© Haberanaliz.net 2005

ÖMER SEZER: MERSİN ŞEHİR HASTANESİ KAFETERYALARI VATANDAŞI CEBİNDEN AMELİYAT EDİYOR!

MERSİN'İN ERDEMLİ İLÇESİNDE YAŞAYAN VE BİR EĞİTİMCİ AYNI ZAMANDA ESKİ BİR BELEDİYE BAŞKANI OLAN ÖMER SEZER BAKIN KENDİ SOSYAL MEDYA HESABINDA HERKESE AÇIK ŞEKİLDE NASIL SESLENDİ:

MERSİN ŞEHİR HASTANESİ KAFETERYALARI VATANDAŞI CEBİNDEN AMELİYAT EDİYOR!

CÜZDANINIZ ANINDA YOĞUN BAKIMLIK OLUYOR!!!

Ömer SEZER'in kaleminden...

(Büyük Erdemli Ailesi'nin Sesi)

Bir insan hastaneye neden gider?

Keyif yapmak için mi?

Vakit geçirmek için mi?

Alışveriş yapmak, kahve keyfi sürmek, vitrin gezmek için mi?

Elbette hayır!

İnsan hastaneye mecbur kaldığı için gider.

Canı yandığı için gider.

Annesi yoğun bakımda olduğu için gider.

Evladının ameliyat kapısında sabahladığı için gider.

Doktorun ağzından çıkacak iki kelimeye umut bağladığı için gider.

Ama bugün gelinen noktada görüyoruz ki bazıları için hastaneler artık sağlık yuvası değil, adeta garantili kazanç kapısına dönüşmüş durumda!

Özellikle Mersin Şehir Hastanesi içerisindeki kantin ve kafeterya fiyatları, artık “pahalılık” sınırını aşmış; vicdanları yaralayan bir fırsatçılık düzenine dönüşmüştür.

Bir bardak çay…

Bir şişe su…

Bir tost…

Bir çorba…

Normal şartlarda herkesin rahatlıkla ulaşabileceği bu temel ihtiyaçlar, hastane kapısından içeri girildiği anda adeta lüks tüketim ürününe dönüşüyor.

Ve en acı tarafı şu:

Oradaki insanların alternatif şansı yok!

Çünkü hastane koridorunda bekleyen insan müşteri değildir.

O insan çaresizdir!

Mecburdur!

Yorgundur!

Korkuyordur!

Yoğun bakım önünde üç gündür sandalye üzerinde uyuyan bir babanın, cebindeki son parayla çay hesabı yapması normal olabilir mi?

Kanser tedavisi gören yakınının başından ayrılamayan bir annenin, “Bugün yemek yersem dönüş yoluna param kalır mı?” kaygısı yaşaması hangi vicdana sığar?

Burada mesele sadece fiyat değildir.

Burada mesele insanlık meselesidir!

Çünkü serbest piyasa dediğiniz şeyin bir ahlakı olmak zorundadır. Hele ki söz konusu yer bir hastaneyse…

Bir AVM’de pahalı kahve satarsınız, isteyen alır isteyen almaz.

Ama hastanede insanlar mecburdur.

Mecburiyetin olduğu yerde fırsatçılık başlar.

Bugün vatandaşın isyan ettiği şey tam olarak budur!

Şehir hastaneleri bu millete “modern sağlık hizmeti” vaadiyle yapıldı. Devasa binalar, ileri teknoloji cihazlar, gösterişli koridorlar elbette önemlidir. Ama vatandaş içeride bir bardak çayı hesaplamak zorunda kalıyorsa, o ihtişamın hiçbir anlamı kalmaz.

Çünkü sağlık sistemi sadece MR cihazından ibaret değildir.

Sağlık sistemi aynı zamanda vicdandır!

Merhamettir!

Sosyal adalettir!

Buradan açık çağrıda bulunuyorum:

Başta Ticaret Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlar şehir hastanelerindeki kantin ve kafeterya fiyatlarını acilen mercek altına almalıdır.

Denetimler sadece hijyen kontrolünden ibaret olmamalıdır.

Vatandaşın mecburiyetini sömüren fahiş fiyat politikaları da ciddi yaptırımlarla karşılaşmalıdır.

Ayrıca hastane yönetimleri de artık bu meseleye “işletmenin tasarrufu” diyerek sırtını dönmemelidir.

Ne yapılabilir?

Belediyelerle ortak uygun fiyatlı halk büfeleri kurulabilir.

Temel ihtiyaç ürünlerinde tavan fiyat uygulanabilir.

Çay, su ve çorba gibi temel ürünler sembolik ücretlerle sunulabilir.

Dar gelirli refakatçiler için sosyal destek noktaları oluşturulabilir.

Çünkü unutulmamalıdır:

Bir hastanenin gerçek büyüklüğü, binasının yüksekliğiyle değil;

koridorlarında bekleyen garibanın yükünü ne kadar hafiflettiğiyle ölçülür.

Bugün vatandaş sadece hastalığıyla mücadele etmiyor…

Aynı zamanda hastane içindeki insafsız fiyatlarla da mücadele ediyor! Ve artık yetkililer, bu sessiz çığlığı duymak zorundadırlar

İlginizi Çekebilir

Birçok ülkede grip sezonu erken başladı: Uzmanlar 'Aşı için geç değil' diyor

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), 2026-2027 grip sezonunun beklenenden erken başladığını ve influenza vakalarının normalden daha erken artış gösterdiğini bildirdi. Uzmanlar, grip aşısı yaptırmak için henüz geç olmadığını vurguluyor.

Kellik hapında umut verici sonuçlar: Altı ayda saç sayısını artırdı

ABD merkezli ilaç şirketi Veradermics, erkek tipi saç dökülmesine karşı geliştirdiği ağızdan alınan ilacın 3. faz klinik araştırmasında olumlu sonuçlar elde ettiğini açıkladı. Şirket, tedavinin ciddi bir yan etkiye yol açmadığını bildirirken, ilaç henüz düzenleyici kurumlardan onay almadı. ABD'li biyoteknoloji şirketi Veradermics, erkek tipi saç dökülmesini tedavi etmek amacıyla geliştirdiği VDPHL01 adlı hapın ileri aşama klinik araştırmasında başarılı sonuçlar elde edildiğini duyurdu.

Resmi Gazete'de yayımlandı. Hastanelerde yeni dönem başlıyor

Birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında hastalar, tıbbi müdahalelerde e-Nabız ya da SMS üzerinden bilgilendirilmiş rıza formuna onay verebilecek. Resmi Gazete 'de “Bilgilendirilmiş Rızanın Elektronik Ortamda Alınması Hakkında Yönetmelik” yürürlüğe girdi.

Biyolojik silahlar: Hastalıklar nasıl silaha dönüştürülüyor?

Hannah Fuchs - Biyolojik silahlar yasak olmasına rağmen tehdit olmayı sürdürüyor. Yapay zeka ve biyoteknolojideki ilerlemeler, bu silahlara ilişkin riskleri artırıyor.

İlk kez insana bulaşan Shamonda virüsü can aldı

Fransa'da bir kişinin Shamonda virüsü nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı. İlk kez bir insanda görülen virüs sivrisinekler tarafından hayvanlara taşınıyor.

8 soruda yasadışı yumurta satışı: Yöntem riskli mi, mavi gözlü bebek siparişi mümkün mü?

Türk vatandaşı kadınların maddi kazanç karşılığında yumurta satışı yapmak üzere yurtdışına yönlendirildiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında 811 1 kez yumurta satışı yapıldığı belirlendi. Konuyla ilgili merak edilen hususları 8 soruda derledik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı "yasa dışı üreme hücresi ticareti"ne ilişkin soruşturma kapsamında bu sabah 14 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi ve 36 şüpheli gözaltına alındı.

TÜM HABERLER