© Haberanaliz.net 2005

Tarımda sistem adaletsiz

Yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları iddiasıyla 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticileri hakkında gözaltı kararı verildi. Çiftçi-Sen Başkanı Ali Bülent Erdem ve tarım ekonomisi uzmanı Prof. Tayfun Özkaya ise sorunun yalnızca piyasa manipülasyonundan ibaret olmadığını, mevcut tarım ve gıda tedarik sisteminin üretici ve tüketiciyi güçlü alıcılar karşısında savunmasız bıraktığını belirtti.

Yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları iddia edilen 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında dün gözaltı kararı verildi. Türkiye’de hız kesmeyen yüksek gıda enflasyonu, son yıllarda tarlayla çarşı pazar arasındaki fiyat makasını en tartışmalı konu haline getirmişken bu soruşturma da mevcut gıda üretim ve tedarik sitemindeki yapısal sorunun göstergesi oldu.

Üretici kesimi ve uzmanlar, tarıma ve gıda tedarikine ilişkin politika ve yöntemlerin değişmemesi halinde çiftçinin de tüketicinin de her zaman suiistimale açık olduğunu vurguladı.

SAHTE ÜRETİCİ MAKBUZU 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakan Akın Gürlek’in dün yaptığı açıklamaya göre tarladan markete fiyat yolculuğunun mercek altına alındığı soruşturma kapsamında Hal Kayıt Sistemi ve Çiftçi Kayıt Sistemi verileri temin edilerek kapsamlı rapor hazırlandı.

1.029 çiftçinin beyanı alınarak ürünlerin üreticiden hangi bedelle çıktığı ve tedarikçilere hangi şartlarda ulaştığı incelendi.

Hallerin büyük tedarikçileri konumundaki bazı firmaların piyasadaki hâkimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri, sahte müstahsil makbuzları düzenleyerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturdukları, böylece piyasada fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları sonucuna ulaşıldı.

Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, konuya ilişkin sorularımıza yargı süreci söz konusu olduğu gerekçesiyle yanıt vermezken Çiftçi-Sen Başkanı Ali Bülent Erdem ve tarım ekonomisi uzmanı Prof. Tayfun Özkaya’ya göre ise sorunun çözümü polisiye önlemler değil çünkü zaten neoliberal politikalarla oturtulan sistemin kendisi, tüccarlara ve şirketlere “fiyat dikte etme” gücünü veriyor.

PİYASA GÜÇLÜYE ÇALIŞIYOR 

Mahsülün sofraya ulaşmasında tarlanın peşine eklenen tacir, komisyoncu, sevkiyatçı, hal, halin komisyoncusu gibi her bir halka ve bu ticari operasyonun maliyetleri, ürün fiyatlarının yeniden belirlenmesi anlamına geliyor. Ancak Erdem, eklenenin sadece maliyet kalemleri olmadığının altını çizdi, “Üretici ürettiği yerde pazara ulaşamıyor, pazarlama gücünü kaybediyorsa sisteme her zaman yolsuzluklar ekleniyor. Çiftçi de tüketici de tüccara av oluyor” dedi.

Temel sorunun “tarımın şirketleşmesi” olduğunu savunan Erdem, bu düzende üreticilerin, kendi tarlalarında karar veremeden tamamen şirketlerin işçisi gibi çalışmak ile tüccarların eline kalmak arasında tercih yapmak zorunda olduğunu söyledi ve ekledi: “Yurttaşın adil fiyatla gıdaya erişimi için önce üretim sürecinde bu kadar fazla girdi kullanılmayan bir sistem kurulması gerekiyor. Bunun için de üreticilerin desteklenmesi gerekiyor. Bugün üreticinin pazarlara erişimi engellenmiş, yerel pazarlar kapatılmış durumda. Alıcı kurumlar var ama onların da fiyatları baskılanıyor. Kırkent bağının bu kadar koparıldığı, devletin çekildiği bir ortamda bu sorunlar ne yeni ne de istisna.”

