Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

Madrid Zirvesi...

Bizim sözde MUHALEFET partileri mensupları muhalefet ettiklerini sanıyorlar.

Cumhurbaşkanımız başkanlığında bizim heyetin NATO zirvesi bana göre mükemmeldi.

Cumhurbaşkanımızın o samimim hareket ve tavırları, çok kişiyi çileden çıkardı.

Aslında gurur duymamız gerek.

Sn. Erdoğan kendi hesabından aşağıdaki mesajları ardı ardına attı:

... NATO’nun tarihindeki en önemli zirvelerden biri olan Madrid Zirvesi’ni başarıyla neticelendirdik. 2010 Lizbon Zirvesi’nde kabul edilen belgenin yerini alacak olan, ittifakın gelecek vizyonunu ortaya koyan Stratejik Konsept’i kabul ettik.

İttifakımızın Ukrayna’ya desteği tamdır. Fakat bu desteği bir barış vizyonuyla birlikte ortaya koymalı, insani dramın, yıkımın ve gözyaşının bir an önce durdurulması için çaba göstermeliyiz. Kalıcı bir ateşkesin sağlanmasına dönük diplomatik girişimlerimizi yoğunlaştırmalıyız.

Çatışmalar uzadıkça can kayıpları ve yıkım da artmaktadır. Savaşın başta enflasyon olmak üzere küresel ekonomideki olumsuz yansımalarını hepimiz hissediyoruz. Türkiye olarak adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyor, İstanbul Süreci’ni daha da güçlendirmek istiyoruz.

Zirvede kabul ettiğimiz Stratejik Konsept’te terörizmin en ciddi asimetrik tehdit olarak tanınması ve NATO’nun terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele yönündeki kararlılığının ortaya konulması elbette önemlidir. Ancak bu kararlılık kâğıt üzerinde kalmamalıdır.

Fiiliyatta terör örgütleri arasında hiçbir ayrıma gidilmeden, mücadelenin tam bir dayanışma içinde sürdürülmesi zaruridir. Bu sadece bizim değil NATO’nun da meselesidir. Masumların canları, kanları üzerinden ikbal devşirmeye çalışan cinayet şebekeleri hepimizin ortak düşmanıdır.

Bugün bize karşı kullanılan silahların yarın başka müttefiklerimize karşı kullanılmayacağının hiçbir garantisi yoktur. Tarih bize bu tür ihmalkârlıkların daha sonra ölümcül tehditler olarak muhataplarına geri döndüğünü göstermiştir.

NATO’nun güvenilirliğini ve inandırıcılığını korumak istiyorsak müttefikler olarak terörün tüm tezahürleriyle mücadelede daha net, tutarlı ve samimi adımlar atmamız şarttır.

Zirvede bu konunun Türkiye için ne denli büyük hassasiyet arz ettiğini özellikle vurguladım.

Zirve marjında birçok devlet ve hükûmet başkanıyla da bir araya gelme fırsatı bulduk. Görüşmelerde mevkidaşlarımla ağırlıklı olarak Ukrayna’daki gelişmeleri ele aldık, ittifak gündemi çerçevesinde fikir teatisi gerçekleştirdik.

70 yıldır ittifaka üye olan, ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye, NATO'nun dününde ve bugününde olduğu gibi geleceğinde de söz sahibi olacaktır. Biz kendi bağımsız dış politikamızı izlerken müttefiklik ruhu içinde NATO’ya gerekli katkıları vermeye devam edeceğiz...

* * * * *

Evet, bu tivitler atılırken ben değişik yurt dışı tv kanallarını geziyordum. İnanın çatır çatır çatladıklarını verilen haber ve yapılan yorumlardan anlıyordum.

Onları anlıyorum da, bizim içerdeki tipleri anlamakta güçlük çekiyorum.

Kendini muhalefet sanan, ortamı buldu mu mitili yolsuzluk, arsızlığın içine atan bir kesim var.

Hesap soracağım diye ortaya çıkıyorlar, iş başına gelince kimse ne hesap soruyor, ne de muhalefette iken yaptığı söylemi hatırlıyor. Vakit bu vakit, deyip, onlar yaptı bizde yapak diyerek, saldırıyor devlet imkânlarına. Bizler dünde yazdık bugünde.

Dün yazdıklarımızdan yargılanıyoruz. Bu gün yazdıklarımız ortada.

Bu sözde muhalefetin bir pisliğini ortaya çıkaralım, hemen, niye onları da yazmıyorsunuz diyorlar.

Yahu sen ahlaksızsın. Bunu söylemeden, gir haber sitemize bak ne denli onları da yazmışız.

Ama sizin işinize böyle geliyor.

Şimdi MADRİD zirvesini BOŞ BOŞ eleştiriyorlar.

Yahu 6’lı masa değil 116’lı masa oluştursanız bile topunuz bir RECEP TAYYİP ERDOĞAN etmiyorsunuz. Halk bunu görüyor.

Yoksa, bu denli ekonomik sıkıntı ve yaşamsal ağırlık karşısında çoktan bu hükümete güle güle demişlerdi.

Ha, siz diyorsunuz ki, yapılacak seçimde gidecekler.

Gitmeyecekler.

Halk sizi çok iyi biliyor.

Önümüzdeki seçimlerde, RECEP TAYYİP ERDOĞAN, yeniden cumhurbaşkanı...

Hem de sizlere ve kendi kurduğu parti içindeki İHANET - HIYANET ekiplerine rağmen...