Rapor: Kadın sağlığına yatırımlarda da büyük eşitsizlik var
SAĞLIKDünya Ekonomik Forumu (WEF) ile Boston Consulting Group’un (BCG) yayınladığı yeni rapora göre, kadın sağlığı toplam özel sağlık yatırımlarının yalnızca yüzde 6’sını alıyor. Sadece kadın sağlığına odaklanan şirketlerin çektiği pay ise yüzde 1’in altında.
Kadınlar ve kız çocukları dünya nüfusunun yüzde 49’unu oluşturuyor. Daha uzun yaşamalarına rağmen, yaşamlarının yüzde 25’ini erkeklerden daha kötü sağlık koşullarıyla ya da bir engellilik haliyle geçiriyorlar.
Buna karşın, kadın sağlığına yapılan yatırımlar orantısız biçimde düşük kalıyor ve yalnızca sınırlı sayıda tedavi alanına odaklanıyor.
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ile Boston Consulting Group’un (BCG) yayımladığı yeni rapora göre, kadın sağlığı toplam özel sağlık yatırımlarının yalnızca yüzde 6’sını alıyor. Sadece kadın sağlığına odaklanan şirketlerin çektiği pay ise yüzde 1’in altında.
Rapora imza atan BCG’den Trish Stroman ve WEF’ten Shyam Bishen, “Toplumsal cinsiyet eşitliğinde ilerleme kaydedildi, ancak kadınlar ve erkekler arasındaki sağlık sonuçları farkı hâlâ ciddi boyutlarda,” değerlendirmesinde bulundu.
Sağlık teknolojilerinde tablo daha da çarpıcı. Uluslararası finansal hizmetler şirketi Alantra’nın analizine göre, kadın sağlığı şirketleri 2023 yılında küresel sağlık teknolojileri girişim sermayesi yatırımlarının yalnızca yüzde 2’sini alabildi. Bu, toplam 41,2 milyar dolarlık yatırımın çok küçük bir bölümüne karşılık geliyor.
BCG’nin araştırmasına göre ise ABD’de yalnızca dört alanda — menopoz, osteoporoz, Alzheimer ve kalp-damar hastalıkları — daha iyi tarama ve bakım sağlanması, 100 milyar doların üzerinde bir pazar değerinin önünü açabilir.
Raporda, sınırlı yatırımın; araştırma tasarımları, klinik veriler ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarıyla birleşerek bu eşitsizliği kalıcı hâle getirdiği vurgulanıyor. “Sonuç, yalnızca bir halk sağlığı açığı değil, tarihsel ölçekte bir piyasa verimsizliği,” deniliyor.
Orantısız hastalık yükü
Birçok hastalık kadınları özgün, farklı ve orantısız biçimde etkiliyor. Endometriozis, menopoz, polikistik over sendromu ve bazı kanser türleri gibi cinsiyete özgü hastalıklar kadınlar üzerinde ağır bir yük oluşturuyor.
Rapora göre, kadınlar her yıl toplamda yaklaşık 75 milyon sağlıklı yaşam yılını kaybediyor. Bu, kadın başına yılda yaklaşık bir haftalık sağlık kaybı anlamına geliyor.
Endometriozis, anne sağlığı, adet öncesi sendromu (PMS), menopoz ve rahim ağzı kanseri gibi beş kadınlara özgü hastalık, kadınlardaki toplam hastalık yükünün yüzde 14’ünü oluşturmasına rağmen, son yıllarda ilgili araştırma fonlarının yüzde 1’inden daha azını alabildi.
Sağlık finansmanında kadınlar kenarda
Rapora göre, özel sektör sağlık yatırımları ile hastalık yükü arasında belirgin bir uyumsuzluk bulunuyor.
2020–2025 döneminde özel sektörden sağlığa toplam 2,87 trilyon dolarlık yatırım yapıldı. Bunun yalnızca 175 milyar doları kadın sağlığına yöneldi.
Bu yatırımların yaklaşık yüzde 80’i üreme sağlığı, kadın kanserleri ve anne sağlığına yoğunlaşırken, sermayenin yüzde 90’ı da bu alanlarda toplandı.
