© Haberanaliz.net 2005

MEHMET AKPINAR YAZDI: KIRMIZI BİSİKLET

https://mutilcemiz.net/kirmizi-bisiklet/ UZANTISINDA yazan Mehmet Akpınar, bir dönem Mersin'i çok iyi anlatmış ve aktarmış. Bakın neler yazmış?:

KIRMIZI BİSİKLET

Şehrin en işlek caddesi ağır ağır kalabalıklaşıyor, hareketliliği görenler de bu kalabalığa katılıyordu. Herkes yukarı bakıyor, yüksekçe bir binanın çatısında asılı duran kırmızı bisikleti merak ediyordu. Filmlerde intihar etmek için çatıya çıkan insanları görmüşler, hamsinin kavağa çıktığını bile duymuşlardı da çatıya çıkan bisikleti ne görmüş ne de duymuşlardı. Bu arada, 70’li yaşlarda aksakallı bir adam, kalabalığa yaklaşıp çatıda asılı duran kırmızı bisikleti görünce “Onun da sonu geldi demek, diye mırıldandı.” Bu sözleri duyan 20’li yaşlarda bir delikanlı aksakallı adama yaklaşarak:
“Bey amca, sanırım siz bu kırmızı bisikletin öyküsünü biliyorsunuz. Nedir bunun anlamı?”
Aksakallı adam derin bir ah çekerek:
“Gel evladım, şuracıkta tarihi bir mekân var; sıcacık çayımızı içerken anlatayım kırmızı bisikletin öyküsünü.”
Tarihi binanın orta yerinde fıskiyelerin dönüp durduğu havuz başında çaylarını yudumlarken anlatmaya başladı aksakallı adam:
“Bir varmış bir yokmuş, yakın zaman içinde sisli duman içinde kırmızı bisikletli bir başkan varmış. Başkan dedimse başkan olmadan önce tek binek aracı kırmızı bisikletmiş. İşe, alışverişe, gezmeye onunla gider gelirmiş. Başkan olunca bir süre sonra, kırmızı bisiklet kilere kaldırılmış, yeni lüks otomobiller alınmış; çifte şoförleri, sekreterleri, korumaları hatta ilerleyen zamanlarda helikopteri bile olmuş.
O kara kuru, asık suratlı başkan, ensesi kalınlaşıp göbek bağlayınca dili uzamış, hoyratlaşmış, yüksek perdeden konuşur, kimseleri beğenmez olmuş. İlk iş olarak onu oraya taşıyan fedakâr, cefakâr, dürüst insanları çevresinden uzaklaştırmış. Zaten onlar kafası çalışmaz, iş bilmez insanlarmış! O öyle diyormuş! Asık suratlı dedimse herkese değil tabi. Kendisine laf taşıyan, dalkavukluk eden, iş bitirici(!) insanları pek sever, onlarla güle oynaya muhabbet eder hatta müstehcen fıkralar anlatırmış. Toplumda pek dindar, muhafazakâr bilinse de yakın çevresinde hep akşamcı, ayyaş, düzenbaz insanlar bulunurmuş.
Kimi ona padişahmış gibi temennada bulunur kimi mürit olur şeyh gibi uçurur kimi de evliyalara enbiyalara karıştırırmış. Onun ise nefsi kabarır, böbürlendikçe böbürlenir, çevresine afra tafra yaparmış. Neredeyse arkasında da bir gözü olduğuna inanılır; ardından tesbih çekenleri bile görür, dümenine taş koyanları cezalandırırmış. Çıkar peşinde olanlar, ona yaranmak için bin bir çeşit marifet sergilerlermiş. “Yürü Koca Başkan, Sana Oluruz Kalkan!” diye slogan atanlar bile varmış.
Yıllar geçtikçe çevresindeki düzenbazların sayısı artmış, cüzdanı kabarmış, vicdanı körelmiş; neredeyse Karun kadar zengin, Hitler kadar olmasa da pek zalim bir adam olmuş. Güç zehirlenmesi yaşamış, olur olmaz herkese meydan okur olmuş. Hatta Ankara’ya bile laf eder hale gelmiş. Yıllardır onu izleyen, kollayan, ayakta tutan Ankara, ‘artık yeter’ diyerek bir gecede ipini çekivermiş. Dımdızlak ortada kalınca ne yapacağını şaşırmış; on kapının tokmağını çevirmiş, aman dilemiş, daha önce ‘Malum.’ dediğine ‘Amin!’ demeye başlamış. İşin içinden çıkamayınca bu kez de kendine kumpas kurmuş ve yarışın dışında kalmış. Lakin ‘Bana kumpas kurdular!’ diye avaz avaz bağırmayı da ihmal etmemiş.
İşte böyle delikanlı, kırmızı bisiklet sıfırdan hanlara, saraylara, helikopterlere uzanan bir hayatın öyküsüdür. Bu öyküde çok kişinin canı yanmış, haksızlığa uğramış; birçok kişi haksız kazançla mal mülk sahibi olmuş. Dünyalığını kazansa da Başkan’ın yatacak yeri yokmuş. Sırtındaki kul hakkıyla ancak sektirerek yürür olmuş…”
Anlatılanları pürdikkat dinleyen delikanlının gözleri yaşardı: “Ben bu adamı tanıyorum. Çevresindeki hokkabazların iftirasıyla beni, kış ortası iki çocuğumla kapının önüne koydu. İki ellerim yakasında, er geç cezasını çekecek inşallah.” dedi sitemle…
Aksakallı, “Başkan’ı gençlik yıllarından tanırım. Keşke hep kırmızı bisiklete binseydi de hem kendisine hem de hemşehrilerine bu kadar zarar vermeseydi. Çırpınsa da sonu geldi. İlahi Adalet şaşmaz ve zaman aşımı yoktur. ” dedi mahzun bir ses tonuyla…

