© Haberanaliz.net 2005

Almanya'da NSU destekçisine ertelenmiş hapis cezası

Almanya'da 8'i Türk 10 kişiyi öldüren aşırı sağcı NSU terör hücresinin destekçisi Susann E., 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı ancak cezasının ertelenmesi sebebiyle hapse girmeyecek.

Almanya'da 8'i Türk 10 kişinin ölümünden sorumlu olan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresini desteklemekten yargılanan Susann E. suçlu bulundu.

Dresden Yüksek Eyalet Mahkemesi, 45 yaşındaki NSU destekçisi Susann E.'yi  2 yıl hapis cezasına çarptırdı ancak cezanın ertelenmesine hükmetti.

Susann E., NSU terör örgütünü üç ayrı olayda desteklemek ve hücrenin gerçekleştirdiği ağır silahlı gasp suçuna yardım ve yataklık yapmakla suçlanıyordu.

Federal Başsavcılık ise Susann E.'nin 4 yıl hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti. Hakimlerin 2 yıl ertelenmiş hapis cezası kararı, talep edilenin gerisinde kaldı.

Mahkemenin önünde bekleyen bir grup, aşırı sağcı şiddeti protesto etti.

NSU destek olmadan eylemlerini gerçekleştirebilir miydi?
Susann E., 2018 yılında Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi'nde sona eren NSU davasında müebbet hapse mahkum edilen, terör hücresinin hayattaki tek üyesi Beate Zschäpe'nin en yakın arkadaşı.

Ayrıca "terör hücresinin en sadık destekçisi" olarak tanınan ve Zschäpe ile birlikte yargılandığı NSU davasında terör hücresini desteklediği gerekçesiyle 2,5 yıl hapis cezasına mahkum edilen Andre E.'nin de eşi.

Aşırı sağcı Uwe Böhnhard, Uwe Mundlos ve Beate Zschäpe'nin oluşturduğu NSU hücresi, polis tarafından aranmalara rağmen sahte kimliklerle hayatlarını sürdürüp 2000-2007 yılları arasında 8'i Türk 10 kişiyi öldürmüştü. Köln'de Türklerin yoğun olarak yaşadığı Keup Caddesi'ne de bombalı saldırı düzenlemişlerdi.

Enver Şimşek, Abdurrahim Özüdoğru, Süleyman Taşköprü, Habil Kılıç, Mehmet Turgut, İsmail Yaşar, Theodoros Boulgarides, Mehmet Kubaşık ve Halit Yozgat'ı planlayarak katleden NSU, 2007 yılında da genç polis memuru Michèle Kiesewetter'i öldürmüştü.
Susann E., terör hücresinin bu suçları işlerken hayatlarını sürdürebilmelerini sağlayan isimlerden biri. Zschäpe'nin yakalanmadan yaşabilmesi ve seyahat edebilmesi için kendi kimlik kartını ve yine adına olan yıllık tren kartını kullandırttığı, doktora gidebilmesi için de sağlık sigortası kartını verdiği ortaya çıkmıştı.

Hatta Federal Başsavcılık iddianamesine göre Susann E., NSU'nun cinayetlerinden haberdardı. Ve NSU'nun ortaya çıkmasına yol açan 2011'deki banka soygunu sırasında hücrenin kullandığı karavanın kiralanmasına yardım eden isimdi.

Susann E. yargılama boyunca sustu
NSU'nun iki üyesi Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt, 4 Kasım 2011'de, Thüringen eyaletinin Eisenach kentinde, giriştikleri başarısız bir banka soygununun ardından saklandıkları kiralık karavanda ölü bulundular. Güvenlik makamları, ölüm nedenlerini intihar olarak açıkladı. Ama NSU'nun terör eylemleri ve destekçileri ile ilgili sır perdesi pek çok açıdan halen aralanamadı.

Mundlos ve Böhnhardt'ın ölü ele geçirildikleri haberi üzerine aynı gün suç ortakları Beate Zschäpe, Zwickau'da üçlünün uzun süre birlikte yaşadığı evi ateşe verdi, evde patlama meydana geldi.

Zschäpe bunun hemen ardından önce kaçtı. Bu esnada kendisinin de üyesi olduğu terör hücresini ve işledikleri cinayetleri ifşa eden itiraf videosunu, aralarında Alman basın kuruluşları ve Türkiye'nin Münih Başkonsolosluğunun da yer aldığı adreslere gönderdi. Ve birkaç gün sonra, 8 Kasım'da Zschäpe'nın güvenlik güçlerine teslim olduğu açıklandı.

Zschäpe, Münih'teki NSU davası sırasında Zwickau'daki evi ateşe verdikten sonra arkadaşı Susann E. ile son bir kez buluştuğunu anlatmış, arkadaşının ona giyecek temiz kıyafet getirdiğini söylerken "çünkü kıyafetlerim benzin kokuyordu" demişti.