 

Prof. Özkaya da aslında her zaman tüccarların, şirketlerin ve perakendecilerin örgütlü şekilde alım fiyatını baskılarken büyük marj elde ettiklerini savundu, “Yani iddia edildiği gibi ortada bir serbest piyasa yok. Yasalar da buna hizmet ederken operasyonun anlamı yok” dedi. Var olan destekleme sisteminin bile güçlü alıcılar lehine çalıştığını belirten Özkaya, tüketicinin makul fiyatlarla ürün tüketebilmesi isteniyorsa tüketici kooperatiflerinin, gıda gruplarının, ekolojik köylü pazarlarının desteklenmesi ve pazarlamada güçlü bir pay elde etmelerinin sağlanması gerektiğini vurguladı

haber içerik kaynak:

https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/fahis-fiyat-operasyonunda-sebze-meyve-dagiticisi-41-firmanin-yoneticisine-gozalti-karari-tarimda-sistem-adaletsiz-2537935

İlginizi Çekebilir

İSTANBUL BAŞSAVCILIĞI AÇIKLADI: İSTANBUL- ANTALYA - MERSİN - ANKARA - İZMİR'DE EŞ ZAMANLI GÖZALTILAR VAR

İSTANBUL BAŞSAVCILIĞI AÇIKLADI: İSTANBUL- ANTALYA - MERSİN - ANKARA - İZMİR'DE EŞ ZAMANLI GÖZALTILAR VAR

22 ilde fahiş fiyat operasyonu: 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, fiyat manipülasyoncularına yönelik operasyonlarda 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurdu.

Araç sahipleri dikkat!

Zorunlu trafik sigortasında eylül ayı primlerine yaklaşık yüzde 2 zam geldi. İstanbul'da en riskli otomobil sürücüsünün primi 58 bin 214 liraya, ticari taksilerde 172 bin 447 liraya yükselirken, 31 ve üzeri koltuklu otobüslerde tutar 423 bin 661 liraya kadar çıktı.

BU GSB DE NELER OLUYOR BÖYLE?

İHALEYİ YAPARLAR, EKAPTAN NUMARA ALIP, İHALEYİ EKAPTA YAYINLAMAZLAR. OLAYI ORTAYA ÇIKARAN HABERİ YAPARIZ, KİMSENİN UMURUNDA OLMAZ. ARDINDAN BİZİM HABERDEN SONRA İLGİLİ KURUM SONUÇ İLANINI YAYINLAR ONU DA YAYINLARIZ. SORULAR SORARIZ, İLGİLİ VE YETKİLİSİ O YERLİ BİLE OLMAZ. BÜYTÜLMAL DEDİĞİMİZ, DEVLETİN KASASI OLAN ŞEHİTLERİMİZİN VE TÜYÜ BİTMEDİK YETİMLERİMİZİN HAKKININ OLDUĞU KASAYI KORUMAK BU MU?

SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR -2-

Her yıl Sayıştay raporlarını belirli bir süre içinde yayınlar iken, bir kısım Belediyelerin raporlarını bir türlü yayınlamıyor. Acaba neden? Haber sitemiz bu soruyu 5 Mayıs 2026 günü de sormuş idi. Ses seda çıkmadı. Aradan aylar geçti. Şimdi Eylül ayındayız. 2024 yılının belediler ve onlara bağlı kuruluşların denetim raporlarının şu ana kadar çoktan sayıştay sitesine konmuş olması lazım idi. Ama Halen yok. Bu ayrıcalık neden? İlgili ve yetkililer bizim yayınları okumuyor mu?

Gıdalarda domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler yasaklandı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıdalarda kullanılan aroma vericilere ilişkin kuralları baştan düzenledi. Resmî Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle domuz ve böcek kaynaklı aroma vericilerin, aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenlerinin ve bunların üretiminde kullanılan kaynak materyallerin gıdalarda kullanılması yasaklandı. Düzenlemeyle ayrıca “doğal aroma” ifadesinin kullanımına yüzde 95 kaynak şartı getirilirken bazı aroma maddeleri için 31 Aralık 2026 tarihi kritik eşik olarak belirlendi.

TÜM HABERLER