Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar

Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar

Mail: korpinar@istanbul.edu.tr

SORUNLARIMIZA ULUSAL ÇÖZÜMLER ÜRETELİM:-38-

3.5.2016 tarihli yani 5 yıl önce SORUNLARIMIZA ULUSAL ÇÖZÜMLER ÜRETELİM:-29- (MÜLTECİ-GÖÇMEN-SIĞINMACI SORUNUMUZ) başlıklı yazımı, yeniden sizlere anımsatmak istedim. Çünkü AB-D emperyalizminin BOP projesi hala devam ediyor. Güzel ülkemiz yine AB-D emperyalizminin organize ettiği BOP projesi ile karşı karşıya. Suriyede oluşturulan kaotik ortam nedeniyle yaklaşık 4 milyon Suriyeli göçmenin ülkemize gelmesini becerdiler.

Şimdi de Suriye ordusunun organize ettiği operasyon ile İdlib’de 5 asker, 3 sivil olmak üzere 8 şehit verdik. İdlib’de haftalardır yaşanan kaotik ortam ve can korkusu nedeniyle 1 milyon Suriyeli daha sınırımıza geldi ve de ülkemize girmek için bekliyorlar. Bunların içinde her türlü teröristte olabilir.

AB-D emperyalizminin BOP projesi adıyla anılan kirli amaçları nedeniyle, Suriye de iç savaş yaklaşık 8 yıldır devam ediyor. Bu savaş ve AB-D emperyalizminin ürettiği IŞİD belası yüzünden, hem sınırımız büyük bir tehdit altında hem de ülkemize gelen 4 milyon Suriyeliler yüzünden, halkımızın işsizlik sorunu arttı ve güncel yaşantısı huzursuz hale geldi. Yani güzel ülkemiz bir sivil işgal altında. Suriye, Filistin, İran, Irak, Afgan ve Pakistan kaynaklı kaçak göçmenler yüzünden, sağlık sorunlarımız da giderek artacak.

AB ise göçmen krizine karşı ülkemizi, bir tampon ülke olarak kullanmak istiyor (Sadece üniversite mezunu göçmenleri kendi ülkelerine kabul ediyorlar). Para ve vize vaadi ile bizi kandırmaya çalışan AB yönetimi, kirli amacına ulaşmak üzere. Ayrıca NATO gemileri yanında, Alman gemileri de Egede mülteci avına çıktı. Yunanistana ve dolayısıyla AB’ye sığınmacı geçişlerini engellemek icin çalışıyorlar. Ayrıca son gelen bilgilere göre de Ege denizinde, su üzerinde botların geçmesine engel olacak şekilde yüzer bariyerler inşaa ediyorlar.

Güzel ülkemizin değerli toprakları ve binaları da yabancılara satılıyor. Yabancılara toprak satışı, düzenlenen kanunla 25 dönümden 300 dönüme çıkarıldı. Çıkarılan kanunun ardından Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün Ocak 2012 verilerine göre Hatay'da 1974 yabancıya, 1320 parselde toplam 3 milyon 722 bin 824 metrekare toprak satıldı. 5 milyon 556 bin metrekare bir alan sahip olan Hatay'ın bu satışlarla birlikte yarıdan fazlası yabancıların eline geçmiş oldu. Bölgede yaşanan sıcak gelişmeler sürerken, toprak alımlarının da devam ettiği belirtiliyor. Benzer bir durum Urfa için de geçerli. Toplam 11.000 kilometrekare yüzölçümü olan Katar’ın, Türkiye’den 20.000 kilometrekarenin üstünde toprak satın aldığı açıklandı.

