanarak bunu yapması ise ağır bir disiplin suçu ve adli bir suçtur. Siyasi güç, mahkemeler önünde bir zırh teşkil etmez; sadece sürecin kararlılıkla takip edilmesi gerekir.
GELEYİM BU İŞİN İSPATINA…
Elden almak da suçtur. İfadeye bakar. Ayrıca, Olayın ispatı noktasında sadece "ifade" üzerinden gitmek zorunda değilsiniz.
Hukukta maddi deliller, tanık beyanlarından çok daha güçlü ve sarsılmaz bir yere sahiptir.
Banka kayıtları, IBAN hareketleri ve dijital izler, bu tür bir dosyanın "anahtarı" niteliğindedir.
İşte bu süreci ispatlamak için kullanılabilecek yöntemler:
1. Banka Kayıtları ve IBAN Hareketleri (En Güçlü Delil)
Savcılık veya idari soruşturma izni alındığında, mahkeme kararıyla her iki tarafın banka hesap hareketleri incelenebilir.
-Para Transferi: Mağdurun hesabından amirin hesabına (veya amirin eşi, çocuğu gibi yakınlarına) giden bir para transferi varsa, bu durum "hayatın olağan akışına" aykırıdır. Bir temizlik işçisinin amirine neden para gönderdiğini amirin mantıklı ve hukuki bir gerekçeyle (örneğin bir mal satışı gibi) açıklaması gerekir.
-Açıklama Kısmı: Eğer transfer yapılırken açıklama kısmına "borç", "emanet" gibi bir not düşüldüyse bu doğrudan delildir. Not düşülmese bile, taraflar arasındaki hiyerarşi bu paranın bir "borç" veya "baskı sonucu verilen bedel" olduğunu destekler.
2. Kredi Kartı ve Ödemeler
Eğer borç nakit değil de, personelin kredi kartıyla amirin bir faturasının ödenmesi, ona bir alışveriş yapılması şeklinde gerçekleştiyse;
-Kredi kartı slibi, fatura üzerindeki ödeyen bilgisi veya online ödeme kayıtları amirin bu menfaati sağladığını ispatlar.
3. Dijital Mesajlaşmalar ve Kayıtlar
Günümüzde bu tür davaların en büyük kanıtı WhatsApp, SMS veya e-posta yazışmalarıdır.
-"Parayı yarın yatıracağım", "Biraz daha idare et", "Halledeceğiz" gibi mesajlar borç ilişkisinin ikrarı (kabulü) sayılır.
-Bu mesajların ekran görüntülerini almak ve mümkünse noterden "E-Tespit" yaptırmak delil niteliğini güçlendirir.
4. Tanık Beyanları (Sadece Mağdurlar Değil)
Olayı bizzat gören diğer personel, paranın verildiğine dair konuşmalara şahit olan iş arkadaşları tanık olarak dinlenir. Birden fazla mağdurun benzer ifadeler vermesi "müteselsil" bir suç işlendiğine dair kanaat oluşturur.
Soruşturma Nasıl İlerler?
-Suç Duyurusu: Mağdur savcılığa gittiğinde, amirin ismini ve varsa banka dekontu örneğini verir.
-MASAK ve Banka İncelemesi: Savcılık, ilgili bankalara yazı yazarak hesap dökümlerini ister.
-HTS Kayıtları: Gerektiği durumlarda, borç isteme zaman dilimindeki telefon görüşme ve mesajlaşma trafikleri (içerik olmasa bile yoğunluk ve zamanlama) incelenebilir.
Önemli Uyarı, Amirin "borcu elden aldım, ispatlayamazsın" demesi durumunda dahi; mağdurun o tarihte bankadan para çekmiş olması ve amirin aynı günlerde lüks bir harcama yapması veya hesabına nakit yatırması gibi karine teşkil eden durumlar, bilirkişi raporlarıyla birleştirilerek suçun ispatında kullanılır.
Özetleyecek olursam: Banka ve IBAN kayıtları bu işin en somut kanıtıdır. Sadece ifadelerle yetinilmez; paranın izi (Money Trail) sürülerek olay netliğe kavuşturulur.
Baki Selam ve dua ile.
İlginizi Çekebilir
Dizilere ayar geliyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 'Ekran temizliği' talimatı
Türkiye’nin dünya genelinde milyonlarca izleyiciye ulaşan dizi ve sinema sektörü, Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle tarafından duyurulan radikal kararlarla dönüşüyor! Sektördeki "tekelleşme" iddialarını bitirmek amacıyla menajerlik ve cast ajanslığı faaliyetleri birbirinden koparılırken; RTÜK ve MGK el ele vererek ekranlardaki "şiddet ve yozlaşma" sorununa karşı Milli Güvenlik düzeyinde bir eylem planı hazırladı. Peki, dizilere gelecek olan "değer yerleştirmesi" nedir? Hangi ajanslar mercek altında?
İÇİŞLERİNDE YÖNETİM DEĞİŞİMLERİ YAPILDI
GECE YARISI RESMİ GAZETEDE YAYINLANAN LİSTE İLE BAZI İLLERİN EMNİYET İL MÜDÜRÜ VE VALİLERİ DEĞİŞTİ. EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ DE DEĞİŞTİ. İŞTE O LİSTELER:
MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYM BAŞKANI VE BUGÜNKÜ KÜRSÜ KONUŞMASI
Gazeteci Yazar ve iktisatçı, Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı, haber sitemiz kurucusu ve genel yönetmeni Mustafa Göktaş şimdi kaleme aldı: AYM BAŞKANI VE BUGÜNKÜ KÜRSÜ KONUŞMASI
Malta Başbakanı Robert Abela Mayıs ayında erken seçim çağrısında bulundu
Maltalı lider, yeni bir yetki arayışına gerekçe olarak, Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle artan enerji maliyetlerini ve ithalata bağımlı bir ülkede enflasyonun artacağı endişesini gösterdi.