Buna karşılık, endometriozis, menopoz, polikistik over sendromu ve adet sağlığı gibi yaygın kadınlara özgü hastalıklar, kadın sağlığı bütçesinin yüzde 2’sinden daha azını aldı.
Kadınları farklı ve orantısız biçimde etkileyen ruh sağlığı, endokrin ve kalp-damar hastalıkları gibi alanlar da eklendiğinde tablo daha da netleşiyor. Bu alanların tamamında kadın sağlığına giden pay, fonlama olaylarının yaklaşık yüzde 1’iyle sınırlı kaldı.
Çıkış yolu ne?
Rapora göre, inovasyon ve yatırımı tetikleyecek en önemli unsur güçlü bilimsel kanıtlar.
Kadın sağlığının potansiyelinin hayata geçirilmesi, sektörler arası hedefli bir liderlik gerektiriyor. Bunun için kadın sağlığına özgü durumların daha derinlemesine anlaşılması, bu hastalıkların klinik çalışmalarda yeterince araştırılması ve analiz edilmesi şart.
Ancak pratikte bu hedeflere ulaşmak kolay değil. Düzenleyici zorunluluklara ve politika girişimlerine rağmen, kadınlar büyük hastalık gruplarındaki klinik deneylerde sistematik biçimde yeterince temsil edilmiyor.
Harvard Tıp Fakültesi araştırmacılarının 302 bin 664 katılımcıyı kapsayan 1433 klinik denemeye ilişkin analizine göre, kadınların ortalama katılım oranı yalnızca yüzde 41,2 oldu.
Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos 2026 toplantılarında düzenlenen kadın sağlığı panelinde konuşan Aşı İttifakı Gavi’den Sania Nishtar ise sürecin yalnızca bilimle sınırlı olmadığını vurguladı: “Zorluk, bilimi ve kanıtları politikaya, politikayı pilot uygulamalara ve pilotları da ölçeklenebilir hizmetlere dönüştürmekte. İnovasyon, güçlü bir uygulama kapasitesi ve sürdürülebilir finansmanla desteklenmezse, hedeflenen etkiyi yaratmak mümkün olmuyor.”
haber içerik kaynak:
https://tr.euronews.com/saglik/2026/01/25/kadinlar-yilda-75-milyon-saglikli-yil-kaybediyor-ancak-kadin-sagligina-sadece-6-fon-ayrili
İlginizi Çekebilir
Daha hızlı yaşlanan gençlerde kanser riski de artıyor mu?
JULİA VERGİN - Bağırsak ve kemik iliği kanseri gibi bazı kanser türleri genç yetişkinlerde giderek daha sık görülüyor. Yeni bir araştırmaya göre bunun nedeni gençler biyolojik olarak daha hızlı yaşlanması olabilir.
e-Rapor sistemi ile istirahat raporlarında yeni dönem başladı
Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "e-Rapor" sistemi ile vatandaşların sağlık kuruluşlarından aldıkları istirahat raporları belirli istisnalar dışında elektronik ortamda düzenlenmeye başlandı.
Fransa'dan ölümcül hastalığı olan yetişkinler için ötanaziye izin
Aylar süren tartışmalar ve parlamento trafiğinin ardından milletvekilleri, “ölme yardımına hak” tanıyan yasa teklifini oyladı. Metin, hükümet içinde bile derin görüş ayrılıklarının odağında.
Ebola salgınında vaka sayısı 1561'e, ölü sayısı 506'ya yükseldi
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusunda 15 Mayıs'ta ilan edilen 17. Ebola salgınında doğrulanmış vaka sayısı 1561'e, hayatını kaybedenlerin sayısı 506'ya yükseldi.
İnsan vücudu aşırı sıcağa alışır mı?
Aşırı sıcaklar giderek daha sık ve şiddetli yaşanıyor. Peki insan vücudu buna uyum sağlayabilir mi? Uzmanlara göre vücudun buna alışmak için yüzyıllara ihtiyacı var.
Gençlerdeki kanser sıklığı: Yeni kuşaklar daha hızlı yaşlanıyor olabilir
ABD'deki Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacılarının yayımladığı yeni bir çalışma, genç kuşakların biyolojik açıdan önceki nesillere kıyasla daha hızlı yaşlanıyor olabileceğini ve bunun erken yaşta kanser gelişme riskini artırabileceğini ortaya koydu.