© Haberanaliz.net 2005

İsviçre'de nüfusu 10 milyon ile sınırlandırma referandumu

İsviçre'de sağ popülist SVP'nin girişimi ile Pazar günü nüfusun 10 milyon ile sınırlandırılmasını öngören tasarı halk oylamasına sunulacak. Anketler, hayır oyu kullanacak olanların az farkla önde olduğunu gösteriyor.

İsviçre'de Pazar günü, sağ popülist İsviçre Halk Partisi'nin (SVP), ülke nüfusunun 10 milyon kişiyle sınırlandırmasını hedefleyen girişimi için referandum yapılacak. Ülkeyi ikiye bölen konu ile ilgili anketlerde, tasarıya karşı çıkanların az farkla önde olduğu bildiriliyor.

Girişimin destekçileri, 9,1 milyon nüfuslu İsviçre'nin "kitlesel göç" yükü altında çöktüğünü iddia ediyor. Hükümet ve diğer partilerin çoğu ise nüfus üst sınırının çok kötü sonuçları olacağını savunuyor.

"10 milyonluk İsviçre istemiyoruz!" başlıklı SVP girişimi, göçe ve Avrupa Birliği'ne (AB) yakınlaşmaya karşıtlığıyla biliniyor. İsviçre'ye göçün "aşırı derecede yüksek" olduğunu savunan SVP, ülkedeki "konut sıkıntısının, artan kiraların, doğanın betonlaşmasının, yoğun trafiğin ve kalabalık trenlerin, artan suç oranlarının, sağlık sisteminin zorlanmasının ve düşen eğitim kalitesinin" göç nedeniyle yaşandığını öne sürüyor. 

Referandumun girişimcileri bu nedenle "göçü makul bir düzeyde sınırlamayı" ve nüfusun 2050 yılına kadar 10 milyonu geçmemesini sağlamayı amaçlıyor. Resmi istatistikler, İsviçre nüfusunun 2055 yılında yaklaşık 10,5 milyon kişi olacağını öngörüyor.

SVP serbest dolaşım hakkının da feshedilmesini talep ediyor
SVP'lilere göre nüfus 2050'den önce 9,5 milyon eşiğini aşarsa hükümet duruma müdahale ederek daha az mülteci kabul etmeli ve aile birleşimini sınırlamalı. Buna rağmen nüfusun 2050'den önce 10 milyonu aşması durumunda ise devletin iki yıl içinde AB ile kişilerin serbest dolaşımına ilişkin anlaşmayı feshetmesi talep ediliyor.

Ancak bu İsviçre'de partilerin çoğu için bir tür kırmızı çizgi, zira SVP'nin talep ettiği serbst dolaşım anlaşmasının feshi, İsviçre'ye Avrupa iç pazarına geniş erişim sağlayan, 1999 ve 2004'te Brüksel ile imzalanan iki anlaşmanın geçersiz hale geleceği anlamına geliyor. Hükümet bu sebepten dolayı, "İsviçre'nin Schengen ve Dublin AB anlaşmalarına katılımı da sorgulanacak ve güvenlik ve iltica alanlarındaki yakın iş birliği tehlikeye girecek" uyarısında bulunarak İsviçrelilere Pazar günü hayır oyu kullanma çağrısında bulundu.
İsviçre Yeşiller partisi girişimi "yabancı düşmanı" olarak nitelendirirken Sosyal Demokratlar "kaos inisiyatifi" tanımını kullanıyor. Merkez partiler ise SVP'nin önerilerinin "yüzeysel çözümler" olduğunu ifade ediyor.

Liberal Özgürlükçü Parti (FDP) Genel Başkan Yardımcısı Cyril Aellen, "Bazılarının kişilerin serbest dolaşımının sona ermesini mucizevi çözüm olarak görmesini anlayabiliyorum. Ancak Avrupa ile tüm anlaşmaları feshetmek bana göre tamamen ters etki yaratacaktır" diyor. Aellen ayrıca SVP'nin "nüfusu azaltmanın çok somut olumsuz sonuçlarını hafife aldığını" dile getirerek yabancıların İsviçre'de sosyal sistemin finansmanına da katkı sağladığını vurguluyor.

