© Haberanaliz.net 2005

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU DAHA FAZLA KİRLETMEYELİM

Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş YAZDI: TOPLUMU DAHA FAZLA KİRLETMEYELİM

Toplum öyle bir hale geldi ki, getirildi ki, bir tarafta padişah hırkası giyen ve şatafatlı yaşayanlar var bunların ağzında ise KİBİR KÖTÜDÜR lafı eksik olmuyor. Değer tarafta her tür adaletsizlik ve haksızlık karşısında kula boyun eğenler var ama ALLAH BÜYÜKTÜR diyorlar. Bu nasıl bir yaşam biçimi, nasıl bir kültür, anlamak zor. Toplumda derin yaralar açan, toplumu kirleten gittikçe yozlaştıran bu durumu ele alıp, kendimize, aslımıza dönmemiz gerektiğinin altını çizen, hak ve hukuk ile adaletin merkeze yerleşmesini sağlayacak, herkesin yaşam içinde eşit haklar ile yaşamasını temin edecek, ayrıcalıklara son verecek NAÇİZANE bu günkü yazımı kaleme alıyorum:

Değerli okurlarım, kıymetli insanlar,

Bu durum, tarih boyunca adaletsizliğin ve eşitsizliğin kurumsallaştığı dönemlerde sıkça görülen, toplumsal vicdanın en derin yaralarından biridir.

Tespitlerim güç ve iktidar sahiplerinin dini veya ahlaki kavramları birer kalkan yahut kılıf olarak kullanmasını, ezilen kesimlerin ise umudu sadece teselliye ve sabra indirgeyip hak arama bilincini yitirmesini özetlemektedir.

Toplumun bu kısır döngüden çıkıp özüne, yani hakkaniyet ve vicdan temelli erdemlerine dönebilmesi için üzerinde durulması gereken temel bir takım ilkeler vardır:

1. Kibir ve Gösterişin Maskesini Düşürmek : "Kibir kötüdür" diyerek diliyle tevazu öğretenlerin, yaşam tarzlarında şatafatı, israfı ve lüksü barındırması büyük bir çelişkidir. Gerçek tevazu sözle değil, paylaşımla, adil bölüşümle ve halkla aynı hayatı paylaşmakla ölçülür. Güç sahiplerinin halkın sırtından elde ettikleri ayrıcalıkları meşrulaştırmak için manevi değerleri araçsallaştırması, en büyük ahlaki çürümedir. Toplumun bu ikiyüzlülüğü görebilmesi, ilk adımdır.

2. Sabrı ve Tevekkülü Yanlış Anlamaktan Kurtulmak: İnanç sistemlerinde "Allah büyüktür" ya da "sabır" kavramları, haksızlıklara sessiz kalmak, boyun eğmek veya adaletsizliği kabullenmek için bir bahane olarak sunulamaz. Sabır, zorluklar karşısında direnmek, mücadele etmek ve doğruluktan sapmamaktır; zulme rıza göstermek asla değildir. "Allah büyüktür" inancı, insanlara adaletsizliği boyun eğerek kabullenmeyi değil, adaleti bu dünyada hâkim kılmak için irade göstermeyi emreder. Hak aramak, kul hakkını korumak ve haksızlığa "dur" demek inancın da gereğidir.

3. Ayrıcalıklara Son Verip Eşit Yurttaşlığı İnşa Etmek : Bir toplumda hukukun üstünlüğü yoksa, yasalar güçlüleri koruyor ve zayıfları eziliyorsa orada huzurdan söz edilemez. Yaşamın her alanında (eğitimde, geçimde, yönetimde) herkesin eşit haklara sahip olduğu, torpilin, kayırmacılığın ve imtiyazın son bulduğu bir düzen kurulmalıdır. Ayrıcalıklı bir zümrenin varlığı, diğer insanların onurunu zedeler. Hak, haktır; kimseye lütuf olarak sunulamaz.

4. Özümüze Dönüş: Hak, Hukuk ve Adalet: Medeniyetimizin köklerinde, insanı insan kılan en temel değer adalettir. "Adalet mülkün temelidir" sözü sadece mahkeme salonlarının duvarında yazılı bir slogan olamaz; hayatın her alanına nüfuz etmelidir. Özümüze dönmek; komşusu açken tok yatamayanların vicdanını, güçlünün değil haklının yanında durma cesaretini yeniden kuşanmaktır.

Bu yozlaşmış düzenin değişmesi, bireylerin sorgulama becerisini yeniden kazanmasıyla mümkündür.

Kimse kimseden üstün değildir; doğuştan gelen insan onuru her türlü makamın, hırkanın ve zenginliğin üzerindedir.

Toplumun şifası; adaletin merkeze yerleştiği, hakların lütuf değil standart olarak görüldüğü, kul hakkının kutsal sayıldığı ve herkesin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürdüğü adil bir düzende saklıdır.

Aslımıza dönmek; korkunun yerine cesareti, boyun eğmenin yerine hak arama bilincini koymakla gerçekleşecektir.

ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.

Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..

Baki Selam ve Dua ile.

MUSTAFA GÖKTAŞ

Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)

https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/

#mustafagoktas

İlginizi Çekebilir

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 31 Temmuz: Tarihin Dönemeç Noktası

Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş, GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNE BİNAEN YAZDI: 31 Temmuz: Tarihin Dönemeç Noktası

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 TEMMUZ, VAROL TÜRKİYEM…

Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş, GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNE BİNAEN YAZDI: 30 TEMMUZ, VAROL TÜRKİYEM…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Zamanın Dönemeç Noktası: 28 Temmuz’un Tarihteki Derin İzleri

Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş, GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNE BİNAEN YAZDI: Zamanın Dönemeç Noktası: 28 Temmuz’un Tarihteki Derin İzleri

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 27 Temmuz, Tarihin Tanık Olduğu Bir Dönüm Noktasıdır.

Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş, GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNE BİNAEN YAZDI: 27 Temmuz, Tarihin Tanık Olduğu Bir Dönüm Noktasıdır.

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türk Dünyasının Sönmeyen Meşalesi: Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan’ı Anarken

Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş, GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNE BİNAEN YAZDI: Türk Dünyasının Sönmeyen Meşalesi: Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan’ı Anarken

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Batı Trakya’nın Onurlu Sesi Dr. Sadık Ahmet'i rahmetle anıyoruz

Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş, GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNE BİNAEN YAZDI: Batı Trakya’nın Onurlu Sesi Dr. Sadık Ahmet'i rahmetle anıyoruz

TÜM HABERLER