NSU teröristi, Susann E. ile düzenli olarak ailece görüştüklerini bizzat kendisi de beyan etti. Hatta, kendi çocukları olmadığı için, Susann E. ve çocuklarıyla görüşmenin "kendisine iyi geldiğini" kaydetmişti. Ancak Susann E. yargılandığı dava boyunca sustu. Oysa vereceği bilgiler, aşırı sağcı terör hücresi üzerindeki sır perdesinin aralanmasını sağlayabilirdi.

Aileler hayal kırıklığı yaşıyor
Aşırı sağcı NSU terör hücresi gerçeği, 2011 yılında Almanya'da şok etkisi yaratmıştı. Münih'teki dava boyunca kurban yakınları, avukatlar, uzmanlar ve siyasetçiler, bu hücrenin üç kişiden oluşamayacağını, destekçilerden oluşan çok daha geniş bir ağın gün ışığına çıkartılması gerektiğini savunmuştu.

Onlara göre destekçiler Susann E. ile sınırlı değil. NSU kurbanlarının aileleri ve avukatları, Alman devlet kurumlarının terör hücresini, suç ortaklarını, destekçi ağını gerçek anlamda aydınlatmadığı bunun için gerekli iradeyi de ortaya koymadığı görüşünde.
Dönemin Başbakanı Angela Merkel, ailelere "Cinayetleri aydınlatmak, suç ortaklarını ve arkasındaki isimleri ortaya çıkarmak ve tüm failleri adalete teslim etmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız" sözünü vermişti. Ancak aileler bu sözün tutulmadığını, NSU'nun aydınlatılmasına devlet kurumları içinde direnç olduğunu iddia ediyor. 

Bunda 2000-2007 yıllarında işlenen cinayetlerin arkasında aşırı sağcı bir yapı olduğu yönünde pek çok bulgu olmasına rağmen polisin bu yönde soruşturma yürütmemiş ve gerçeğin ancak NSU'nun kendisini ifşa etmesi sonrasında ortaya çıkmış olması büyük rol oynuyor.

Polis gerçek suçluların izini sürmek yerine aileleri şüpheliler olarak sorgulamış, kurbanlar ve aileleri uyuşturucu kaçakçılığı ve namus cinayetleri ile suçlanmıştı. Ayrıca NSU gerçeğinin ortaya çıkmasının ardından iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı'nda (BfV) NSU ile ilintili bazı dosya ve belgelerin imha edildiğinin ortaya çıkması da ailelerin devlet kurumlarına güvenini sarstı.

dpa, DW/ DA, HS
haber içerik kaynak:
https://www.dw.com/tr/almanyada-nsu-destek%C3%A7isine-ertelenmi%C5%9F-hapis-cezas%C4%B1/a-78007371

İlginizi Çekebilir

Zaharova'dan AB'ye 'çifte standart' tepkisi: Kiev rejimine ne zaman yaptırım uygulanacak?

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Avrupa Birliği'nin (AB) Rusya'ya yönelik yeni yaptırım kararlarını eleştirerek, sivil hedeflere ve altyapıya saldıran Ukrayna'ya ne zaman yaptırım uygulanacağını sordu.

İngiltere İçişleri Bakanı Şabana Mahmud kimdir?

İngiltere İşçi Partisi Ulusal Yürütme Komitesi Başkanı Şabana Mahmud, Burnham'ın partinin yeni lideri olarak seçildiğini duyurmuştu. Başbakanlık görevinin devrinin Pazartesi günü gerçekleşmesi bekleniyor.

Belediye meclisinde utandıran anlar! CHP'li belediye başkanı AK Partili üyenin üzerine yürüdü

Mersin'de Toroslar Belediyesinin temmuz ayı Meclis Toplantısı'nda olay çıktı. CHP'li Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, oturumu sonlandırmasının ardından AK Partili Meclis Üyesi Mehmet Özkan'ın üzerine yürüdü. DEM Partili üyeler ise görüntü alanlara saldırdı.

İngiltere'de İşçi Partisi liderliğine Andy Burnham seçildi

İngiltere'de iktidarda olan İşçi Partisi'nin liderliğine "Kuzeyin Kralı" lakaplı Andy Burnham seçildi. Pazartesi günü başbakanlığı üstlenmeye hazırlanan Burnham, "iktidara hazırım" dedi.

Alman yargısından klimaya onay

Almanya'da pek yaygın olmayan klimalara havalar aşırı ısınınca ilgi arttı. Ancak bu durum komşular arasında anlaşmazlıklara yol açıyor. Balkona klima takılmasına yapılan itirazı değerlendiren mahkeme kuruluma onay verdi.

İsrail: Meclis feshedildi, seçim 27 Ekim'de

İsrail'de parlamento kendini feshetme kararı aldı. Başbakan Benyamin Netanyahu, azalan popülerliğine rağmen yeniden aday olacak.

TÜM HABERLER