Kantonlar arasında göçe bakışta farklılık
İsviçre'nin Almanca konuşulan kantonları genellikle göç kısıtlamalarını daha fazla desteklerken, Fransızca konuşulan batı bölgeleri AB anlaşmalarına nispeten daha olumlu bakıyor. SVP'nin taleplerinin referandumda kabul edilmesi için girişimin hem ulusal düzeyde yüzde 50'den fazla oy alması hem de kantonların yarısından fazlasının onayını alması gerekiyor.

Cenevre Üniversitesi'nin yaptığı güncel bir çalışmaya göre, girişimin hedeflediği gibi çalışma çağındaki nüfusta olası bir azalma, İsviçreli işgücü eksikliği nedeniyle olumsuz ekonomik sonuçlar doğurur. 2024 sonu itibarıyla yabancılar İsviçre nüfusunun yüzde 27,4'ünü oluşturuyor. 330 bin Alman'ın yaşadığı ülkede yabancıların çoğunu İtalyanlar oluşturuyor.

2002'de serbest dolaşımının yürürlüğe girmesinden bu yana ülke nüfusu ağırlıklı olarak göçle yaklaşık 1,7 milyon arttı. Bazı sektörler yabancı işgücüne büyük ölçüde bağımlı durumda. Örneğin otel ve konaklama sektöründe çalışanların yüzde 46'sı, inşaat sektöründe istihdam edilenlerin yüzde 34'ü yabancılarda oluşuyor. Başka bir ülkede yaşayıp İsviçre'ye günübirlik çalışmaya gelenler bu istatistikte yer almıyor.

SVP daha önce 2009 ve 2021'de minareleri ve burkaları yasaklayan girişimleri ile manşetlere çıkmıştı. 2014'te İsviçreliler, SVP'nin özellikle Avrupalı göçmenlere yeniden kota getirilmesini öngören girişimi onaylamıştı. Ancak SVP, hükümetin bunu tam olarak uygulamadığını iddia ediyor.

AFP / ET,JD

HABER İÇERİK KAYNAK:

https://www.dw.com/tr/i%CC%87svi%C3%A7rede-n%C3%BCfusu-10-milyon-ile-s%C4%B1n%C4%B1rland%C4%B1rma-referandumu/a-77477619

İlginizi Çekebilir

Ali Bozan: Dedeoğulları Katliamının hafızasına dozer vuruyorlar

DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, Dedeoğulları Katliamı’nın yaşandığı ev hakkında alınan yıkım kararına tepki gösterdi. Bozan, “Adaleti sağlamayanlar şimdi de hafızayı yok etmek istiyor. Bir katliamın izleri dozerlerle silinemez” dedi.

ÖZEL VE AĞBABA HAKKINDA FEZLEKE DÜZENLENDİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel ve Veli Ağbaba hakkında "Zincirleme şekilde rüşvet alma" suçundan fezleke hazırlayarak Adalet Bakanlığı’na gönderdi.

CELAL ADAN DUYURDU ÇERÇEVE YASAYA İMZA ATILDI

21-24-25 -26-27 ve 28. DÖNEM MHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ, TBMM BAŞKANVEKİLİ DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN YAPTIĞI PAYLAŞIM İLE DUYURDU: ÇERÇEVE YASA İÇİN LİDERİMİZ ÖNDERLİĞİNDE İMZALARI ATTIK

84 hakim ve savcı meslekten çıkarıldı. Bakan Gürlek: HSK 2. Dairesi bu yıl 525 hakim-savcı hakkında karar aldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2. Dairesi tarafından 2026 yılında 525 hakim ve cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alındığını, bunlardan 333'üne disiplin cezası uygulandığını açıkladı.

Silifke Belediye Meclisinde Basına ve Vatandaşa “Kapalı Oturum”

Silifke Belediye Meclisinin 160 milyon liralık borçlanma ve festival harcamalarının doğrudan teminle yapılması maddelerini de görüşmek üzere toplandığı oturumda, basının görüntü almasının engellenmesi ve kapalı oturum kararı alınması Cumhur İttifakı üyelerinin meclisi terk etmesiyle sonuçlandı.

ERDOĞAN: "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Programı’nda yaptığı konuşmada, İstanbul'un en önemli sorunlarından birinin kentsel dönüşüm meselesi olduğunu belirterek “İstanbul çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehrimizdir. İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur” dedi.

TÜM HABERLER