GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAKARYA’DAN GELECEĞE: BİR MİLLETİN EMANETİ
GÜNDEMAraştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş, günün anlam ve önemine binaen yazdı: SAKARYA’DAN GELECEĞE: BİR MİLLETİN EMANETİ
13 Eylül 1921…
Takvimler bugün, yalnızca bir tarihin yaprağını çevirmiyor.
Bugün, bir milletin kaderinin değiştiği günü hatırlıyoruz.
23 Ağustos'ta başlayan ve 13 Eylül'de sona eren, 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesi'ni…
Ankara'nın Polatlı'sında, Sakarya Nehri'nin doğusundaki o topraklarda; vatanın kaderi yeniden yazıldı.
O günlerde Anadolu'nun üzerinde yalnızca savaşın dumanı yoktu.
Bir milletin var olma iradesi vardı.
Bir tarafta işgalin karanlığı, diğer tarafta bağımsızlığın ışığı…
Ve o ışığın önünde, canından başka verecek hiçbir şeyi kalmamış ama vatanından vazgeçmeyecek kadar büyük bir yüreğe sahip Mehmetçik vardı.
Sakarya, sıradan bir askerî mücadele değildi.
O cephede yalnızca ordular çarpışmadı.
Ümit ile ümitsizlik, teslimiyet ile direniş, esaret ile istiklal çarpıştı.
Cephe hattı daraldıkça vatanın anlamı büyüdü.
Toprak kaybedildikçe mücadele daha da sertleşti.
Ve işte o günlerde Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın tarihe kazınan emri yankılandı:
“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.”
Bu söz, yalnızca bir savaş emri değildi.
Bir milletin vatan anlayışının tarifiydi.
Çünkü savunulacak bir tek şehir yoktu.
Savunulacak bütün vatandı.
Ve o vatanın her karışında bir milletin namusu, hürriyeti ve geleceği vardı.
Sakarya'nın bedeli ağırdı.
Çok ağır…
Nice subayımız, nice Mehmetçiğimiz, nice gencecik vatan evladımız o topraklarda son nefesini verdi.
Bu yüzden Sakarya'ya tarihte “Subaylar Muharebesi” denildi.
Çünkü cephede yalnızca askerler değil, ordunun yetişmiş kadroları da ağır kayıplar verdi.
Birçok evin kapısı o günlerde bir daha açılmadı.
Birçok anne evladının yolunu bekledi.
Birçok eş, bir daha dönmeyecek bir askerin ardından gözyaşı döktü.
Birçok çocuk, babasının yüzünü bir daha göremedi.
Fakat onlar biliyordu:
Bazı hayatlar yaşanmak için değil, bir millet yaşasın diye feda edilir.
Bugün onların isimlerini tek tek bilmiyor olabiliriz.
Ama onların sayesinde bugün buradayız.
Onların kanıyla sulanan bu topraklarda konuşuyor, düşünüyor, üretiyor, hayal kuruyoruz.
İşte bu yüzden…
Bu vatan, bize miras değil; emanettir.
Sakarya'da kazanılan zafer, düşmanın Anadolu'nun içlerine doğru ilerleyişini durdurdu.
Yunan ordusu Sakarya Nehri'nin batısına çekildi.
Bu büyük askerî başarının ardından diplomasi sahasında da önemli gelişmeler yaşandı.
Kars Antlaşması ve Ankara Antlaşması ile Millî Mücadele'nin uluslararası alandaki kazanımları güçlendi.
19 Eylül 1921'de ise Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal Paşa'ya Mareşal rütbesini ve Gazi unvanını verdi.
Fakat Sakarya'nın asıl büyüklüğü, bir rütbeye sığmaz.
Bir madalyaya sığmaz.
Bir tarih kitabının birkaç sayfasına hiç sığmaz.
Çünkü Sakarya bize şunu öğretir:
Bir millet, en zor zamanında bile ayağa kalkabilir.
Yeter ki inancını kaybetmesin.
Yeter ki bağımsızlığından vazgeçmesin.
Yeter ki birbirine omuz versin.
Bugün…
Aradan 105 yıl geçmişken Sakarya'ya yalnızca geçmişin bir zaferi olarak bakamayız.
Çünkü Sakarya'nın bize söyleyecekleri hâlâ var.
Bugünün gençlerine…
Yarının çocuklarına…
Ve bu ülkenin geleceğini taşıyacak bütün nesillere…
Sakarya diyor ki:
Size bırakılan vatanın kıymetini bilin.
Bilimin peşinden gidin.
Akla ve eğitime sarılın.
Çok çalışın.
Üretin.
Adaletten ayrılmayın.
