© Haberanaliz.net 2005

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 7 Ekim, Dünya Pamuk Günü, Beyaz Altının Çığlığı!

Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş yazdı: 7 Ekim, Dünya Pamuk Günü, Beyaz Altının Çığlığı!

Dünya Pamuk Günü; pamuğun (Beyaz Altın (White Gold) sadece bir tekstil hammaddesi değil, dünya genelinde milyonlarca küçük ölçekli çiftçi ve aile için temel bir geçim kaynağı olduğunu vurgulamak amacıyla ilan edilmiştir. Sürdürülebilir Tarım, Tekstil Endüstrisi ve Küresel Ticaret çok önemlidir. Pamuk üreticilerinin haklarını korumak ve sürdürülebilir üretimi yaymak amacı ile çalışmaların arttırılması lazımdır.

Dünyada ve Türkiye’de en çok pamuk nerede üretilir? GDO’suz pamuk üretimi neden önemlidir? Sektörün geleceğine ilişkin neler yapmalıyız?

Bu yazım, Toprağımızın, Çiftçimizin ve Geleceğimizin Sürdürülebilirliği İçin Milli Bir Uyarıdır!

7 Ekim Dünya Pamuk Günü vesilesiyle, “Beyaz Altın” olarak adlandırılan pamuğun sadece bir tekstil hammaddesinden ibaret olmadığını; milyonlarca küçük ölçekli çiftçi, aile ve ülke ekonomileri için hayati bir geçim kaynağı olduğunu bir kez daha idrak ediyoruz.

Ancak bugün pamuk; iklim krizi, yanlış tarım politikaları, ekolojik dengesizlikler ve dışa bağımlı girdilerle kuşatılmış durumdadır.

Bu yazım; millete, topluma ve devlet yöneticilerimize yönelik bir uyarı niteliğinde, sektörün yarınlarını kurtaracak acil tedbir çağrısıdır.

I. Milletimize ve Toplumumuza Çağrı: Bilinçli Tüketim, Ekosisteme Sadakat

Pamuk, tarladan tezgâha uzanan serüveninde doğrudan tenimizle temas eden, hayatımızın her alanında yer alan stratejik bir üründür. Toplum olarak tükettiğimiz tekstil ürünlerinin arkasındaki emeği, doğaya verilen tahribatı ve ekolojik maliyeti görmek zorundayız.

Hızlı Tüketim Çılgınlığından Vazgeçmeliyiz: "Hızlı moda" akımıyla birlikte giysileri anketlerde tükenen birer tüketim nesnesi olarak görmek, hem atık dağlarını büyütmekte hem de pamuk üretimine yönelik baskıyı yapay biçimde artırmaktadır.

GDO’suz ve Sürdürülebilir Ürün Tercihi: Doğrudan cildimizle temas eden kıyafetlerin GDO’lu tohumlar ve ağır kimyasal ilaçlarla üretilen pamuklardan elde edilmesi, insan sağlığı üzerinde uzun vadeli toksik ve alerjik riskler doğurmaktadır. Toplum olarak organik, GDO’suz ve adil ticaret (fair trade) ilkeleriyle üretilen ürünleri talep etmeliyiz.

Toprak ve Su Bilinci: Ülkemizin su kaynakları hızla tükenmektedir. Pamuğun su seven bir bitki olduğu gerçeğinden hareketle, bireysel olarak giyim alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli; israfı önleyen, döngüsel ekonomiyi destekleyen bir yaşam kültürü benimsemeliyiz.

II. Devletimize ve Karar Alıcılara Hitaben: Acil ve Stratejik Tedbirler

Dünyada pamuk üretiminde lider olan Çin, Hindistan, ABD ve Brezilya gibi ülkeler karşısında Türkiye'nin rekabet gücünü koruması ve yerli üretim omurgasını ayakta tutması devlet politikalarının kararlı duruşuna bağlıdır. Başta GAP’ın merkezi Şanlıurfa olmak üzere Diyarbakır, Aydın ve Adana gibi üretim üslerimizde yaşanan sıkıntılar acil müdahale gerektirmektedir. Devletimizin ve ilgili kurumların vakit kaybetmeden hayata geçirmesi gereken tedbirler şunlardır:

1. Vahşi Sulamadan Modern ve Akıllı Sistemlere Geçiş

İklim krizinin kuraklık tehdidini artırdığı bu dönemde, pamuk tarımında kullanılan geleneksel ve suyu israf eden vahşi sulama yöntemlerine derhal son verilmelidir.

Tedbir: Basınçlı sulama, damla sulama ve yapay zeka destekli akıllı sulama altyapıları için çiftçilere hibeler ve uzun vadeli, faizsiz finansal destekler acilen sağlanmalıdır.

2. GDO’suz Yerli Tohum ve Ar-Ge Seferberliği

Uluslararası tohum monopollerine ve GDO’lu tohumlara bağımlılık, hem topraklarımızın biyolojik çeşitliliğini yok etmekte hem de çiftçimizi her geçen yıl artan girdi maliyetleriyle ezmektedir.

Tedbir: Üniversitelerimizin ve tarımsal araştırma enstitülerimizin öncülüğünde, iklim krizine dirençli, hastalıklara dayanıklı ancak genetiği değiştirilmemiş (GDO’suz) yerli ve atalık pamuk tohumu çeşitlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması milli bir güvenlik meselesi ele alınarak desteklenmelidir.

3. Küçük Ölçekli Çiftçinin Desteklenmesi ve Girdi Maliyetlerinin Dizginlenmesi

Pamuk üretiminin omurgasını oluşturan küçük ölçekli çiftçiler; gübre, mazot, elektrik ve ilaç fiyatları karşısında tarlasını ekemez duruma gelmektedir.

Tedbir: Üreticinin alım gücünü koruyacak taban fiyat politikaları zamanında açıklanmalı, üretim sezonu başında mazot ve gübre destekleri doğrudan çiftçinin hesabına tanımlanarak tarlada kalması teşvik edilmelidir.

4. İzlenebilirlik ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Standartları

Türkiye tekstil sektörünün uluslararası pazarlarda varlığını sürdürebilmesi, çevreci ve etik üretim sertifikasyonlarına uyumla mümkündür.

Tedbir: "İyi Pamuk" (Better Cotton) gibi küresel sürdürülebilirlik standartları ulusal politika haline getirilmeli; tarladan fabrikaya kadar tüm süreçlerin şeffaf bir şekilde izlenebildiği dijital bir "Pamuk Takip Sistemi" kurulmalıdır.

Kısacası, Pamuk; bu toprakların sadece bir mahsulü değil, milli bağımsızlığımızın, sanayimizin ve milyonlarca insanın ekmek kapısının güvencesidir. Eğer bugün gerekli tedbirleri almaz, toprağımızı korumaz ve çiftçimizi yalnız bırakırsak; yarın sadece bir tarım ürünü değil, tekstil sanayimizdeki liderliğimizi ve ekonomik bağımsızlığımızı da kaybederiz.

Toplumumuzun bilinci, milletimizin üretme azmi ve devletimizin kararlı stratejik adımlarıyla "Beyaz Altın"ı korumak, gelecek nesillere daha yeşil, adil ve yaşanabilir bir Türkiye bırakmak boynumuzun borcudur. Vakit, tarlaya sahip çıkma vaktidir!

Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.

Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..

Baki Selam ve Dua ile.

MUSTAFA GÖKTAŞ

Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)

Kişisel instağram sayfam:

https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/

WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:

https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d

haberanaliz Facebook  gurubu:

https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net

haberanaliz X hesabı:

https://x.com/batuhansezer006

#mustafagoktas

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER