Çepni'nin Yenilenebilir Enerji ve AKP Politikaları Üzerine konuşması

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Çepni'nin Yenilenebilir Enerji ve AKP Politikaları Üzerine konuşması
İzmir Milletvekili Murat Çepni'nin Yenilenebilir Enerji ve AKP Politikaları Üzerine 24 Mart 2020 Tarihinde Yaptığı Genel Kurul Konuşması

İzmir Milletvekili Murat Çepni, 24 Mart 2020 Tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi  Genel Kurulunda görüşülmekte olan 196 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 26'ncı maddesi üzerine söz alarak yenilenebilir enerji ve AKP politikaları üzerine konuşma yaptı.

Konuşma metni aşağıda.

Genel Kurul ve değerli halkımız; yenilenebilir enerji üzerine uzunca zamandır tartışıyoruz. Kuşkusuz, ilkesel olarak karşı değiliz fakat her durumda olduğu gibi doğru bir aracın kimin elinde olduğuyla ilgiliyiz biz. Yenilenebilir enerjiler… Karadeniz'de dereleri kurutan HES'ler de Hasankeyf'te on iki bin yıllık tarihi sular altında bırakan barajın kendisi de yenilenebilir enerji aynı zamanda İzmir'i, Ege'yi -bütün Ege Bölgesi'ni- zehirleyen JES'ler de yenilenebilir enerji kategorisine giriyor. Dolayısıyla söz konusu olan AKP olduğunda hangi aracın, nasıl bir işlev gördüğü doğal olarak halklarımız açısından çok net olarak biliniyor.

Şimdi "Bozuk düzende sağlam çark olmaz." demiş Pir Sultan Abdal. Düşünün ki her krizden fırsat yaratmasını çok iyi bilen, her krizden, her virüsten beka yaratmasını bilen bir iktidar var karşımızda; AKP iktidarı tam olarak böyle bir iktidar. Biz dün olduğu gibi bugün de "Kral çıplak" demeye devam edeceğiz. Tüm dünyada 6.500 insanın virüsle hayatını kaybettiği, coronavirüsle hayatını kaybettiği koşullardayız fakat aynı zamanda bu koşullarda, tüm dünyada kapitalizmin de bir krizini yaşıyoruz, çürüyen kapitalizmin krizini yaşıyoruz. Türkiye'de de çürüyen kapitalizmin biricik temsilcisi AKP politikalarına karşı mücadele etmeye devam ediyoruz, bundan sonra da edeceğiz.

Şimdi, bakın değerli arkadaşlar, Türkiye'de coronavirüs salgını hızla tırmanıyor. İktidarın buna dair çözümü ise dua, sabır ve kolonya. Şu anda Türkiye'de evlere kapanabilen insan sayısı yüzde 37, çalışmak zorunda kalan insan sayısı yüzde 63. İktidar "Evlerde kalın." diyor. Evet, doğrudur, evlerde kalmak lazım fakat iktidar şöyle söylüyor: "Evde kal Türkiye ama işçiler siz çalışmaya devam edin. Evde kal Türkiye, işçiler ölüme terk edilsin." İktidarın temel politikası budur.

Değerli arkadaşlar, yüzde 20'si patronlardan karşılanan, yüzde 80'i emekçilerden karşılanan bir paketle karşı karşıyayız. Aynı iktidar, 65 yaş üstü insanlara sokağa çıkmayı yasakladı. Bakın, 7 milyon yaşlı var bu kategori içerisinde ve bunların sadece -7 milyon yaşlının sadece- 1 milyonu tek başına yaşıyor. Yani, 6 milyon yaşlı, 65 yaş üzeri insan evinde ailesiyle yaşıyor.

AKP halkı kandırıyor, AKP iki yüzlü bir politikayla bu coronavirüs sürecini yönetmeye çalışıyor. Esas olarak, kendini kurtarmaya çalışıyor. Bakın, AKP iktidarı fırsatçı bir iktidardır. Tüm dünya ve Türkiye'de coronavirüs salgını sürerken, AKP, Kürt halkının, Halkların Demokratik Partisinin, HDP'nin belediyelerine saldırmaya devam ediyor. Batman Belediyesine saldırıyor, Batman Belediyesine kayyum atıyor. Batman Belediyesi bir gün önce su faturalarını almayacağını açıklamıştı ve HDP bu kayyum politikasına karşı dün de bugün de yalanları ortaya koydu. AKP için tüm dünya salgınla kırılabilir, tüm Türkiye'de salgın -virüs salgını- insanlarımızı öldürebilir fakat sorun değil, sorun AKP için HDP belediyelerinin yok edilmesidir.

Bakın, 316 bin kişi paylaşım yaptığı için bugün, bu süreçte, haklarında soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, geçtiğimiz günlerde maske depolayan şirketleri tehdit etti. Burada "Maske sorunumuz yok." deniyor.

Şimdi, halk sağlığı söz konusu olduğunda cezaevleri kanayan bir yara. AKP fırsatçılığı burada gündeme geliyor. Tüm Türkiye'de, tüm demokrasi güçleri, cezaevlerinin boşaltılmasını beklerken, AKP pratiği, AKP darbeci fırsatçılığı ne yapıyor? Önümüze henüz daha gelmedi ama açıklandığı kadarıyla siyasi tutsakları dışında tutuyor. İşte AKP fırsatçılığı ve darbeciliği halk düşmanı bir siyasettir. Halklarımız buna mecbur değildir, işçi sınıfı, emekçiler, halklarımız çaresiz değillerdir. İşçi sınıfı, emekçiler isyan ediyorlar fakat bunun karşısında biz kurduğumuz dayanışma alanıyla bu çürümüş zulüm düzenini yıkabiliriz.

"Evde kal Türkiye" sloganı tümüyle bir yalan üzerine kurulu bir slogandır.

Değerli arkadaşlar, işçi sınıfı çalışmaya devam ediyor. Bunun için önerdiğimiz, ısrar ettiğimiz çözüm, tüm çalışanlara ücretli izin hakkının sağlanmasıdır, tüm sağlık hizmetlerinin ücretsiz sağlanmasıdır. Halklarımıza çağrımız şudur: Özel değil, kamusal sağlık; ayrımcılık değil, eşitlik; bireycilik değil, paylaşma; bencillik değil, dayanışma; kapitalizm değil, sosyalizm çağrısı yapıyoruz. Ve halklarımıza, bu çürümüş düzene karşı örgütlenmeye, mücadele etmeye ve mücadele bayrağını yükseltme çağrısı yapıyoruz.

Konuşmanın Görüntü Linki:https://www.youtube.com/watch?v=6cU8EnGNP2M

BASIN BÜLTENİ


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
TÜRKİYE’NİN ÖRNEK MERKEZİ PAÜBİYOM’A DOKUNMAYINÖnceki Haber

TÜRKİYE’NİN ÖRNEK MERKEZİ PAÜBİYOM’A DOK...

İYİ PARTİ'Lİ NURİ OKUTAN'DAN KORONAVİRÜS AÇIKLAMASISonraki Haber

İYİ PARTİ'Lİ NURİ OKUTAN'DAN KORONAVİRÜS...

Başka haber bulunmuyor!