ŞEHİT DR.AHMET DİKMEN OLAYINDA YENİ GELİŞMELER
SAĞLIKGörevi başında hunharca bir cinayete kurban giden ŞEHİT DR. AHMET DİKMEN olayı akıllara durgunluk verircesine gelişmelere sahne olmuş. Günlerdir sorumlularından hesap sorulsun, ihmali- kusuru- kabahati olanları açığa alın ve idari soruşturmayı çok titiz yapın dememize rağmen yetki ve gücü elinde bulunduranların hiç umurunda değil..
ANKARA- Şehir edilen doktorun ardından işin ADLİ boyutu titizlikle sürüyor. Ancak İDARİ boyutu siyasilerin ve gücü elinde bulunduranların yüzünden adil yargılamayı etkilercesine, bu işte sorumlulukları, payı olan ve ihmali kastı olanları görevlerinin başında tutularak, tarafsız ifade verecek olanlar etki altına alınmış oluyor.
Soruşturmanın selameti açısından bir kısım idarecilerin şimdiye çoktan açığa alınmaları gerekirdi diyen hukuk çevreleri, bakanlığın müfettiş görevlendirmemesine de dikkat çekiyorlar.
MERHUM RAHMETLİ ŞEHİT DR. AHMET DİKMEN'İN KAYITLI OLDUĞU SENDİKADA SESSİZ
Diğer taraftan merhum Şehit Dr.Ahmet Dikmen’in kayıtlı olduğu sendikadan da şu ana kadar bir ses çıkmaması, rahmetlinin ailesine ulaşmamaları, şehidin hakkı ve hukuku için bir çaba içinde olmamaları da aile ve aileye yakın insanlar ayrıca diğer sendika mensubu sağlık çalışanları tarafından garipsenmiş durumda.
OLAYDA YENİ BELGELER ORTAYA ÇIKTI
Cinayeti işleyen Dr. Hasan Çayır 2020 yılında da olaylar çıkarmış, bulunduğu ilçede soruşturma geçirmiş. ŞAHSİ ÖZLÜK DOSYASINDAN ÇIKAN BELGELERE GÖRE Ağır idari ceza almış. 1 yıl kademe ilerlemesi cezasına çarptırılmış. İşte o soruşturma raporunun sonuç kısmı. Aşağıda.
Zanlının 2015 yılında Adana Numune hastanesinden aldığı ve ben hastayım dediği rapor.
2015 de rapor almış ama ne hikmetse 2017 yılında İŞ SAGLIĞI VE EĞİTİMİNE katılmış sertifika almış. Aşağıda.
Adamın daha önce çalıştığı illerde de çok sorun çıkardığı, hakkında onlarca tutanak tutulduğu işlem yapıldığı dosyasında mevcut. Mersin dışında başka illerde tutulan o tutanaklardan bir tanesi aşağıda...
Yine Mezitli ilçesine gönderilmeden evvel Toroslar ilçesinde hakkında tutulan tutanak. Aşağıda.
Dönemin başkanı şimdiki halk sağlığı başkanı olan Hüseyin Geldi’nin cinayeti işleyen doktorun o günkü aldığı ceza ile ilgili olan resmi yazıları aşağıda.
Dönemin ilçe sağlık müdürü cezayı görmüş gelen evrakı resmiyete koymuş, işte onunda resmi yazısı.
Şahıs hakkında valilik disiplin kurulunun önceki kararı. Aşağıda.
Dönemin personel başkan yardımcısı ancak şimdiki personel başkanı Ahmet Ali gümüş’ün önceki olaylardan haberi olduğu ve kişinin aldığı cezadan sonra Mezitli ilçesine yapılan atama ile ilgili resmi yazısı. Aşağıda.
Dönemin personel Başkanı Dr. Serkan Kılınç’ın o dönemde geçirilen soruşturma sonucu raporu resmi yazı ile göndermesi. Aşağıda.
Cinayeti işleyen Doktor hakkında devlete karşı işlenen suçlardan dolayı da ayrıca Mersin adliyesinde asliye cezada dava açıldığı davanın sürdüğü ortaya çıktı.