 

Kaynak: https://mutilcemiz.net/kirmizi-bisiklet/

İlginizi Çekebilir

İhtiyaç sahibi öğrenciler için 2 milyar lira kaynak

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ihtiyaç sahibi hanelerdeki öğrencilerin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına (SYDV) 2026-2027 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi için yaklaşık 2 milyar lira kaynak aktardıklarını açıkladı.

Üniversite mezunu TIR şoförleri geliyor: Maaşlar 100 bin TL'yi bulacak

LOJİDER ve LODER öncülüğünde Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nde açılan 2 yıllık Karayolu Yük Taşıtı Sürücülüğü Programı, lojistik sektöründeki nitelikli sürücü açığını kapatmayı hedefliyor. Uluslararası taşımacılıkta 100 bin TL civarında maaş imkanı sunan ve sınavsız SRC 4 belgesi alma avantajı sağlayan ön lisans programı, ilk mezunlarını Haziran 2027'de verecek.

Yolda 'köy ürünü' soygunu! 'Organik' yalanı

Anadolu yollarında kurulan tezgahlarda "köy ürünü", "doğal" ve "organik" denilerek satılan ürünler tüketicinin cebini yakıyor. Tüccarın düşük fiyat verdiği gerekçesiyle pazara ve markete gönderilmeyen ürünler, yol kenarında 2-3 katına satılıyor. Üstelik birçok tezgahta nakit ödeme istenirken fiş veya fatura da verilmiyor.

TOKİ kiralık konut başvurusu ne zaman başlayacak, şartlar belli oldu mu?

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ tarafından yürütülecek kiralık sosyal konut projesi için hazırlıklar sürüyor. İstanbul'da hayata geçirilmesi planlanan projede dar gelirli vatandaşların daha uygun koşullarda konuta erişmesi hedeflenirken, başvuru takvimi ve kimlerin yararlanabileceğine ilişkin ayrıntılar da merak konusu oldu. Peki, TOKİ kiralık konut başvurusu ne zaman başlayacak, şartlar belli oldu mu?

Kardeş Göçerler Yörük Şenliği: KDV HARİÇ 21.715.000.00 TRY

Toroslar ile ilgili bu hizmet ve alımlar nedeniyle, “TOROSLARDAN YÖRÜK ŞENLİĞİ VE ŞALINA 3 MİLYONA YAKIN PARA” başlıklı 22.8.2026 günü bir haber yaptık. Ardından “Torosların doğrudan teminleri de şaşırttı!” başlıklı 25.8.2026 günü bir başka haber daha yaptık. Haberler yerli yerinde duruyor. Linklerini aşağıdaki içerikte veriyoruz. Şimdi gelelim, bu işin mali boyutuna…

Torosların doğrudan teminleri de şaşırttı!

Yürürlükte tasarruf genelgeleri mevcut. Ayrıca bütünlük arz eden yâda benzer işlerin bir bütün halinde açık ihale yapılması kamu yararına. Ancak belediyeler doğrudan temin ile pazarlıktan hiç vazgeçmiyorlar. Toroslar belediyesinin bir önceki haberimizden sonra doğrudan teminlerini inceledik. 1 aylık doğrudan teminler bunlar. Üstelik geçen haberimizde, “TOROSLARDAN YÖRÜK ŞENLİĞİ VE ŞALINA 3 MİLYONA YAKIN PARA” başlıklı haberimizin en sonunda linkini koyduğumuz 3 milyonluk harcama demiş idik ya, o harcamalar için doğrudan temin ile de harcama yapılmış. 1 milyonluk şapka alınmış… 295 bin liralık da anons cihazları alınmış… Toplarsanız 4,5 milyon lira kdv hariç… Sanatçıları ne ödendi bilemiyoruz, çünkü kayıtlara henüz geçmemiş… İşte detayları:

TÜM HABERLER