İspanya'da AB fon krizi: Avrupa'da Kuzey-Güney gerilimi yeniden gündemde
SİYASETİspanya, Avrupa genelindeki muhafazakâr siyasetçilerin Madrid yönetimini AB fonlarını emekli maaşlarının ödenmesinde kullanmakla suçlamasının ardından siyasi fırtınanın merkezine yerleşti.
İspanya hükümeti, AB pandemi fonlarıyla bağlantılı bir skandalı kontrol altına almaya çalışırken, Avrupa kaynaklarının emekli maaşlarının ödenmesinde kullanıldığı iddialarını kesin bir dille reddetti. Tartışma, üye ülkelerin bütçe kaynaklarının nasıl dağıtılacağı konusunda derin görüş ayrılıkları yaşadığı bir dönemde, zorlu bütçe müzakerelerine hazırlanırken gündeme geldi.
AB fonlarının yapısına doğrudan hâkim olan Madridli bir yetkili, Euronews’e yaptığı açıklamada, teknik bir meselenin “tamamen yanlış” biçimde siyasi malzeme hâline getirildiğini söyledi. Yetkili, muhalefeti muhasebe kaynaklı bir konuyu siyasallaştırmakla suçladı.
İspanya Sayıştay benzeri bütçe denetim kurumu, bu ay yayımladığı raporda, Başbakan Pedro Sanchez hükümetinin, COVID-19 sonrası Avrupa ekonomisini canlandırmak amacıyla ortak borçlanmayla oluşturulan AB İyileşme ve Dayanıklılık Fonu’na (RRF) bağlı bütçe kredilerini Kasım 2024’te İspanyol emekli maaşlarının finansmanında kısmen kullandığını bildirdi.
Madrid yönetimi ise kuralların ihlal edilmediğini savunuyor. Konuya yakın bir kaynağa göre Avrupa Komisyonu, ilk gazete haberlerinin ardından İspanya’dan açıklama talep etti. Madrid’in izahat sunmasının ardından Komisyon ek bir soru yöneltmedi ve İspanyol makamları meseleyi kapanmış kabul ediyor.
Buna rağmen siyasi tartışma sürüyor. Madrid yönetimi, “AB kaynaklarından tek bir euronun bile yanlış kullanılmadığını” vurgularken, özellikle “tutucu mali disiplin yanlısı” kuzey ülkelerinde tepkiler yükseliyor. İspanya ve İtalya, 2020 yazında zorlu müzakereler sonrası kabul edilen 750 milyar euroluk toparlanma fonunun en büyük yararlanıcıları olmuştu.
İspanya’da ana muhalefetteki Halk Partisi, Başbakan Sanchez’in konuyla ilgili parlamentoda açıklama yapmasını talep etti. Mesele Avrupa Parlamentosu’nda da yankı bulurken, muhafazakâr milletvekillerinden sert açıklamalar geldi.
Avrupa Parlamentosu Bütçe Komitesi’nin etkili merkez sağ üyelerinden Tomas Zdechovsky, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Bu iddialar doğrulanırsa, Avrupa vergi mükelleflerinin parasının ciddi biçimde kötüye kullanılması söz konusu olur. Avrupa, toparlanma fonlarının yanlış kullanımına göz yumamaz,” ifadelerini kullandı.
Hollandalı Avrupa Parlamentosu üyesi Dirk Gotink ise, “Pandemi sonrası toparlanma için ayrılan 10 milyar euroluk AB fonu sessizce İspanyol emekli maaşlarının ödenmesinde mi kullanılıyor? Bu durum, söz konusu fonlarla ilgili en büyük endişelerimizi doğrular nitelikte olurdu,” değerlendirmesinde bulundu.
Madrid kaynakları ise tartışmanın siyasi amaçlarla büyütüldüğünü savunuyor.
Bir hükümet yetkilisi, İspanya ekonomisinin performansına dikkat çekerek, zengin kuzey ülkelerinin zayıf güney ekonomilerini finanse ettiği yönündeki söylemlere tepki gösterdi. Aynı yetkili, “İspanya Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi. Almanya bizim emekli maaşlarımızı ödemiyor,” dedi.
Bununla birlikte olay, parçalı parlamentoda bütçe onayı almakta zorlanan İspanya’nın karşı karşıya olduğu ek sıkıntıları da gözler önüne serdi. 2025 bütçesini çıkaramayan Madrid yönetimi, son olarak 2023’te kabul edilen bütçe planını uzatmak zorunda kaldı.
AB’nin mali geleceği üzerindeki mücadele
Tartışmanın zamanlaması ise dikkat çekiyor.