Kısacası, kişinin hakkında eski yeni çok sayıda Mersin^deki idareci ve memur bilgi sahibi. Nasıl bir kişi olduğu biliniyor. Sorunlu olduğu, gittiği her yerde sıkıntı yaşattığı şahsi sicil dosyasındaki evraklarda mevcut... Yeni idarecilerin bunu bilmemesi mümkün mü? Kimle çalışıyor şahsi dosyasına bakmıyorlar mı? Ayrıca 1 yıl kademe ilerlemesi cezası ağır bir cezadır. Bu cezayı alan nasıl sorumlu hekim yapılır? Bunu da bıraktık, adam hakkında rahmetli doktorun tuttuğu tutanaklar ÖZLÜK dosyasında neden yok, niçin konmamış? Madem Rahmetli Şehit Dr. Ahmet Dikmen sorumlu hekim, tuttuğu tutanaklar neden ve niçin zamanında ciddi tedbir alınarak işlem görmemiş? Öldükten sonra işleme girmesinin bir anlamı var mı? Kim bu işleri geciktirmiş, niye geciktirmiş? İdari soruşturmayı yapan kişi neden bu atama ve görevlendirmeleri yapanların yakın çalışma arkadaşı ve dostu? Bakanlık böylesine ciddi olayda halen neden müfettiş göndermiyor? Ve en önemlisi sağlık il müdürü, bu kadar yazılan ve ortaya çıkarılan olaydan sonra bu iş için neden kılını kıpırdatmıyor, müfettiş istemiyor?
Konu ile ilgili bir önceki yayınımızın linki aşağıda:
İlginizi Çekebilir
YETKİLİSİ, İLGİLİSİ BUNU GÖRMÜYOR MU YAHU!
İlla birileri mi ölmeli, can vermeli? Ülke geneli kar, yağış, fırtına her gün bu ve benzeri tabela ve reklam panolarını deviriyor ve canlarımız feda oluyor. Şimdi size sunacağımız fotoğrafları iyi inceleyin. Yetinmeyin gidin yerinde gözlemleyin. Bu nasıl bir vurdumduymazlık ve çalışma şekli? Bu tabeladan ve kurumdan sorumlu kıyak sözleşmeler imzalayarak makamlara oturmuş olanlar neredeler? Niçin kıllarını kıpırdatmıyorlar, oturdukları koltuktan kalkıp, kendilerinin sorumluluğu içinde olan yerleri, alanları, çalışanları kontrol etmiyorlar? Bu devlete ve millete günah değil mi? O makamlarda oturanlar, tüysüz yetimin ve şehidin hakkının olduğu BEYTÜLMAL dediğimiz devlet kasasını korumakla, kollamakla, kendisine emanet edilen çalışanların hak ve hukukunu korumakla, tarafsız ve adil çalışmakla yükümlü değiller mi? Vatandaşların sağlıklı yaşamları ile ilgili bir sorumlulukları yok mu?
Yetişkinlerde ADHD tanıları neden artıyor?
Giderek daha fazla yetişkine ADHD (DEHB) teşhisi konuyor. Birçok kişi için bu tanı hem açıklama hem de rahatlama anlamına geliyor. Peki bu artışın arkasında ne var ve bugüne kadar teşhis ve tedavide neler gözardı edildi?
Rapor: Kadın sağlığına yatırımlarda da büyük eşitsizlik var
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ile Boston Consulting Group’un (BCG) yayınladığı yeni rapora göre, kadın sağlığı toplam özel sağlık yatırımlarının yalnızca yüzde 6’sını alıyor. Sadece kadın sağlığına odaklanan şirketlerin çektiği pay ise yüzde 1’in altında.
Hastaneler doldu taştı: Grip sebebiyle bir haftada 8 kişi öldü
Yunanistan’da grip vakalarındaki artış hastanelerde yoğunluğa yol açarken, son bir haftada 8 kişinin bu hastalık sebebiyle yaşamını yitirdiği bildirildi.