Kul hakkından sakının.
Birbirinizi farklılıklarınız üzerinden değil, aynı milletin evlatları olduğunuz gerçeği üzerinden değerlendirin.
Çünkü bir milletin geleceği yalnızca sınırlarını korumakla değil, o sınırların içerisinde nasıl bir ülke inşa ettiğiyle belirlenir.
Sakarya'nın Mehmetçiği vatanı cephede savundu.
Bugünün gençleri ise bu vatanı;
Bilimle, teknolojiyle, eğitimle, üretimle, sanatla, ahlakla, adaletle ve liyakatle geleceğe taşımalıdır.
Çünkü çağ değişmiştir.
Mücadele biçimleri değişmiştir.
Ama bir milletin geleceğine karşı sorumluluğu değişmemiştir.
Bugün Sakarya'nın topraklarına baktığımızda belki sessizlik görürüz.
Ama o sessizliğin altında bir milletin çığlığı vardır.
Belki tarlalar görürüz.
Ama o toprakların altında binlerce kahramanın hatırası vardır.
Belki yalnızca bir nehir görürüz.
Ama Sakarya Nehri, üzerinden geçen bir asra rağmen bize hâlâ aynı şeyi fısıldar:
“Unutma…”
Unutma ki bu vatan kolay kazanılmadı.
Unutma ki bağımsızlık bedelsiz gelmedi.
Unutma ki bugün üzerinde yürüdüğün topraklarda, senden önce yürüyenlerin ayak izleri kadar şehitlerimizin hatırası vardır.
Ve unutma ki gelecek nesillere bırakacağın ülke, senin bu emanete ne kadar sahip çıktığının göstergesi olacaktır.
Bugün başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Sakarya Meydan Muharebesi'nde ve Millî Mücadele'nin bütün cephelerinde vatan uğruna mücadele eden kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.
Adlarını bildiklerimizi de…
Adlarını hiç öğrenemeyecek olduklarımızı da…
Mezarlarının başında bir bayrak dalgalananları da…
Mezarlarının nerede olduğunu bile bilmediklerimizi de…
Bu milletin bağımsızlığı için toprağa düşen bütün şehitlerimizi…
Allah rahmet eylesin.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Ve bugün gençlere bir sözümüz olsun:
Sizler, onların devamısınız.
Size bırakılan yalnızca bir toprak parçası değildir.
Size bırakılan;
bir bayrak,
bir vatan,
bir Cumhuriyet,
bir bağımsızlık iradesi
ve büyük bir tarihî sorumluluktur.
O emaneti yalnızca korumayın.
Daha ileriye taşıyın.
Çünkü şehitlerin bize bıraktığı en güzel cevap, yalnızca geçmişi hatırlamak değil;
Çünkü şehitlerimizin bize bıraktığı en büyük miras, yalnızca geçmişi hatırlamak değil; onların canlarıyla koruduğu bu vatanı, akılla, bilimle, ahlakla ve emekle geleceğe taşımaktır.
Allah devlete ve millete zeval vermesin.
Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/
İlginizi Çekebilir
GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GENÇLERE VASİYETİM: BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN
Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş, günün anlam ve önemine binaen yazdı: GENÇLERE VASİYETİM: BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN
GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VEKİL SAYISI DÜŞMELİ, AYRICALIKLAR KALKMALI
Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş YAZDI: VEKİL SAYISI DÜŞMELİ, AYRICALIKLAR KALKMALI
GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Bir Bayrağın Gölgesinde, 9 Eylül ve Bize Bırakılan Emanettir.
Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş, günün anlam ve önemine binaen yazdı : Bir Bayrağın Gölgesinde, 9 Eylül ve Bize Bırakılan Emanettir.
GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: "Seksenler" in Ergun Plak’ına veda…
Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş, günün anlam ve önemine binaen yazdı "Seksenler" in Ergun Plak’ına veda…
ÜMİT TURHAN’A ÇETKODER’DEN ULUSLARARASI ALTIN ORKİDE NİŞANI VERİLDİ
Türk Sağlık Sen Genel Sekreteri Ümit Turhan, Mersin ilinde bir dizi çalışma ve programdan sonra il protokolüne nezaket ziyaretlerini sürdürürken, Gazeteci Yazar ve iktisatçı, Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı, HAVADİS Gazetesi Kurucu ve sahibi, haberanaliz.net haber sitesi kurucu ve sahibi Mustafa Göktaş’ı da özel ofisinde ziyaret etti.
GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL BU HALE GETİRDİK?
Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş, günün anlam ve önemine binaen yazdı: TOPLUMU NASIL BU HALE GETİRDİK?