Brüksel, AB’nin 2028-2034 dönemini kapsayacak yeni çok yıllı mali çerçeve bütçesi (MFF) için müzakereleri başlatmaya hazırlanıyor. Görüşmelerdeki temel başlıklardan biri, toparlanma programı kapsamında biriken yaklaşık 750 milyar euroluk ortak borcun geleceği olacak.
Söz konusu program, AB tarihindeki en büyük ve siyasi açıdan en etkili ortak borçlanma girişimi olarak görülüyor. Programın nihayetinde başarı mı yoksa ibretlik bir örnek mi sayılacağı, üye ülkelerin gelecekteki ortak finansman önerilerine yaklaşımını doğrudan etkileyecek.
Yaklaşık 60 milyar euroluk kaynakla programın en büyük ikinci yararlanıcısı olan İspanya, daha iddialı bir Avrupa bütçesi ve kalıcı ortak finansman mekanizmasının en güçlü savunucuları arasında yer alıyor.
İspanya Maliye Bakanı Carlos Cuerpo, ulusal borçların AB düzeyinde ortaklaştırılmasının yılda 25 milyar euroya kadar tasarruf sağlayabileceğini savunuyor.
Aynı zamanda Sanchez hükümetinin ikinci ismi konumundaki Cuerpo, Fransa, Mario Draghi ve bazı Avrupalı düşünürlerin dile getirdiği, AB’nin Avrupa Komisyonu’nun AAA kredi notundan faydalanarak tüm üye ülkeler için daha düşük finansman maliyeti sağlayacak “daha verimli” bir borçlanma mekanizması çağrılarına destek verdi.
Avrupa Komisyonu’nun mevcut bütçe taslağında yeni ortak borçlanma öngörülmese de, mevcut toparlanma borcunun geri ödemesinin nasıl finanse edileceği konusunda sert tartışmalar bekleniyor. Hollanda ve Almanya gibi mali disiplin yanlısı kuzey ülkeleri, bunun başka harcama kalemlerinde kesinti anlamına gelmesi pahasına da olsa sıkı geri ödeme takvimlerini savunuyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de perşembe günü ülkesinin bu konudaki itirazını yineledi. Buna karşın Almanya Merkez Bankası, ortak borçlanmanın fayda ve risklerine ilişkin daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor.
Fransa ve Yunanistan başta olmak üzere güney ülkeleri ise pandemi döneminde biriken borçların çevrilmesini savunuyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, erken geri ödeme çağrılarını “saçma” olarak nitelendirirken, Paris yönetimi Avrupa çapında güvenli varlık mekanizmasını destekliyor.
Plana destek veren Avrupalı bir yetkili, İspanya’daki tartışmanın aslında Madrid’den çok, güney ülkelerinin bütçe görüşmeleri öncesinde sunduğu önerilere karşı kullanıldığını savundu.
Diplomat, “Bu tartışmanın, borcun çevrilmesi önerisini engellemek için kullanılmasına şaşırmam,” dedi.
Avrupa liderleri, gelecek ay Brüksel’de düzenlenecek zirvede çok yıllı mali çerçeve bütçesini ele alacak.
haber içerik kaynak:
https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/16/ispanyada-ab-fon-krizi-avrupada-kuzey-guney-gerilimi-yeniden-gundemde
İlginizi Çekebilir
İrlanda’nın AB dönem başkanlığı başladı: Gündemdeki beş kritik başlık
İrlanda, Avrupa Birliği (AB) Konseyi’nin altı aylık dönem başkanlığını resmen başlattı. Birliğe katılım sürecinden bütçe müzakerelerine kadar, İrlanda’nın önündeki en acil beş kritik başlık masada.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, dünya genelinde idam cezalarının artışına tepki gösterdi
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, 9. Dünya Ölüm Cezasına Karşı Kongre’de yaptığı konuşmada, 'İdam cezası hiçbir toplumu daha güvenli hale getirmedi,' ifadelerini kullandı.
Almanya'da boş ofisler konuta dönüşecek
Almanya'da yaşanan konut sorununa bir nebze çözüm olması amacıyla "Ticariden Konuta" isimli bir destek programı başlıyor. Program kapısında boş duran ofislerin en az 10 bin konuta dönüştürülmesi planlanıyor.
Erdoğan: “Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Biz çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadroyuz. Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim; kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz” dedi.
Zaharova: NATO akılcılığının geri kalanını da kaybediyor
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova, NATO’nun Ukrayna'dan azami fayda sağlama arayışında akılcılığının geri kalanını da kaybettiğini belirtti.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic: Birkaç hafta içinde istifa edeceğim
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Belgrad’daki kitlesel mitingde birkaç hafta içinde istifa edeceğini ve ülkenin seçime gideceğini açıkladı. Vucic,, Sırbistan’ın Rusya ve Çin’le ilişkilerini sürdüreceğini, aynı zamanda AB yolundaki yükümlülüklerini de yerine getireceklerini söyledi.