2019 un ilk 8 ayında yabancılara yapılan konut satışı 2018'in aynı dönemine göre yüzde 50 artarak 27 bin 748'e ulaştı. Konut alımı ve diğer yatırımlarla Türk vatandaşlığına geçmeye ilgi de artış gösterdi. Yatırımcıların aileleriyle birlikte Türk vatandaşı olan yabancıların sayısı 9 bin 962'ye ulaştı. Söz konusu dönemde Türk vatandaşlığı için başvuran yabancı yatırımcıların sayısı 3 bin 859 olurken, aile bireyleriyle birlikte bu rakam 14 bin 876 oldu. Vatandaşlık için en az 1 milyon dolarlık konut alma şartı 250 bin dolara düşürülmüştü. Yatırımla Türk vatandaşlığı alanlarda ilk sırayı 327 yatırımcıyla Iraklılar çekti. Iraklıları, 240 yatırımcıyla Afganlar takip etti. Türk vatandaşlığı hakkı kazananlar arasında ilk sıralarda yer alan diğer ülkeler ise 170 yatırımcıyla Filistin, 110 yatırımcıyla Mısır, 66 yatırımcıyla Libya, 44 yatırımcıyla Lübnan, 29'ar yatırımcıyla Saint Kitts ve Nevis Federasyonu ile Suudi Arabistan, 28 yatırımcıyla Azerbaycan, 26 yatırımcıyla Pakistan, 24 yatırımcıyla Sudan, 22 yatırımcıyla Rusya, 21 yatırımcıyla Cezayir ve 19 yatırımcıyla ABD olarak belirlendi (27.8.2019-Yeniçağ)

Dünyamız büyük bir siyasi ve ekonomik sarsıntı geçirirken, güzel ülkemizin de hem içte hem de dışta birçok önemli sorunu var. Bu sorunları iyi algılamak ve çözümler üretebilmek için yüce önderimizin 1920 de yaptığı yorumu sizlere anımsatmak isterim:

ATATÜRK’TEN ORTADOĞU DERSİ: “Aynı emperyalist devletler aynı derecede şiddetle Türk’ün de, Arap’ın da, Irak’ın da, Anadolu’nun da, Suriye’nin de düşmanlarıdır. Şu halde Anadolunun, Irakın, Suriyenin hayatı ve menfeatleri pek sıkı bir tarzda birleşmiş bulunuyor. Demek oluyor ki, Türklerle; Iraklılar ve Suriyeliler arasında sıkı bir dostluk ve uyum siyaseti gerekir.” (Hakimiyet-i Milliye, 26.7.1920). Yüce önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ümüzün 100 yıl önceden belirlemiş olduğu gibi güney komşumuz olan Suriyenin bölünmemesi ve emperyal dış güçlerin istilasından kurtulması için en kısa zamanda Suriye Yönetimiyle ilişkilerin geliştirilmesi ve güç birliğinin yapılması gerekiyor. Çünkü toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye devletinin oluşması ülkemizin geleceği için de çok önemli ve Suriyeliler içinde çok gereklidir.

Suriyenin toprak bütünlüğü korunduğunda, ülkemizde yaşamları için 40 milyar dolar harcadığımız 4 milyon Suriyeli göçmenin hem kendi evlerine dönmelerini sağlamış, hem de AB-D emperyalizminin aşağıdaki haritada belirtmiş olduğu BOP projesinin hedefini engellemiş oluruz. Yani güzel ülkemizi de bölmeye çalışanları Orta Doğuda saf dışı bırakmış oluruz.

ABD subayının kürdistan haritası NATO toplantısında sunuldu ile ilgili görsel sonucu

Umarım sizlerde, yukarıdaki kaygı ve uyarılarıma ekleyecek, geliştirecek ve de ulusal çıkarlarımız doğrultusunda çözecek, yeni öneriler üretebilirsiniz. Emeklerinizin boşa gitmeyeceğine eminim. Çünkü kazanan güzel ülkemiz, ulusal birlikteliğimiz ve saygıdeğer halkımız olacaktır.

Demokratik ve çağdaş yaşama kavuşmak kolay değildir. Hele de laik bir demokraside barış içinde yaşamak herkese nasip olmuyor. 56 tane İslam ülkesi içinde tek Laik ve demokratik ülke olarak, tüm dünyaya örnek olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim. Yüce önderimiz ve kurucu liderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ümüze ne kadar şükran borçluyuz.